Heyelan yaşanan köyün önemli bir bölümü taşınacak - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Şubat, 2024 00:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Heyelan yaşanan köyün önemli bir bölümü taşınacak

Tokat’ın Niksar ilçesi Günebakan köyünde etkili olan heyelan sonrası AFAD personeli tarafından yapılan zemin etüt çalışması sonuçlandı. Hazırlanan rapor sonrası köyün tamamı değil sadece afete maruz kalan kısımdaki 40 konut, 4 ahır, 2 samanlık ve bir cami taşınacak.

Tokat’ın Niksar ilçesine 25 kilometre uzaklıkta bulunan Günebakan köyünde meydana gelen toprak kayması sonucu Tokat İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ekipleri inceleme başlattı. Afet ve Acil Durum Yönetmeliği Başkanlığı personeli geçtiğimiz hafta afete maruz bölgeye gelerek dron ile köyün risk haritası çıkartıldı. Yapılan detaylı incelemeler sonucunda, köy genelinde herhangi bir oynama olmadığı tespit edildi. Ancak, toprak kaymasından etkilenen bölgelerde meydana gelen hasarlar belirlendi. 40 konut, 4 ahır, 2 samanlık ve bir caminin toprak kaymasından etkilendiği belirlendi. Yapılan tespitler doğrultusunda, afet etkili alan ilanı yapılarak gerekli tedbirlerin alınması sağlandı. Şu anda sadece toprak kaymasından etkilenen alanlar değerlendirilmekte olup, jeolojik çalışmalarla bu etkinin genişleyip genişlemediği üzerinde detaylı incelemeler devam ediyor. Yetkililer, afet sonrası sürecin yönetimi kapsamında hak sahipleriyle ilgili çalışmaların devam ettiğini belirtti. En kısa sürede, etkilenen vatandaşlar için daha uygun bir yerde yeni konut ve ahırların yapılacağı açıklandı.

Günebakan köyünün son durumu hakkında İhlas Haber Ajansı’na özel açıklama yapan Tokat Valisi Numan Hatipoğlu, “40 konut, 4 ahır, 2 samanlık ve bir de camimiz toprak kaymasından etkilendi. Tespitlerimizi yaptık. Bundan sonraki süreç içerisinde jeolojik çalışmalarla genişleyip genişlemediği üzerinde de çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Burada afet etkili alan ilanını gerçekleştirdik. Hak sahipliğiyle ilgili çalışmalarımız da devam ediyor. En kısa sürede vatandaşlarımıza daha uygun bir yerde yeni konut ve ahırlarını yapacağız. Şu an itibarıyla sadece toprak kaymasından etkilenen alanı değerlendiriyoruz” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
28 Nisan, 2026 09:59 tarihinde yayınlandı
0
0

ŞAMAR OĞLANI YUNANİSTAN’IN HAMİLİĞİNE SOYUNMUŞ !

Başlığı görünce kimden söz ettıliğimi anlamış olmalısınız. Hani şu karısından tokat yiyip dünyaya rezil olan sözde lider Emanuel Macron’dan söz ediyorum. Karısı Birigitte, Macron’un lisedeki edebiyat öğretmeni. Macron’dan tam 24 yaş büyük.
Yunanistan’ın hamiliğine soyunan bu artist kendisi bir hamiye ihtiyaç duymuş olmalı ki, anası yaşında bir kadınla evlenmiş. Neyse, özel hayatıdır bizi ilgilendirmez! Bizi ilgilendiren yanı Güney Kıbrıs ve Yunanistan’daki faaliyetleri.

“WE WILL BE HERE”

Emmanuel Macron, Atina’da Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ile katıldığı açık oturumda, “Türkiye tehdit ederse ne yaparsınız?” sorusuna dikkat çeken bir yanıt vermiş. Türkiye’nin adını doğrudan anmayan Macron, Fransa-Yunanistan ittifakına vurgu yaparak, “Egemenliğiniz risk altındaysa yapmanız gerekeni yaparsınız, biz burada olacağız” demiş. Konuşmasının videosunu izledim. İngilizce “We Will be here” ( “Biz burada olacağız”) diyor.

Şamar oğlanının bu sözleri Yunanistan basınında geniş yankı uyandırdı. Macron’un açıklamaları, Yunan gazetelerinde manşetlere taşınırken, Fransa-Yunanistan savunma iş birliği yeniden gündemin merkezine oturdu.
Kendisine yeni bir hami bulan Yunanistan’daki sevinç Putin’in açıklamalarıyla kısa sürdü.
Rusya, “Fransız nükleer bombardıman uçaklarına ev sahipliği yapan tüm Avrupa ülkeleri açık hedefimizdir” diyerek Yunanistan’ı doğrudan tehdit etti.
Eee, “çakalların sevinci arslan kükreyen kadardır” demişler.
Rusya’dan önce bizim kükrememiz gerekiyordu. Putin erken davrandı.

Macron’un “Türkiye, Yunanistan’ı tehdit ederse yanında olacağız” mesajını, diplomatik ve askeri temellere dayanması nedeniyle oldukça gerçekçi bir strateji olarak görmeliyiz. Bu mesajın arkasındaki somut unsurlar şunlardır:
1. Savunma İşbirliği Anlaşması

İki ülke arasında 2021 yılında imzalanan Savunma ve Güvenlik için Stratejik Ortaklık Anlaşması, Macron’un sözlerinin en güçlü hukuki dayanağıdır. Bu anlaşma, taraflardan birinin saldırıya uğraması durumunda diğerinin askeri yardım sağlamasını öngören bir “karşılıklı savunma” maddesi içerir.

2. Silah Satışları ve Modernizasyon

Fransa’nın Yunanistan’a yönelik desteği sadece sözde kalmamış, büyük çaplı askeri sevkiyatlarla perçinlenmiştir:
Rafale Savaş Uçakları: Yunanistan hava kuvvetlerini modernize etmek için Fransa’dan çok sayıda uçak satın almıştır.
Belharra Fırkateynleri: Ege ve Doğu Akdeniz’deki deniz gücünü artırmak amacıyla Fransız yapımı gelişmiş fırkateynler tedarik ettiler.

3. Doğu Akdeniz Stratejisi

Fransa, kendisini Avrupa Birliği’nin ana askeri gücü olarak konumlandırmakta ve Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları ile deniz yetki alanları konusunda Yunanistan-Güney Kıbrıs eksenini destekleyerek bölgede Türkiye’nin etkisini sınırlamaya çalışmaktadır. Macron’un son Atina ziyareti, AB’nin “stratejik özerkliğini” vurgulama ve Fransa’nın bölgedeki garantör rolünü pekiştirme amacı taşımaktadır.

4. Diplomatik Riskler ve Eleştiriler

Bu mesajlar Yunan kamuoyunda büyük bir güven oluştururken, Türkiye tarafından “tansiyonu yükselten bir tutum” olarak eleştirilmektedir. Macron’un bu çıkışlarının nedeni;
☆ İç Politika ve AB Liderliği: Fransa’nın AB içindeki liderlik iddiasını güçlendirme çabası.
☆ Afrika’daki Kayıplar: Fransa’nın Afrika’daki etkisinin azalması üzerine Doğu Akdeniz’de daha görünür olma çabası içinde olduğunu görüyoruz.

Yunanistan ve Fransa arasındaki hukuki anlaşmalar, askeri satışlar ve jeopolitik çıkarlar bir araya geldiğinde, Macron’un bu mesajını basit bir “gaz verme” hamlesinden ziyade, Fransa’nın bölgesel stratejisinin bir parçası olarak, ciddi ve gerçekçi kabul etmeli ve buna göre gardımızı almalıyız.

04bf34c0 722e 468a 8fe4 67d117c8c369

İlyas Erbay