Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
03 Ocak, 2024 20:36 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Hippoterapi Türkiye İcra Kurulu Karadeniz toplantısı Kastamonu’da yapıldı

Kastamonu Üniversitesi’nde düzenlenen at destekli terapi olarak bilinen hippoterapinin öneminin ele alındığı toplantıda, şu ana kadar 600’den fazla özel ihtiyaçlı çocuğun hippoterapiden faydalandığı belirtildi.
At destekli terapi olarak bilinen ‘hippoterapi’nin Sağlık Bakanlığı tarafından ‘tamamlayıcı tedaviler’ arasına alınması ve yasal bir altyapıya kavuşması için çalışmalar yapan Hippoterapi Türkiye İcra Kurulu, güç birliği oluşturmak için bölgelerde toplantılar düzenliyor. Bu çerçevede Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde düzenlenen Hippoterapi Türkiye Karadeniz Bölge Toplantısı’nda, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından ‘Sağlığa Erişim’ başlığı altında kabul edilen ‘Hippoterapi Türkiye Projesi’nin önemi ve hedefleri anlatıldı.
Türkiye’de at destekli terapi ağının oluşturulması, atçılık profesyonelleri ile sağlık alanında çalışan hekim, terapist, veteriner hekim gibi uzmanlar, üniversite, kamu kurum ve kuruluşları, spor kulüpleri, sivil toplum örgütleri, rehabilitasyon merkezleri gibi tüzel kişilikleri bir araya getirmek ve Sağlık Bakanlığı tarafından tamamlayıcı tedaviler arasına alınması için başlatılan çalışmaların desteklenmesi amacıyla yapılan toplantılarda, disiplinlerarası bilimsel altyapı ile at destekli terapi uygulama potansiyeli olan 7 coğrafi bölgedeki kentlerde bilgilendirme toplantıları düzenleyen Hippoterapi Türkiye, Kastamonu’da da konunun tarafı kurumlarla bir araya geldi.
Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleştirilen toplantıda serebral palsi, otizm spektrum bozukluğu, down sendromu, multiple skleroz, denge ve hareket bozuklukları, dil ve konuşma bozuklukları, nöropsikolojik bozukluklar, post travmatik bozukluklar, davranış bozuklukları, anksiyete, depresyon ve bağımlılık gibi durumların yol açtığı önemli fiziksel, bilmekle alakalı, duygusal ve sosyal sorunların ilaç-dışı tedavisinde hippoterapinin hangi destekleri sağladığı ve bilimsel temellere dayanarak nasıl uygulanması gerektiği anlatıldı.
Proje yürütücüsü Ankara Üniversitesi Dr. Öğretim Üyesi Cafer Yıldırım, proje hakkında bilgi vererek, projenin tanıtımını içerir kısa film izletti. 7 bölge ve 30 şehirde Hippoterapi Türkiye’ye dahil olan kurumların bulunduğunu söyleyen Yıldırım, “Hippoterapi, sağlık profesyonelleri tarafından uygulanan, danışanın nöromotor, duyusal, bilmekle alakalı ve psikososyal fonksiyonlarını geliştirmeyi amaçlayan, atın sürece dahil edildiği bir terapi stratejisidir. Hippoterapi bir tamamlayıcı terapi stratejisidir ve danışanın tedavi planına entegre edilerek uygulanır” dedi.
Hippoterapide kullanılan atların önemli olduğunu belirten Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi At Antrenörlüğü Programı Öğretim Görevlisi Ali Ekber Ün de, “Terapide kullanılan atların bazı özellikleri olması gerekiyor. Sakin, uysal, soğukkanlı ırktan atlar bu uygulamalarda kullanılmalı. Hippoterapide özel tedaviye ihtiyaç duyan çocuklar ata bindiği için atların korkmadan heyecanlanmadan, telaşlanmadan terapi seansını geçirmek zorunda. Örnek olarak, Arap atları gibi hız ve süratiyle bilinen ırklar uygun olmadığından terapide tercih edilecek en son ırklardır. Terapide kullanılan atlar ise sakin yürüyüşlü olmak zorundadır. Hippoterapi Türkiye Projesi çerçevesinde bölge toplantıları yapıyoruz. Atlıspor kulüpleri, çiftlikler, kurumların yanı sıra hippoterapi merkezlerini yasal çerçevede bilgilendiriyoruz. Henüz yasal mevzuat oluşmadığı için bazı çiftliklerde terapi adı altında yanlış ve eksik uygulamalar yapılmakta. Hippoterapi Türkiye olarak bunun eğitimli ekip işi olduğunu, sağlık profesyonelleri gözetiminde yapılması gerektiğini bildiriyoruz. At antrenörü sadece at eğitiminden sorumlu olduğu için terapistler ve hekim uygulama anında orada olmak zorunda. Ailelerin yetkili sağlık profesyonelleri olmadan engelli yakınlarına hippoterapi yaptırmamalarını istiyoruz” diye konuştu.
Öte yandan, Hippoterapi Türkiye Projesi’nde şu ana kadar 152 kurum ve kuruluşla görüşme yapıldığı ve 3 klinik çalışma, 20 çocuk, 14 Kovid-19 nöbeti tutan sağlık çalışanıyla terapi çalışması gerçekleştirildiği belirtildi. Proje sonrası 14 akademik yayın yayınlanırken, terapi öncesi çeşitli amaçlar ile merkezden 600’den fazla özel ihtiyaçlı çocuk faydalandığı ifade edildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
31 Ocak, 2026 20:22 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün tamamlandı

Bu yıl Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda düzenlenen SNX Türkiye Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası’nda ilk gün sıralama yarışlarıyla tamamlandı.
Uluslararası organizasyonun ilk gününde, Rize’nin Güneysu ilçesine bağlı Handüzü Yaylası’nda gerçekleştirilen yarışlar büyük ilgi gördü. Sporcuların zorlu doğa koşullarında sergilediği performanslar izleyenlerden alkış alırken, Handüzü Yaylası’nda görsel şölen oluşturdu. Etkinlik alanını dolduran vatandaşlar, Dünya Kar Motosikleti Şampiyonası heyecanını yakından takip etme fırsatı buldu. Organizasyonun ilk etabında kadınlar ve erkekler kategorilerinde 650 metre uzunluğundaki pistte antrenman ve sıralama turları yapıldı. Karla kaplı zorlu parkurda gerçekleştirilen mücadelelerde ABD, Finlandiya, İsveç, Norveç, Çekya ve İtalya’nın da aralarında bulunduğu 8 ülkeden, 7 kadın ve 21 erkek sporcu, antrenmanların ardından sıralama turlarında piste çıktı.
Kadınlar kategorisinde iki ayrı sıralama etabı gerçekleştirilirken, erkekler kategorisinde ise iki grup halinde yapılan sıralama turlarının yanı sıra son şans turları da düzenlenerek ilk gün programı tamamlandı.

İhsan Selim Baydaş: "Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık"
Rize’nin kış sporları olarak tesisleşmeyle birlikte bu tip organizasyonlar için kalıcı kalıcı bir hal alacağını ve bu vizyon için çalışmaların sürdüğünü dile getiren Rize Valisi İhsan Selim Baydaş, "Arkamızda muhteşem Kaçkar Dağları var, karşımızda Karadeniz var. İki güzelliği aynı anda görüyoruz. Etkinliğimizi aylar süren bir çalışma neticesinde gerçekleştiriyoruz. Dünyanın bir çok yerinden gelen sporcularla muhteşem bir başlangıç yaptık. Her yer cıvıl cıvıl. Hemşehrilerimiz hem yayla keyfi çıkarıyor. Hem hava harika hem ortam harika. Bu organizasyonların devam edeceğini ancak bununla kalmayacağını, yavaş yavaş kış tesisleşmesinin, kış sporlarının kalıcı merkezi haline geleceğini de söylüyoruz. Bunlar bunun ilk adımları olacak" ifadelerini kullandı.

Ahmet Temurci: "Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih"
Gençlik ve Spor Bakanlığı Uluslararası Organizasyonlar ve Dış İlişkiler Genel Müdürü Ahmet Temurci ise Handüzü’nün rastgele seçilmediğinin altını çizerek, "Biz bakanlık olarak bu programa sadece bir turizm etkinliği olarak bakmıyoruz. Bakanlığımızın uzun vadede bir spor turizmi vizyonu var. Bu etkinlikte o vizyonun sahadaki en güçlü örneklerinden bir tanesi. Dünya Kar Motosikleti şampiyonası dünyanın en önde gelen organizasyonlarından bir tanesi. Handüzü’nün seçilmesi bir rastlantısal durum değil. Rize aslında bu organizasyona hazırlandı. Handüzü aslında federasyon tarafından bilinçli bir tercih. Burada ki kar kalitesi, zemin yapısı, güvenlik alanları birçok anlamda farklı unsurlar birlikte değerlendirildi. Ve burada organizasyonun yapılmasına karar verilmeden önce birçok defa teknik inceleme ve gezilerde bulunuldu. Bu incelemelerin sonucunda organizasyon için Handüzü yeterli bulunarak, buraya verildi" dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin