Hayvan Başına 2 Bin TL Destek - Karabük Haber Postası
20240709aw243044 0 jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
09 Temmuz, 2024 12:03 tarihinde yayınlandı
0
0

Hayvan Başına 2 Bin TL Destek

DÜZCE(İHA) – Düzce Tarım ve Orman İl Müdürlüğü damızlık koç/teke alımı desteklemesi müracaatları başladığını duyurdu. Bakanlıkça kurulan koç teke merkezlerinde yetiştirilen damızlık koç tekeleri satın alan yetiştiricilere hayvan başına 2 bin TL destekleme ödemesi yapılacağı bildirildi.

Düzce Tarım ve Orman İl Müdürlüğü destek ödemeleriyle ilgili bilgilendirme yaptı. Yapılan açıklamada “Koç/Teke alımı yapan yetiştiricilerimiz desteklenecektir. Bakanlığımız ıslah programlarından halk elinde küçükbaş hayvan ıslahı ülkesel projeleri elit sürülerinden veya Bakanlıkça kurulan koç teke merkezlerinde yetiştirilen damızlık koç tekeleri satın alan yetiştiricilere hayvan başına 2 bin TL destekleme ödemesi yapılacaktır. Bu desteklemeyle, halk elinde küçükbaş hayvan ıslahı ülkesel projesinde yetiştirilen damızlık koç/tekelerin taban sürülere yayılmasının sağlanması, verim kayıtları tutulan, uzun çalışmalar sonucunda elde edilmiş damızlık vasıflı hayvanların erken kesime gitmesinin önlenmesi amaçlanmaktadır” denildi.

Destek ödemesinden yararlanmak isteyenlerin sağlayacağı şartlar ise şu şekilde sıralandı: “Desteklemeden yararlanacak koç/tekelerin küpelenmiş ve TÜRKVET’te kayıtlı olması. Koç/teke alacak yetiştiricinin alacağı koç/teke ile aynı ırkta (saf-melez) en az 25 baş dişi hayvana sahip olması. Yetiştiricilerin talepte bulunacakları işletmenin 1/1/2023 tarihinden önce TÜRKVET’te kayıt altına alınmış ve aktif olması gerekmektedir. Yetiştiriciler, Damızlık Koç Teke Merkezlerinde ıslah programlarının elit sürülerinden alınarak yetiştirilen veya doğrudan elit sürü işletmelerinde yetiştirilen damızlık koç/tekelerden satın alabilecektir.

Yetiştiriciler hayvan sayıları dikkate alınarak koç/teke sayısı 50 baş anaç hayvana 1 baş koç veya teke olacak şekilde, en fazla 5 baş koç veya teke desteklemesi için talepte bulunulabilecektir.”

Destek başvurularının 31 Temmuz 2024 tarihine kadar İl/İlçe müdürlüklerine yapılacak.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin