Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
15 Haziran, 2022 14:57 tarihinde yayınlandı
0

Hekimler İsyanda

Özlük haklarının ve çalışma koşullarının iyileştirilmesi amacıyla başlatılan 1 günlük iş bırakma eylemi kapsamında, Karabük’te bazı doktorlar iş bıraktı.

Karabük Tabip Odası öncülüğünde Hekim-Sen (Hekim ve Diğer Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası) desteği ile Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi önünde toplanan doktorlar okunan basın açıklamasını alkışlarla desteklediler.

Grup adına basın açıklamasını okuyan Karabük Tabip Odası Başkanı Dr. Halil Berkay Uzuncu, ideal çalışma şartları oluşturulana, sağlıkta şiddet kanunlarla önlenene kadar bu sürecin devam edeceğini söyledi.

Başkan Uzuncu yazılı açıklamasında, “Hekimlik konusu insan olan, geçmişi tarih kadar eski, onurlu ve saygıdeğer bir meslektir. Eğitimi zor olan, saygı, sorumluluk ve fedakarlık üçgeninde yaşanan hayatlarımızın baş köşesine oturmuş mesleğimizi hakkıyla icra etmek isteği; fakültelerimizin kapısından girdiğimiz ilk gün başlar. Gün geçtikçe artan bu istek, bizimle yaşar ve hayatımızın son gününe dek devam eder. Bu şekilde eğitilir ve yaşarız. Ancak son yıllarda sağlık sisteminin geldiği nokta ve hekimlerinin şiddet-malpraktis-düşük ücret girdabında yaşadığı çaresizlik hissi bizleri derinden üzmektedir. Hayatlarımızdan endişe ederek çalışmak, performans kaygısı ile hasta bakmak, düşük ve adaletsiz ücretlerle insanlık dışı çalışma süreleri bizleri artık tüketmektedir. “Tükeniyoruz” dediğimizde öne sürülen çözüm önerileri de ne yazık ki çare olmaktan uzak, geçici adımlar olmaktadır. Bu durum yalnızca hekimlik onuru için kırıcı olmakla kalmamakta, değerli halkımızın da sağlık hizmetine ulaşmasını geri dönüşümü giderek imkansızlaşan bir biçimde zorlaştırmaktadır. Aşkla,özveri ve fedakarlıkla icra ettiğimiz mesleğimizin toplumun sağlığı ve refahı için anlamının görmezden gelinmesi, mesleğimizin değerini kaybetmesine neden olmaktadır. Bu gidişata acilen bir “DUR” denilmesi, hekimlerin hak ettiği özlük haklarının, ücretlerin ve çalışma koşullarının kalıcı bir biçimde iyileştirilmesi gerekmektedir. Hekimlerin haklarından vazgeçmelerini beklemek, hastaların ise sağlık hizmetini yetersiz almalarına göz yummak her anlamda adaletsizliktir. Karabük Tabip Odası olarak ideal çalışma şartları oluşturulana, sağlıkta şiddet kanunlarla önlenene ve hekimlik mesleği hak ettiği itibarı yeniden kazanana dek bu sürecin takipçisi olacağız” ifadelerine yer verdi.

Uzuncu’nun ardından Hekim-Sen İl temsilciliği adına Dr. Nurcihan Kendirli Yıldız da doktorların beklenti ve taleplerine ilişkin hazırlanan basın açıklamasını okudu. (Nurettin Acar)

Bizi sosyal medyadan takip edin
kastamonuda seyh saban i veli sempozyumu basladi nVMzXgSg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Kastamonu’da “Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu” başladı

Kastamonu Üniversitesi’nde “Tasavuuf Ahlak ve Toplum Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temalı 9. Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu başladı.

Kastamonu Üniversitesi İlahiyat Fakültesi tarafından düzenlenen IX. Uluslararası Şeyh Şab’an-ı Veli Sempozyumu, “Tasavvuf, Ahlak ve Toplum: Tarihi ve Güncel Yaklaşımlar” temasıyla gerçekleştiriliyor. Tasavvuf ve ahlak alanında akademik çalışmaları teşvik etmek ve kamuoyunda farkındalık oluşturmayı amaçlayan sempozyumun açılış programı, Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda yapıldı. Sempozyum, Nasrullah Kadı Camii Başimamı Hafız Kahraman Şekercioğlu tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti ile başladı.

Sempozyumun açılışında konuşan Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, tasavvufun, İslam’ın zahir ve batın yönünü birlikte ele alan; bilgi ile ahlakı, teori ile pratiği bütüncül şekilde değerlendiren bir düşünce sistemi olduğunu ifade etti. Tasavvuf adı altında ortaya çıkan ölçüsüz yorumlar, bilgisizlikler ve istismarların bu geleneğin yanlış anlaşılmasına sebep olduğunu belirten Rektör Topal, tasavvufun özünde peygamber Efendimiz’in ahlakını örnek alma çabası bulunduğunu dile getirdi.

Rektör Topal, “Tasavvuf, bizler için üsve-i hasene, yani en güzel örnek olan Yeygamber Efendimiz’i yakından tanıyabilme, O’nun şahsiyet ve ahlakını örnek alarak dini özüne ve ruhuna uygun bir şekilde yaşayabilme gayretidir” diye konuştu.

Sempozyum Başkanı Doç. Dr. Eyyup Akdağ ise sempozyuma bu yıl yaklaşık 100 bildirinin kabul edildiğini belirterek, organizasyona olan ilginin her geçen yıl arttığını ifade etti. Tasavvufun güzel ahlak, takva, nefis terbiyesi ve kalbin arındırılması gibi kavramlarla tanımlandığını belirten Doç. Dr. Akdağ, bu anlayışın özünde insanın Allah’a yakınlaşma gayreti ve kulluk bilincinin bulunduğunu söyledi.

Doç. Dr. Akdağ, “Tasavvuf yolu; gösterişten uzak, ihlas ve takva üzerine kurulu bir eğitim anlayışıdır. İnsanın nefsini terbiye etmesini, dilini, gözünü, elini ve bütün davranışlarını kötülükten korumasını esas alır. Güzel ahlakı ve sevgiyi merkeze alan bu anlayış, bireyin hem kendisiyle hem toplumla hem de Rabbiyle sağlıklı bir ilişki kurmasını hedeflemektedir” ifadelerini kullandı.

Modern dünyanın sunduğu maddi imkanlara rağmen insanlığın ciddi manevi sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Akdağ, “Hız, tüketim ve yalnızlık ekseninde şekillenen modern hayat, insanın iç huzurunu tam anlamıyla karşılayamamaktadır. Bu noktada tasavvufun nefis muhasebesi, sevgi, merhamet, paylaşma ve hizmet anlayışıyla günümüz insanına önemli bir bakış açısı sunduğunu düşünüyoruz” diye konuştu.

Sempozyumun açılış konferansı ise Prof. Dr. Kadir Özköse tarafından gerçekleştirildi. Konuşmasında tasavvufun sanat, medeniyet, kültür, ahlak ve irfanla iç içe geçmiş bir hakikat arayışı olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Özköse, tasavvufun İslam bilimleri içerisinde kimi çevrelerce benimsenen, kimi çevrelerce ise eleştirilen bir alan olduğunu ifade etti. Tasavvufun yalnızca teorik bilgiyi değil, ilham, keşif ve irfan yoluyla tevhidi anlamayı hedefleyen bir disiplin olduğunu söyleyen Özköse, tasavvufun sadece dünyadan uzaklaşma anlamına gelmediğini dile getirerek, kişinin iç dünyasında bulduğu huzuru dış dünyaya taşıyarak toplumsal barış ve selamete katkı sunmasının esas olduğunu söyledi.

Konuşmaların ardından Rektör Topal, Özköse’ye plaket takdim etti. Programa, Rektör Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Atalan, Kastamonu İl Müftüsü Bekir Derin’in yanı sıra kamu kurum ve kuruluş temsilcileri, sivil toplum kuruluşları, akademisyenler, öğrenciler ve davetliler katıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin