Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Eylül, 2023 04:24 tarihinde yayınlandı
0

“Hipertansiyon ve yüksek kolesterol Alzheimer riskini üç kat artırıyor””

Alzheimer hastalığının beyin hücrelerinde azalma, hücreler ortası kontakların bozulması ve birtakım ziyanlı metabolik atıkların birikmesi sonucunda oluştuğunu belirten Nöroloji Uzmanı Dr. Abdurrahman Akbaş, “Hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, sigara, alkol, şeker, yetersiz fizikî aktivite Alzheimer hastalığının oluşumunu üç kat artırır” dedi.

Liv Hospital Samsun Nöroloji Kliniği’nden Uzm. Dr. Abdurrahman Akbaş, 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü hasebiyle açıklamalarda bulundu. Günümüzde toplumdaki yaş ortalamasının artması sonucunda nüfus artışına paralel olarak nörolojik hastalıkların da giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Uzm. Dr. Akbaş, “Toplum sıhhatini tehdit eden yaygın hastalıklar için tedbirler almak ve bireyleri bu hastalıklara karşı bilgilendirmek kıymetlidir. Yaşla birlikte artan hastalıkların başında Alzheimer hastalığı gelmektedir. Alzheimer’ın erken tanınması ve erken tedavi imkanlarına erişimin artması gerekmektedir” diye konuştu.

“Yeni şeyler öğrenilmeli”

Hastalığın oluşumuna ve belirtilerine değinen Uzm. Dr. Akbaş, “Alzheimer beyin hücrelerinde azalma, hücreler ortası ilişkilerin bozulması ve birtakım ziyanlı metabolik atıkların birikmesi sonucunda oluşur. En erken belirti hafıza ile ilgili olan unutkanlık, kişilik ve davranış değişiklikleri, öğrenme ve plan yapmada zorluk, taraf bulmada zahmet, şüphecilik, uyku, yeme ve tuvalet alışkanlıklarında değişim, geç evrede yürüme zahmeti, yutma zahmeti ve kilo kaybıdır. Yaş ve genetik yatkınlık en büyük risk faktörleridir. Hipertansiyon, kolesterol yüksekliği, sigara, alkol, şeker, yetersiz fizikî aktivite hastalığın oluşumunu üç kat artırır. Risk faktörlerinin tedavi edilmesi, zerzevat ve meyve, balık tüketimini artırma, yağlı yiyeceklerden kaçınmak, yeni şeyler öğrenmeyi artırmak gerekir” diye konuştu.

“Psikolojik takviye önemli”

Psikolojik takviyenin değerini vurgulayan Uzm. Dr. Akbaş, “Hasta yakınlarını bilinçlendirme ve erken görüntüleme formülleri, hastalıkla gayrette kıymetlidir. Birden fazla durumda hastalar kadar yakınları da hastalıkların getirdikleri zorluklarla yıpranır, bu yüzden onlara ruhsal dayanak gerekir. Hala ülkemizde Alzheimer hastaları ve yakınlarının ömür tarzlarını artıracak donanımlı daha fazla merkeze muhtaçlık vardır” tabirlerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin