Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
24 Mayıs, 2023 11:34 tarihinde yayınlandı
0

Her yıl 1 milyon prostat kanseri tanısı konuluyor

Prostat kanseri tüm dünyada erkeklerde ikinci en sık görülen kanser olup Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yılda yaklaşık 1 milyon kişi yeni tanı almaktadır. 40 yaşından sonra prostat kanseri riski arttığından yılda bir kez üroloji kontrolü tüm erkeklere önerildiğini belirten Üroloji Uzmanı, Op. Dr. Tolga Muharrem Okutucu, “Prostat kanseri gelişiminden ağırlıklı olarak genetik faktörler sorumlu tutulmaktadır” dedi.
Son on beş yılda en hızlı gelişme gösteren alanların başında ise prostat kanseri yer alıyor. Prostat bezinin görüntülenmesi teknik yetersizlikler nedeni ile uzun yıllardır istenilen başarıya ulaşılamadığını belirten Medicana Ataşehir Hastanesi Üroloji Uzmanı, Op. Dr. Tolga Muharrem Okutucu, “Multiparametrik Manyetik Rezonans Görüntüleme (mpMRG) yöntemi sayesinde artık prostatın da diğer organlar gibi yüksek kalitede görüntülerini alabiliyoruz. Bu kesinlik sadece sağlıklı dokuyu değil kanserli dokuyu da bize gösterebildiğinden oldukça önemli. Bu sayede muayene ve PSA yüksekliği nedeni ile tümör şüphesi olan hastalarda biyopsi yapmadan önce hastalığı nerede arayacağımızı daha iyi biliyoruz” dedi.
Op. Dr. Tolga Muharrem Okutucu şöyle devam etti: “Beslenme ve hayat tarzı değişikliklerinin kanıtlanmış bir etkisi olmamakla birlikte diyetle alınan hayvansal yağların azaltılmasının, meyve ve sebze tüketiminin artırılmasının olumlu etkileri olabileceği düşünülmektedir. Tanı ve tedavide halen en kıymetli araçlarımız hasta hikayesi ve muayene olmakla birlikte laboratuvar testleri ve görüntüleme yöntemlerindeki ilerlemeler yüz güldürücü sonuçlar almamıza imkan sağlıyor ve yeni gelişmelerin önünü açıyor.”

Prostat Mr-TRUS füzyon biyopsisi ile doğru tanı
Prostat kanserinin erken tanısında hedefe yönelik akıllı biyopsi yönteminin oldukça etkili olduğunu belirten Okutucu, “Multiparametrik Manyetik Rezonans Görüntüleme (mpMRG)’ nin aydınlattığı yolda bir diğer teknolojik gelişme prostat biyopsilerinin hedefe yönelik olarak yapılabilmesini sağlayan böylece doğru tanı oranını arttıran MR- Trans Rektal Ultrason (TRUS) Füzyon biyopsi yöntemidir. Hastanın prostatının MR görüntülerinin bir yazılım programı ile ultrason verileri ile birleştirilip 3 boyutlu görüntü elde etme ve özel bir biyopsi robotu ile biyopsi alma esasına dayanıyor. Klasik biyopsi yönteminde hastalardan standart olarak belirlenmiş noktalardan ultrason eşliğinde çoklu biyopsiler alınıyor. MR-TRUS Füzyon biyopsisi ise her hasta için özel prostat haritalaması yapmaya, yüksek tümör şüphesi olan yerleri önceden belirleyebilmeye ve doğrudan bu noktalardan biyopsi almaya imkan sağlayan bir yöntemdir” ifadelerinde bulundu.

Sistem son 7-8 yıldır Türkiye’de de uygulanmaya başlandı
Prostat MR-TRUS Füzyon Biyopsi ile ilgili ilk çalışmalar 2000’li yılların başında ABD’de başladığını söyleyen Okutucu, “Bu prensiple çalışan ilk cihazlar 2005’te onay almıştır. Bugün kullandığımız teknoloji 2008 yılında FDA tarafından onaylanmış olup halen yeni teknolojiler geliştirilmeye devam etmektedir” dedi.

Ofis şartlarında bile kolaylıkla uygulanabilen bir yöntem: Hedefe yönelik MR TRUS füzyon biyopsisi
“Hastada mpMRG ile yüksek tümör riski taşıyan noktalar görüntülenip ultrason kılavuzluğunda biyopsi iğnesi doğrudan bu bölgelere yönlendirilir diyen” Okutucu, “Böylece örnek alırken sapma ve hata ihtimali en aza iner. Yine bu yöntem teknik olarak örnek almanın zor olduğu bölgelerden biyopsi almaya imkan tanır. Tekrarlayan biyopsi gereksinimini azaltır. Klinik olarak yüksek riskli tümörlere kesine yakın tanı konulmasını sağlar.
MR TRUS füzyon biyopsisi prostattaki şüpheli lezyonların klinik önemlerine göre sınıflandırılabilmesinin yolunu açmıştır. Bu sayede ileride yalnızca hasta için yüksek risk oluşturan tümörlerin tedavi edilebileceği fikri doğmuştur. Bu teknolojiler klinik olarak önemi düşük olan tümörlerin takibini daha güvenli ve sağlıklı bir temele oturtacağı gibi gelecekte düşük riskli hastalarda fokal tedavilerin başarısına katkı sağlayabilir” şeklinde konuştu.
Ürolojik kanserlerde erken ve doğru tanı, zamanında ve uygun cerrahi tedavi hayat kurtarıcıdır diye vurgulayan Üroloji Uzmanı, Op. Dr. Tolga Muharrem Okutucu, “Robotik Radikal Prostatektomi gibi Minimal invaziv cerrahi uygulamaları hızla gelişip değişmekte, bu tedavilerin başarı oranları artmaktadır” diyerek sözlerini sonlandırdı. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
tuvalette dogurdugu bebegini cope atan anne 12 yil hapis cezasina carptirildi 7e9Cgpnt
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
13 Mayıs, 2026 04:30 tarihinde yayınlandı
0
0

Tuvalette doğurduğu bebeğini çöpe atan anne 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı

Kastamonu’da 9 ay boyunca hamileliğini ailesinden saklayarak tuvalette doğurduğu bebeği poşete sarıp çöp konteynerinin yanına bırakan anne, 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı.

Olay, 2 Kasım 2023 tarihinde Kastamonu il merkezi Kuzeykent Mahallesi’nde Karadut Sokak üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, vatandaşlar tarafından çöp konteynerinin yanında çöp poşetine sarılı vaziyette erkek bebek bulundu. Sağlık ekipleri tarafından Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesinde ilk müdahalesinin ardından yeni doğan bebek, yoğun çabalar sonucunda hayata döndürüldü. Olayın ardından Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar neticesinde, çöpte bulunan bebeğin annesinin C.Ç. (20) olduğu tespit edildi. Ailesinden habersiz tuvalette doğum yaptığı belirlenen C.Ç., tuvalette düşürdüğü bebeğini öldüğü gerekçesiyle çöp poşetine bağlayarak akli dengesi yerinde olmayan babasıyla çöpe attırdığı gerekçesiyle gözaltına alındı. Olayın ardından C.Ç. tutuklandı.

Öte yandan, tedavi altına alınan bebeğin ise Ankara’daki tedavisinin ardından sağlığına kavuştuğu ve koruyucu aile tarafından bakımının üstlenildiği öğrenildi.

Olayın ardından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde, C.Ç. hakkında “kendini savunamayacak yakın akrabayı öldürme” suçlamasıyla açılan dava görülmeye devam devam etti. Duruşmaya tutuklu sanık C.Ç. ile taraf avukatlar katıldı. Bebek B.G.’nin vasisi S.K., mütalaaya karşı bir diyeceğinin olmadığını belirterek, “Bebeğin vasiliğini aldığımdan ötürü çok mutluyum” dedi.

B.G.’nin babası K.G. ise bebeğin annesi C.Ç.’den şikayetçi olmadığını söyledi.

Tutuklu sanık C.Ç. de, “Çok pişmanım. Tutuklu kaldığım sürede çocuğumdan haber alamıyorum. Çocuğum için tutuksuz yargılanmak istiyorum. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum” diye konuştu.

Sanık avukatını da dinleyen mahkeme heyeti, “alt soydan kendisini beden ve ruh olarak savunamayacak olan kişiye karşı nitelikli kasten öldürme” suçundan C.Ç.’ye müebbet hapis cezası verdi. Mahkeme heyeti, suçun teşebbüs aşamasında kalması ve C.Ç.’nin suç tarihinde 18 yaşından küçük olmasından ötürü cezayı 12 yıla kadar düşürdü.

Bizi sosyal medyadan takip edin