Çaycuma-Bartın kara yolunda gece saatlerinde meydana gelen trafik kazasında seyir halinde olan aracın öndeki bir aracı sollaması ve sonrasında çarpması sonucu, otomobil direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun alt tarafında bulunan seralara uçtu.
Edinilen bilgiye göre, kaza gece saat 00.30 sularında ilçenin Kayıkçılar mevkii Çaycuma-Bartın kara yolunda meydana geldi. Bakacakkadı istikametinden Bartın yönüne seyir halinde olan A.T. (37) idaresindeki 67 VD 308 plakalı Fiat marka araç önünde seyreden R.Ö. (50) yönetimindeki 06 DE 8372 plakalı Chevrolet marka otomobile sollama yaptığı esnada araca çarptı. Çarpmanın etkisiyle otomobil yoldan çıkarak seraların olduğu alana uçtu.
Meydana gelen kaza sonucunda sürücüler R.Ö., A.T. ve diğer araç içinde bulunan isimleri henüz öğrenilemeyen toplamda 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında birinin hamile bir kadının olduğu öğrenildi. Kazanın ardından olay yerine çok sayıda 112 Acil Sağlık, Çaycuma Belediyesi İtfaiye Müdürülüğü ekipleri, bölge trafik ve jandarma sevk edildi.
Çarpmanın etkisiyle şarampole uçan otomobilde bulunan yaralılar itfaiyenin müdahalesiyle sıkıştıkları yerden çıkarılarak sağlık ekiplerine teslim edildi. Olay yerinde ilk müdahaleleri yapılan yaralılar daha sonra ambulanslarla Çaycuma Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı.
Kazayla ilgili olarak soruşturma başlatıldı.


Hatalı sollama kazaya neden oldu
Diyalizde su israfına son verecek proje, BEUN’dan ’Sürdürülebilir Sağlık’ hamlesi
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Tıp Fakültesi Nefroloji Bilim Dalı Başkanı Dr. Yasin Öztürk, iklim krizine karşı sağlık sektörünün karbon ayak izini düşürmek ve hemodiyaliz ünitelerindeki su israfını önlemek amacıyla “Ters Osmoz (RO) Atık Suyu Geri Kazanım Projesi”ni hayata geçirdiklerini duyurdu.
1-7 Haziran Sıfır Atık Haftası ve 5 Haziran Dünya Çevre Günü kapsamında, BEUN ev sahipliğinde bu yıl ikinci kez 6 Haziran günü sağlık hizmetlerinin ekolojik boyutu sempozyumla ele alınacak.
Çevreci Yeşil Diyaliz Derneği yönetiminde de aktif rol alan Dr. Yasin Öztürk, iklim krizinin yalnızca çevresel değil, doğrudan bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çekti.
İnsanlığın doğaya saldığı karbon gazlarının oluşturduğu sera etkisi ve küresel ısınmanın bedelini ödediğini belirten Öztürk, sağlık alanında 1990’lı yıllardan itibaren başlayan ekolojik farkındalığa vurgu yaptı.
Öztürk, “Hastaları tedavi ederken kullandığımız enerji, su, tıbbi malzeme ve oluşturduğumuz atıklar nedeniyle sağlık sektörünün de önemli ölçüde karbon salınımına neden olduğu fark edildi. Bir yandan iklim krizinin neden olduğu hastalıklarla mücadele ederken, diğer yandan farkında olmadan iklim krizini artıran faaliyetlerin içinde yer alabiliyoruz. Bu doğrultuda dünyada ’Sürdürülebilir Sağlık Hizmetleri’ ve ’Yeşil Tedavi’ kavramları gelişmeye başladı” ifadelerini kullandı.
Hemodiyalizde atık su geri dönüştürülüyor
Ömür boyu süren diyaliz tedavilerinde su, enerji tüketimi ve karbon ayak izinin devasa boyutlara ulaştığını belirten Dr. Öztürk, klinik uygulamalarda çevre dostu ve kaynak etkin stratejileri acilen devreye almanın zorunlu olduğunu ifade etti.
Bu kapsamda atılan somut adımı paylaşan Öztürk, “Hemodiyaliz ünitelerinde ortaya çıkan yüksek miktardaki su israfını önlemek amacıyla ’Ters Osmoz (RO) Atık Suyu Geri Kazanım Projesi’ni devreye aldık. Sistemden çıkan deşarj suyunu ham su tanklarına entegre ederek geri dönüştürdüğümüz bu proje sayesinde, hem tonlarca su tasarrufu sağlıyor hem de merkezin karbon ayak izini doğrudan aşağı çekerek döngüsel sağlık hizmetine somut bir örnek sunuyoruz” dedi.
Üniversitenin yeşil kampüs başarısı
İklim kriziyle mücadelenin tüm toplumun ortak sorumluluğu olduğunu belirterek Eren Enerji çevre mühendisleri ve BEUN Genç TEMA Topluluğu’nu da sürece dahil ettiklerini belirten Öztürk, BEUN Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’in çevre vizyonuna da değindi.
Öztürk, BEUN’nün UI GreenMetric dünya sıralamasında ilk 300’e girerek “Sıfır Atık” ve “Yeşil Kampüs” alanlarında Türkiye’nin en öncü üniversitelerinden biri olduğunu tescillediğini hatırlatarak, sözlerini şöyle tamamladı:
“Artık sadece hastalarımızın sağlığını değil, onların yaşayacağı dünyanın sağlığını da düşünmek zorundayız. Sağlıklı insanlar için sağlıklı bir çevreye ihtiyacımız var. Hastalarımızı tedavi ederken gezegenimizi de korumayı öğrenmek zorundayız.”

