Trabzon’da sınır sanatkarlarının yaptığı çizimler ile Filistin’e yardım toplandı.
Trabzon’un Ortahisar ilçesindeki Kahramanmaraş Caddesi’nde Filistin’e dayanak için yardım çadırı kuran Hayrat Vakfı tarafından bir aktiflik düzenledi. Trabzon Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Kısmı Türk İslam Sanatları Tarihi Anabilim Kısmında Öğretim Vazifelisi Fatih Sultan Demir ve Halk Eğitim Merkezi’nden gelen çizgi sanatkarları tarafından Filistin’e yardım toplandı. Filistin’e yardım etmek isteyen vatandaşların isimleri sınır sanatı ile yazılarak ikram edilirken, Öğretim Vazifelisi Fatih Sultan Demir, sınır sanatına vatandaşların ilgi gösterdiğini söyledi.
Demir, “Yardımsever insanlarımızın burada Gazze’ye yardımlarını yaparak takviye veriyorlar. Bizde burada hem yardımsever kardeşlerimizin isimlerini yazarak onların yapmış olduğu takviyeye bir formda katkı sunmuş oluyoruz. Çizgi sanatı Kuran lisanıdır. Kuran alfabesidir. Asıl konu zati Kuran-ı Kerim’in yazılması konusudur. Kuran’a gösterilen hürmetten ötürü sınır sanatına ayrıyeten hürmet gösterilmekte. milletimiz talep ediyor. Gelip isimlerini yazdırıyorlar. Bu vesileyle bizde Gazze’ye bir nebze olsun yardım etmiş bulunmaktayız. Fazla kalabalık olduğu için genelde vatandaşlarımızın taleplerini kırmamaya çalışıyoruz. Çadırımızın burada durmaya devam edecek. Bir aktiflik olarak bunu düzenledik. İnşallah nasip olursa inşallah ilerleyen günlerde tekrar tıpkı aktifliği yaparız” tabirlerini kullandı.


Hat sanatı ile Gazze’ye yardım topladılar
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

