Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
11 Ekim, 2018 10:05 tarihinde yayınlandı
0

Hasta ziyaretleri devam ediyor

Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer’in uygulamaya koyduğu projeler arasında yer alan Hastanede yatan hastalar periyodik olarak ziyaret ediliyor.

Safranbolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğüne bağlı ekipler Safranbolu Devlet Hastanesinde yatan hastaları her Cuma ziyaret ederek herhangi bir konuda istekleri olup olmadığı soruluyor.

Hastanede yatan hastalara moral olmak amacıyla uygulamaya koyulan proje vatandaşların memnuniyetini kazanıyor. Ziyaret esnasında hastaların, istek talep ve beklentileri dinleniyor. Hasta ziyaretlerine fırsat buldukça katılan Safranbolu Kaymakamı ve Belediye Başkanı Dr. Fatih Ürkmezer, hayatın tüm zamanlarında hastalıkta, sağlıkta vatandaşın yanında olmaya çalıştıklarını belirtti. Ürkmezer vatandaşlarla yakın temas kurabilecekleri çeşitli projeler geliştirdiklerini ifade ederek, “Geliştirdiğimiz tüm projeler aynı amaca hizmet ediyor, doğru hizmeti verebilmemiz için vatandaşlarımızla birebir iletişim halinde olmamız gerekiyor; böylece devletimizden beklentilerini doğru bir şekilde tespit etme imkanı bulabiliyoruz. Hasta ziyaretlerimiz de vatandaşımızın kendilerini yalnız hissetmemeleri için uygulamaya koyduğumuz bir proje. Hastalarımıza Allahtan acil şifa diliyor tüm hemşerilerimize sağlıklı bir ömür temenni ediyorum’’dedi.

Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ekipleri ziyaret esnasında hastalara, hastanede ihtiyaç duyulabilecekleri bazı hediyeleri de yanlarında götürerek hastaların gönlünü alıyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin