Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Nisan, 2016 14:46 tarihinde yayınlandı
0

Her Takı Bir Tutkudur Sergisi Açıldı

Safranbolu Kültür ve Eğitim Merkezi (SAKEM)  Takı Tasarım Kursu Hocalarından Güldem Altundal ve kursiyerlerinin kurs süresince yaptıkları tasarımların sergilendiği ve Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy tarafından açılışı yapılan sergiye ilgi oldukça yoğundu.

Açılışta bir konuşma yapan Safranbolu Belediye Başkanı Dr. Necdet Aksoy; “ Safranbolu Belediyesinin 2010 yılından bu yana Safranbolu’nun geleneksel kültürünü yaşatmak ve geleceğe taşımak yine buraya turizm amacı ile gelmiş olan hemşerilerimize ve yabancı ziyaretçilerimize de Safranbolu’ya ait el elemlerini, yöresel hediyelik eşyalarını sunmak” dedi.

Bu amaçları gerçekleştirmek üzere yola çıkan SAKEM’de şu anda 7 şubede 108 farklı branşta 1600’ün üzerinde kursiyer ile çalışmalarını sürdürdüğünü kaydeden Başkan Aksoy; “  İşte böyle önemli bir kurumumuzun bir branşının yani Takı Tasarım Kursunun sergisini bu gün açacağız.  Bu kursumuzda deriden kağıda kadar pek çok eşya kullanılmakta. İnşallah bu güzel sergiyi hep birlikte gezeceğiz ve ben sergiye katılmaktan büyük mutluluk duyacağınızdan yapılan el emeği göz nuru eserleri beğeneceğinizden eminim. Ben yeniden birbirinden değerli hocalarımı ve kursiyerlerini kutluyor, hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Kurdele kesiminin ardından sergiyi gezen davetliler eserlerin muhteşem olduğu konusunda birleşirken, sergi açılışına 23 Nisan etkinlikleri için Safranbolu’da bulunan Dünya Mirası şehirlerinden gelen konuklarda katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin