karabuk
İmsak 06:03
Güneş 07:28
Öğle 13:08
İkindi 16:08
Akşam 18:38
Yatsı 19:58
İftara kalan son --:--
Namaz Vakitleri
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
21 Ocak, 2024 13:37 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 4dk
Yorum: 0

Hem bacağından hem parasından oldu

Ankara’da geçirdiği trafik kazasının ardından kırık nedeniyle bacağında enfeksiyon oluşan Yusuf Çağlar, Prof. Dr. S.N.N ile anlaştığı 375 bin liralık bıçak parasına rağmen bacağının kesilmesinden kurtulamadı.

Başkentte kurye olarak çalışan Yusuf Çağlar, 2022 yılında trafik kazası geçirdi. Kazanın ardından sağ bacağında kırık oluşan Çağlar, tedavi için sağlık ekipleri tarafından en yakın hastaneye sevk edildi. Hastanede kovid testi pozitif çıkan Çağlar, bir hafta süreyle karantinaya alındı. Bu sürede bacağında enfeksiyon oluşan Çağlar, karantina süresinin bitmesinin ardından ameliyata alındı. Bacağına platin takılan Çağlar, dizindeki enfeksiyonun geçmemesi sonucu doku kaybı yaşadı. Daha sonra ise doku kaybının ameliyatla temizlenmesine rağmen Çağlar’ın dizindeki enfeksiyon devam etti. 8 aylık antibiyotik tedavisine rağmen iyileşemeyen Çağlar, başka hastanelerde sağlığına kavuşma arayışı içerisine girdi. Bunun üzerine Çağlar, hem özel kliniği bulunan hem de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde çalışan S.N.N ile internet üzerinden iletişime geçti. Çağlar, özel klinikte yapılan muayene sonrası Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde ameliyat olmak için S.N.N ile 250 bin lirası peşin, 125 bin lirası senet olmak üzere 375 bin Türk Lirası üzerine anlaştı. S.N.N’nin bacağını kurtaracağı iddiası sonucu ameliyat olan Çağlar’ın sağ bacağı 1 hafta sonra ampute edildi. Amputasyon süreci sonrası ise yarası tam kapanmayan Çağlar, şimdi de bacağının 5 santimetre daha kesilmesi tehlikesi üzerine ilk muayene olduğu hastane ve ameliyatı gerçekleştiren Prof. Dr. S.N.N hakkında avukatları aracılığıyla suç duyurusunda bulundu. “Bir hafta içerisinde müdahale yapılamadığı için dokumda ödem oluşmaya başladı” Yaşadığı kaza sonrası sağ bacağında parçalı kemik kırığı olduğunu belirten Çağlar, “Serviste yatarken kovid testi yaptılar ve testim pozitif çıkınca beni 1 hafta karantinaya aldılar. O bir hafta içerisinde bana müdahale yapılamadığı için içerden o kemiğin verdiği zarardan dolayı dokumda ödem oluşmaya başladı. Kovid bitince ödemden dolayı bakılamadı ve yaklaşık 20 gün sonra ben ameliyata girdim. Ameliyata girerken de enfeksiyonlu bir şekilde girdim. Ameliyata girdikten sonra benim bacağıma platin takıldı. Ameliyattan sonra da yine aynı şekilde enfeksiyonlu çıktım” ifadelerini kullandı. “Hastanede 8 aylık süreci doldurdum ve ona rağmen bir ilerleme kaydedemedim” Ameliyat sonrası bacağının durumunun iyiye gitmediğini belirten Çağlar, “Doktorlarıma durumu sorduğumda ‘yüz tarafına sen aldanma, alttan dokunun kendi kendine yenilenebileceğini’ söylediler. Beni bir hafta oyaladılar. Daha sonra akıntılar ve kokmalar başladı. Buna bir bakın, bu böyle olmaz dedim. Buna istinaden beni plastik cerrahiye gönderdiler. Plastik bölümüne gittiğimde plastik cerrahiden dokunun öldüğünü, ölü deriyi komple alacaklarını ve başka yerlerden parça alıp kapatacağız dediler. Ameliyatı kabul ettim ve hasarlı olan bölümü komple kapattılar ama yapılan operasyonun yüzde 80’i tuttu, yüzde 20’si tutmadı. Açık yara meydana geldi, akıntı devam etti. Belli bir zaman devam ettikten sonra geri kalan kısmın kapatılması gerektiğini söylediler. Onun da onayını verdim. Belli bir kısmı yine tutmadı ve açık yara devam etti. Bu hastanede 8 aylık süreci doldurdum ve ona rağmen bir ilerleme kaydedemedim” dedi. “Doktorun kendi özel bürosuna gittim” İlerleme kaydedemediğinden dolayı farklı hastanelere gitmek zorunda kaldığını ifade eden Çağlar, “Gittiğim yerlerde de en azından ilerleme kaydedemesem bile gerilemeyi önlediler. İnternet üzerinden hastaneleri, doktorları araştırdım ve bir tane doktor buldum. Doktorun kendi özel bürosuna gittim. Bilgi almak amaçlı ücretli muayene oldum. Doktora ise bu bacağı kurtarabilir miyiz? Durum nedir? Ne yapabiliriz? diye sordum. Hoca da ‘bu bacağı ben kurtarırım, kesilme olayı ve farklı durumla karşı karşıya kalma olayı kesinlikle yok’ dedi ama ikinci operasyon da olabilir dedi” şeklinde konuştu. “Bana ‘önden 250 bin lira ödemesini yap, diğer kısmını ameliyat sonrasında ödeme yaparsın. Bir aylık sana senet yapalım’ dedi” Gittiği doktorun hem özel muayenesinin olduğunun hem de bir üniversite hastanesinde çalıştığının altını çizen Çağlar, “Bana bir özel hastane önerdi ve bana 700 bin Türk Lirası fiyat çıkarttı. Benim 700 bin lira verme şansım yok. Hastanede bana 500 bin liraya kadar düşürdüler. Onu da ödeme şansım yok dedim. Tekrar pazarlığa girdik. En son fiyatı 375 bin liraya kadar düşürdüm. 250 bin lira para ayarladığımı, geri kalanını ayarlayamadığımı söyledim. Bana ‘önden 250 bin lira ödemesini yap, diğer kısmını ameliyat sonrasında ödeme yaparsın. Bir aylık sana senet yapalım’ dedi. Ben de kabul ettim. Bana, ‘sana bir hesap numarası vereceğim, bu hesaba parayı gönderirsin’ dedi. Onun göndermiş olduğu hesaba 250 bin lira yatırdım. Açıklama kısmına ‘gireceğim ameliyattan dolayı bu parayı gönderiyorum’ diye yazdım. Daha sonra hastaneye geldim, yatışım yapıldı ve ameliyat oldum” diye konuştu. “Kesilmesine razı oldum ama ilk etapta kesilme programı yoktu” Kas, doku ve kemik nakli ameliyatı için diğer bacağından parça alındığını söyleyen Çağlar, “Diz kapağı ile ayak bileği arasında bulunan bir kemiği aldılar. Oradan damar, sert kas aldılar ve bacağıma nakil yapıldı. Ameliyat başarılı geçmesine rağmen tutmadı. Tutmadığı için bacağımın durumu daha kötüye gitti ve kesmek zorunda kaldık. Kesilmesine razı oldum ama ilk etapta kesilme programı yoktu. Anlaşmamızda, pazarlığımızda, özel klinikte konuştuğumuzda kesilme durumu yoktu. Ben tekrar tedavime devam ettim. Enfeksiyonum diz altındaydı” ifadelerine yer verdi. Enfeksiyonun antibiyotik tedavisine rağmen kesilmediğini ve diz üstüne sıçradığını dile getiren Çağlar, bacağının beş santim daha kesilme ihtimali olduğunu ifade etti. “‘Herhangi bir sıkıntı yok, deri kendini yeniliyor’ dedi” Yusuf Çağlar’ın ameliyatının ardından doktorun 1 hafta boyunca pansumanını kendisinin yaptığını söyleyen Yusuf Çağlar’ın kardeşi Oktay Çağlar, “Yengem beni aradı ve kararmalar var dedi. Ben geldim ve 2 gün de ben yanında durdum. Ben durumunu sorduğumda ‘kan dolaşımı var, biz her saat denetimini yapıyoruz. Şu anda herhangi bir problem yok’ dediler. Ben de ‘hocam, kararma ve morarma gibi herhangi bir sorun yoktu’ dedim. O da ‘bu böyle olabilir. O çürüyebilir ama kemikte veya dokuda herhangi bir sıkıntı yok, deri kendini yeniliyor’ dedi” şeklinde konuştu. “Ayağında oluşan bir kırığın kesilmesi ile sonuçlanmasını biz mantık kurallarıyla açıklayamıyoruz” Yusuf Çağlar Avukatı Enes Akkaya ise müvekkilinin ameliyat parasını zar zor toparlayabildiğini ifade ederek, şöyle devam etti: “Ameliyata girdikten sonra eski sağlığıma bir an önce kavuşurum hayallerini kurarken ayağı ampute edildi ve kesilmek zorunda kalındı. Gelinen aşamada akıl almaz bir biçimde ayağında oluşan bir kırığın kesilmesi ile sonuçlanmasını açıkçası biz mantık kurallarıyla açıklayamıyoruz. Şu aşamada müvekkilimizin ayağının kesilmesinde uygulanan tıbbi uygulamalarda hekim hatası ile hatalar ve ihmaller zinciri olduğu kanaatindeyiz.” Avukat Akkaya, Yusuf Çağlar’ın ayağının kesilmesinden dolayı tüm ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunduklarını ifade etti. Öte yandan S.N.N, İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirinin kendisine yönelttiği konu ile ilgili soruları kamera karşısında cevaplamayı reddetti.
Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Şubat, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Hastaneden randevu alamayınca doktora taşlama şiir yazdı

Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde muayene için tercih ettiği doktorun yoğun olması nedeniyle bir türlü randevu alamayan Türkçe öğretmeni, yaşadığı süreci taşlama türünde yazdığı şiirle anlattı.

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Tekke Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Sait Karakaş, yaklaşık 6 ay önce başlayan sağ bacak ağrısı nedeniyle Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş’tan randevu almak istedi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve hastanedeki kiosk cihazlarından defalarca denemesine rağmen yoğunluk nedeniyle randevu alamayan Karakaş’ın muayene süreci uzadı.

Yaşadığı bu durumu mizahi ve edebi bir dille ele alan Karakaş, süreci taşlama türünde kaleme aldığı şiirle ölümsüzleştirdi. Şiirde yer alan ifadelerde, yaşanan yoğunluğun doktora gösterilen ilgi ve hizmet kalitesinden kaynaklandığına dikkat çekti.

Bir süre sonra muayene olan Karakaş, yazdığı şiiri doktora da okudu. Yoğun çalışma temposunun edebiyatla buluştuğu olay, hasta ile hekim arasındaki samimi ilişkiyi ortaya koydu. Yazılan şiir, hem yaşanan sürecin hem de duyulan memnuniyetin kalıcı bir hatırası olarak hafızalarda yerini aldı.

"Şiirin başlangıcında ufak bir sitem var"
Tedavi süreçlerinin ardından hastaların kendisine farklı şekillerde teşekkür ettiğini ama ilk defa böyle bir olayla karşılaştığını ifade eden Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş, "Sait hocam ilk olarak şikâyetiyle ilgili bizim MHRS sistemimizden randevu almak istedi. Yoğunluğu ve sürecin uzadığını görünce, sosyal yaşamda da görüştüğümüz için bu durumu şiir yoluyla aktaracağını söyledi. Mizansen bir yaklaşımla durumu ifade etti. Bizim için kalıcı bir eser oldu. Aynı zamanda tedavi sürecinin ve yaşanan yoğunluğun tercih edilmemizden kaynaklandığını da kendisi belirtti. Bu durum bizi çok mutlu etti. Şiirin başlangıcında kendi tabiriyle ufak bir sitem var. Ancak bunun sebebinin yaptığımız hizmetin iyi olması, güler yüzlü yaklaşımımız ve tercih edilmemiz olduğunu da kendisi ifade etmekte. Bu da bizi ayrıca mutlu ediyor. Kendi edebiyat tarzıyla, aslında iyi ve kaliteli bir iş yaptığımızı söylemek için yazdığını belirtti. Şiirle karşılaşmak bizim için her zaman kıymetlidir. En büyük hediye hastanın memnuniyetini ifade etmesidir. Ancak bunu kalıcı bir eser olarak almak bizi daha da mutlu ediyor. Bunun her zaman bizim için büyük ve kalıcı bir hatıra olduğunu düşünüyoruz" dedi.

"Doktoru eleştirmek için değil gösterilen ilginin yoğunluğundan dolayı yazdım"
Uzun süredir tedavi olmak için sıra almaya çalıştığını fakat Op. Dr. Taş’a gösterilen yoğun ilgiden dolayı sıra alamadığını söyleyen Tekke Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni Sait Karakaş, "Bundan yaklaşık 6 ay önce sağ bacağımda bir ağrı başladı. Önce MHRS sistemi üzerinden kendisinden randevu almayı denedim ancak birkaç kez girmeme rağmen sistem her seferinde çok çabuk doluyordu. Daha sonra hastanede kiosk denen makineyi denedim. Okula giderken bazı sabahlar uğradım fakat oradan da sıra bulamadım. En son kendisini aradım. ‘Hocam bu nasıl bir teveccüh? Ne MHRS’den ne de kiosktan sıra bulamıyorum’ dedim. Aradan birkaç gün geçti, ben habersiz geldim ameliyat günüymüş, boş döndüm. Birkaç gün sonra tekrar aradık. Bu kez de bir çalıştaya gideceğini söyledi. Süre uzadıkça ben de bunu şiir, taşlama yoluyla yazmaya başladım. Kendi aramızda şakalaştık. Şiir bu şekilde ortaya çıktı. Bugün sıramızı bulduk. Kasım hocamın odasından içeri girdim. Daha önce şiirin bazı bölümlerini kendisiyle paylaşmıştım. Oturdum ve şiirin bölümlerini okudum. Kendisi de çok onore oldu, ben de çok mutlu oldum. Aramızda dostane bir ortam oluştu, ikimiz de mutluyuz diyelim. Edebiyatta taşlamalar meşhurdur. Taşlamalarda karşı tarafa iğneli yollarla bazı şeyler anlatılır. Benim bu şiiri yazmaktaki amacım asla Süleyman Kasım hocamızı eleştirmek değildi. Sistemin yoğunluğu ve kendisine gösterilen teveccüh yanlış anlaşılmasın diye sonunda kendimce güzel toparlamalar yapmaya çalıştım" diye konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin