Tokat Üniversitesi Niksar Meslek Yüksekokulu’nda eğitim gören Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencilerine tabiat afetlerine karşı bilinçlendirme gezisi düzenlendi. Niksar’da heyelanın yıktığı köye giden öğrenciler derslerini afetin olduğu köyde işledi.
Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi Niksar Meslek Yüksekokulu’nda eğitim gören Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Programı öğrencileri ile danışmanları Öğr. Gör. Mustafa Yıldız ve Öğr. Gör. Gökhan El, 3 Şubat tarihinde Niksar ilçesine bağlı Günebakan köyünde meydana gelen heyelan olayının etkilerini ve sonuçlarını incelemek üzere köye ziyaret gerçekleştirdi. Öğrenciler, afet bölgelerinde gerçekleşen olayların etkilerini yerinde gözlemleyerek bu tür durumlarla başa çıkma ve önleme konusunda bilgi sahibi olmayı amaçladı. Heyelan bölgesinde yapılan gözlemler, öğrencilere afetlerin oluşturduğu potansiyel riskler hakkında somut bir perspektif kazandırdı. Köyde hazır bulunan Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) ekipleri, öğrencilere heyelanın genel değerlendirmesini yaparak bölgenin jeolojik yapısı hakkında detaylı bilgi verdi. Öğrenciler, doğal afetlerin oluşumu ve sonuçları konusunda AFAD ekiplerinden edindikleri bilgilerle daha fazla bilinçlenmiş oldu. Bu bilinçlendirme gezisi, öğrencilere pratik bir eğitim imkânı sunarken aynı zamanda toplumda afet farkındalığını artırmayı hedefledi. Niksar MYO öğrencileri, aldıkları bilgiler doğrultusunda gelecekte benzer afet durumlarında daha etkin bir şekilde müdahale edebilecek ve toplumu bilinçlendirme çalışmalarına katkı sağlayabilecek yetkinliklere sahip olacak.


Heyelanın olduğu bölgede afet dersi işlediler
Can Kuş’tan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı Seçimleriyle İlgili Açıklama
Safranbolu’da son günlerde kamuoyunun gündeminde yer alan Safranbolu Kültür ve Turizm Vakfı seçimleriyle ilgili tartışmalara ilişkin Can Kuş’tan açıklama geldi.
Kuş, vakıf yönetimine seçilme ve ardından istifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan iddiaların gerçeği yansıtmadığını belirtti.
Can Kuş, yaklaşık bir buçuk ay önce vakfın önemli isimlerinden Mustafa Şehirli ile Tarihi Çarşı’daki ofislerinde bir araya geldiklerini ifade ederek, görüşmede Safranbolu’nun kültürel geleceğine yönelik projelerin ele alındığını söyledi. Özellikle “Safranbolu’da Benim Hikâyem” projesi ile Safranbolu Lisesi eski mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun gündemde olduğunu belirten Kuş, yoğun çalışma temposuna rağmen bu projelere gönüllü destek vermekten memnuniyet duyacağını dile getirdiğini aktardı.
10 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçimli genel kurulda isminin yedek listeye yazıldığını sonradan öğrendiğini belirten Kuş, daha önce yaptığı görüşmelerde yoğun iş temposu nedeniyle aktif görev almak için zamana ihtiyaç duyduğunu ifade ettiğini söyledi. Buna rağmen yönetim kurulu seçiminde asil üyeliğe seçildiğini öğrendiğini kaydeden Kuş, mevcut yoğunluğu nedeniyle göreve gerekli zamanı ayıramayacağını düşünerek affını istediğini açıkladı.
İstifa süreciyle ilgili kamuoyunda ortaya atılan baskı iddialarına da açıklık getiren Can Kuş, dilekçesini, Safranbolu Lisesi mezunlarını bir araya getirecek çalışma grubunun başında bulunan Zafer Çamlıca ile yaptığı görüşmenin ardından, uygun zamanda iletilmek üzere teslim ettiğini söyledi.
Kuş, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Kamuoyunda iddia edildiği gibi, istifa dilekçemin zorla alındığına dair söylentiler kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Haberlerde adı geçen Vakıf Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar, Emekli Tümgeneral Zafer Çamlıca ve değerli arkadaşım Cemil Belder’in bu süreçte üzerimde en ufak bir baskısı olmamıştır.”
Safranbolu’nun kültürel mirasına katkı sunan isimlere teşekkür eden Kuş, özellikle Şefik Yılmaz Dizdar’ın vakfa kazandırdığı vizyonun önemine dikkat çekti. Ayrıca Cemil Belder’in büyük emekleriyle hayata geçirilen Kalealtı Eğitim ve Kent Tarihi Müzesi’nin Türkiye’nin önde gelen kent müzeleri arasında gösterildiğini vurguladı.
Açıklamasının sonunda Safranbolu’ya olan bağlılığını dile getiren Can Kuş, “Safranbolu sevdalısı babam Aytekin Kuş’un evladı olarak, bu şehre duyduğum sevgi bana bırakılmış en güçlü mirastır. ‘Safranbolu’ adının geçtiği her yerde ve her zaman gönüllülük esasıyla şehrimizin bir neferi olmaya devam edeceğim. Çünkü; Başka Safranbolu yok. İyi ki Safranbolu var” ifadelerini kullandı.

