Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
03 Şubat, 2023 14:41 tarihinde yayınlandı
0

Hırsızlar Engelli Rampasını Çaldı

Karabük’te kimliği belirsiz hırsızlar, engelli öğrencilerin ulaşımını yapan servis aracından, muayene için sökülen engelli rampasını çaldı. Polis yaşanan hırsızlık olayı ile ilgili çalışma başlattı.

Karabük Adliyesinin önünde bulunan ve geçici olarak servis araçlarının çekildiği alanda meydana gelen hırsızlık olayında, engelli rampası çalındı.
Araç muayenesi için yerinden sökülen engelli rampasını muayene sonrası yerine takmak istediklerini söyleyen servis şoförü Rıfat Ereyizloğlu, “3 tane tekerlekli sandalyedeki engelli öğrencileri bindiriyorduk. Aracın muayenesi için sökmüştük ve dünde takamamıştık çalınmaz diye. Sonra bugün takmak için geldiğimizde baktık rampa yok çalınmış. Kulübenin kilidini de kırmışlar. 2 kişinin kaldırabileceği bir malzeme değil ve ağırdır. Muhakkak kamyonet ile 3-4 kişi gelip almıştır, iki kişi ile kaldırılması güç” dedi.
Muzaffer Yılmaz ise servis aracında engelli öğrencilerin tekerlekli sandalye ile binmeleri için engelli rampasının sökük vaziyette olduğundan çalındığını söyleyerek, “Pazartesi okullar da açılıyor. Hem öğrencilerimiz hem de biz mağdur olduk. Bu malzemeyi şehir dışında özel olarak yaptırmıştık. Öğrencilerimiz tekerlekli sandalye ile biniyordu. 3-5 kuruş para alacam diye vatandaş çalmış” dedi.
Öte yandan, hırsızlar, servis araçlarının bakımları için bulunan kulübenin de kilidini patlatarak işlerine yarayan bir şey bulamayınca kulübenin dışında bulunan engelli rampasını alarak ortadan kayboldukları tespit edilirken, polis olayla ilgili inceleme başlattı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin