Sonbaharın gelmesiyle birlikte kışlık turşular da raflarda yerini aldı. Samsun’da bulunan bir turşucu ise neredeyse her şeyin turşusunu kurdu.
Sofraların vazgeçilmez lezzetlerinden biri olan turşu, genellikle kış mevsiminde tüketmek amacıyla sonbahar aylarında hazırlanıyor. Samsun’da bir turşucu tarafından hazırlanan 100’den fazla çeşit turşu, raflarda yerini almaya başladı. Farklı meyve ve sebzelerden yaptığı turşularla bilinen bir turşucu, en çok salatalık ve beyaz lahana turşusunun rağbet gördüğünü söyledi.
Turşucu İlkay Tozlu, “Kış aylarının olmazsa olmazı vazgeçilmez turşular raflarda yerini aldı. Sağlık açısından da çok tükettiğimiz turşularımız hazırlandı. Fındık, yumurta, mandalina gibi çok farklı çeşitlerimiz var. En çok salatalık turşusu satılıyor. Kelem, çubuk salata, havuç, kocabaş gibi turşu çeşitleri en çok satılanlar arasındadır. Acı çeşitlerde çok satılıyor. Turşuların kilo fiyatı 100-200 TL arasında değişiyor. Grip olan vatandaşlar en çok turşu suyu tercih ediyor. Farklı çeşitler denemek istedik. Hepsi çok güzel lezzetler. Vatandaşların denemesini tavsiye ederiz. Alanlar çok memnun. Fındık, kırçan, mandalina, bamya, karnabahar, erik çağla gibi turşularımız var. Özellikle kış aylarında hastalıklardan korunmak için turşu tercih ediliyor” dedi.


Her şeyin turşusunu kurdu
3 NİSAN-3 MAYIS…
DÜŞÜNCE VE GÖRÜŞ
Fevzi Aydın
3 Nisan 1937; Cumhuriyetin kurulmasının ardından Türkiye’de başlayan sosyo-ekonomik kalkınmayla birlikte, Karabük köyünde, Atatürk’ün talimatıyla, dönemin başbakanı İsmet İnönü tarafından, Demir-Çelik Fabrikasının temelinin atılması…
3 Mayıs 2026; Seçme haklarına, cumhurbaşkanı adaylarına sandığa, demokrasiye sahip çıkmak ve mücadeleyi büyütmek için gerçekleştirdikleri eylemlerinin 107’ncisini Karabük’te yaptıklarını hatırlatan CHP Genel Başkanı Özel, Karabük’te 1977’den beri birinci parti olmadıklarını ifade etti.
CHP’nin, Adalet, demokrasi ve Türkiye’nin geleceği için “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin 107’ncisini, Karabük’ün kuruluş günü 3 Nisan yerine, 3 Mayıs’ta Karabük’te yaptı…
Aslında, CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve ekibi, 3 Nisan Demir-Çelik Fabrikasının temel atılması ve Karabük’ün kuruluş gününde Karabük’te olmalı ve 107’nci mitingi Karabük’te yapmalıydı…
3 Nisan yerine, 3 Mayıs tarihinde, CHP’nin Karabük’te mitingi düzenlemesi kararında, Karabük CHP teşkilatlarının etkisi önemli…
Eğer CHP Karabük teşkilatları da Genel Başkan Özgür Özel’in 3 Mayıs günü Karabük’te miting düzenlenmesi kararına itiraz etmemişlerse yanlış yapmışlar…
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “Millet İradesine Sahip Çıkıyor” mitinginin Karabük ayağı için 3 Nisan tarihi, Karabük teşkilatları tarafından genel merkeze iletilmeli ve bu tarih dışında yapılacak mitingin, etkili olamayacağının altı çizilerek belirtilmeliydi…
Bugüne kadar hiçbir CHP genel başkanının katılmadığı, temelini Cumhuriyetin Kurucusu Atatürk’ün talimatıyla, dönemin başbakanı İsmet İnönü tarafından atılan, ekonomi lokomotifi Karabük, demir-çelik fabrikasıyla, Türkiye’de Sanayi Günü olması gereken, 3 Nisan tarihinin önemi de bugüne kadar CHP tarafından idrak edilememiş…
CHP bugüne kadar, Karabük politikasına gerekli ilgiyi gösteremediğinden, istediği siyasi desteği bulamamış…
Aslında Karabük, CHP için çok önemli olmalı, çünkü demir-çelik temeliyle birlikte kurulan Karabük, bu kuruluş ve doğuş Atatürk, İsmet İnönü dolayısıyla CHP tarafından gerçekleştirildiği için, Karabük ve CHP adına ayrı ayrı önemleri olduğu muhakkak…
Bir şehrin kuruluşuna öncülük eden siyasetin, kuruluş günü yerine, bir ay sonra aynı gün şehirde miting düzenlemesi, siyasette akıl tutulması olarak görülebilir…
Ülkedeki siyasi ve sosyo-ekonomik krize rağmen, dünyada ve bölgede savaşlar hızla alevlenerek yayılmakta…
Ana muhalefet CHP, krizi siyasi ranta çevireceği yerde, muhalefeti ve parti içi iktidarını zedelemekle meşgul olarak, iktidara soluk alma fırsatı vermekte…
Ama bunu bugüne kadar siyaseten göremeyen, siyasete yansıtamayan CHP, Karabük ve ülke siyasetinde etkili olamamış…
Bununda, 3 Nisan’da yapılması gereken mitingin, bir ay sonra 3 Mayıs’ta yapılması, CHP’nin Karabük ve Genel merkezi arasındaki koordinasyon eksikliğine bağlanmalı…
Düşünce ve görüşlerin ışık olması dileğiyle…

