Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Ekim, 2018 13:48 tarihinde yayınlandı
0

Hindi ve Horoz ödüllü Motokros yarışları yapıldı

Eflani ilçesi Kadıköy Göletinde 28-30 Eylül tarihleri arasında Müzekent Motosiklet Kulübü tarafından doğa kampı organize edildi. Türkiye’nin her yerinden motor ve doğa severlere açık olan doğa kampında, üç gün boyunca çeşitli etkinlikler ve yarışmalar düzenledi. Kampın ikinci gününde düzenlenen motokros yarışlarında motor severler yarışmanın ödülü olan hindiyi kazanmak için kıyasıya mücadele etti.

9 Yarışmacının katıldığı hard enduro turunun 4 etaplık yarışmasında bazı yarışmacılar kazalar atlatırken, bazıları da motorlarının arızalarından dolayı yarışı yarıda bırakmak zorunda kaldı. Yarışı birinci olarak tamamlayan ve daha önce Türkiye şampiyonlukları da bulunan Rafet Karakuş birincilik ödülü olan hindinin sahibi olurken, Mustafa Türkcan ikinci ve Serdar Şaşmaz ise üçüncü olarak horoz ve tavuk ödülünü almaya hak kazandı.
Eflani Belediye Başkanı İbrahim Ertuğrul, etkinliğin Safranbolu Müzekent Motosiklet Kulübü tarafından düzenlendiğini ve kendilerinden de alt yapı desteği verebilecekleri konusunda görüş aldıklarını belirterek, “Bizde her türlü desteği verebileceğimizi söyledik. Gördüğünüz gibi benimde beklemediğim bir organizasyon gerçekleşiyor. Ben öncelikle Müzekent Motosiklet Kulübüne böyle bir organizasyon gerçekleştirdikleri için teşekkür ediyorum. Ülkemizin çeşitli bölgelerinden gelen misafirlerimiz var. Onlar dün akşam burada konakladılar, son derece memnunlar. Biz böyle organizasyonların geleneksel hale gelmesini arzu ediyoruz” dedi.
“HİNDİLERİNİ YILBAŞINA KADAR BEKLESİNLER”
Eflani Kadıköy Göletinde 2018 yılı Müzekent dostluk ve doğa kampı yaptıklarını ifade eden Müzekent Motosiklet Kulübü Başkanı Celil Özdemir, “Bu çerçevede hard enduro ve soft enduro yarışmalarımız oldu. Bu yarışmada da Türkiye’nin önde gele yarışmacılarından Rafet Karakuş ağabeyimiz çift ödülle birinci oldu. Yine her zamanki gibi maşallahı var. Kampın ikinci günündeyiz, her şey çok güzel gidiyor. Belediyemiz sağ olsun her türlü desteği verdi. Yarışlarımız çok güzel geçti. 4 etaptan oluşan minimum 3 dakikalık tur süresi oluşan bir etabı Rafet ağabeyimiz 9 dakika civarında derece ile bitirdi. Biraz da zor olanı gerçekleştirdi sağ olsun. Etkinliğin güzel geçmesine neden oldular ben kendilerine teşekkür ediyorum. Hindilerini de yılbaşına kadar beklesinler diyoruz” diye konuştu.
“BU ZAMANA KADAR ALDIĞIM EN İLGİNÇ KUPAYDI”
“Bu zamana kadar aldığım en ilginç kupaydı ve çok ilginç hediye oldu” diyen Rafet Karakuş, “Gerçekten doğa ile iç içeyiz burada. İnanılmaz güzel bir manzarası ve havası var. Güzel bir organizasyondu. İstanbul’dan çıktık geldik. Çünkü motosikleti seviyoruz. Motosikletle uğraşan insanları da seviyoruz. Buna destek amaçlı çıktık geldik buraya. Ben yaklaşık 5 yıldır yarışıyorum. 5-6 tane Türkiye Şampiyonluğum var. 2017’de Türkiye’nin en hızlısı oldum. Bu işe gönül verdik yıllardır yarışıyoruz. Gerçekten güzel bir spor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin