Hamsiyi denizde göremeyen balıkçı kaygılanıyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Ekim, 2024 16:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Hamsiyi denizde göremeyen balıkçı kaygılanıyor

Karadeniz’de bu sezon son yılların en bereketli palamut avı sezonu yaşanırken aynı durum hamsi avında yaşanmıyor. Atalarından “Denizde palamudun bol olduğu yıl hamsi olmaz” tecrübesine sahip yöre balıkçıları, deniz suyunun soğuması ile hamsinin ortaya çıkacağını umudunu taşıyor.

Konuyla ilgili konuşan Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, palamudun hamsiyi yediği yönünde söylentilerin yaygın olduğunu belirterek hamsi için deniz suyunun soğumasını beklediklerini kaydetti. Mutlu, “Son yirmi yıla bakıldığında balıkçıların 5 gün üst üste denize çıkamadığı günleri yaşıyoruz. Hamsi konusunda deniz suyunun bir an önce soğuması yönünde düşüncelerimiz var. Şu anda genel olarak palamut hava açımından sonra Hopa, Tirebolu, Zonguldak taraflarında iyi olduğunu öğrendik. Tahminimiz palamut biraz daha sürecek gibi gözüküyor. Genelde halk arasında palamut hamsiyi yiyor diye bir söylenti var. Bunun bilimsel açıklamasını yetkililer yapar ama sonuçta plajik balıktır. Bu da denizde kaldığına göre demek ki bir şeyler yiyip besleniyor. İnşallah bu hamsi olmaz temennimiz o. Şu anda hamsinin de görülmeyişi bir yerde yavaş yavaş kaygılarımızı da ortaya koymaya başladı. İnşallah birkaç gün sonra hamsi de uç vereceğini umut ediyoruz” dedi.

Belli bölgelerde görülüyor

Hamsinin belli bölgelerde görüldüğüne dair bilgiler aldıklarını ifade eden Mutlu, “Sularda biraz soğuma var. Reis arkadaşlardan bilgi alıyoruz bazıları belli bölgelerde hamsinin kütlesel şekilde olduğunu söylüyorlar. Sonuçta palamut bir balığı yiyip beslenecek inşallah hamsi değildir. Hamsi de olacağını umut ediyorum. Çünkü hava soğudukça biraz daha geç, ne kadar geç olursa bizim için biraz daha iyi olur. Çünkü havalar biraz daha soğur. Umudumuz havaların bir an önce soğuyup hamsinin çıkması. Sonuçta palamudun da devam etmesi de bizim için ayrı bir fayda. Son iki yıldır yani geçen yılla bu yıl bakıyoruz palamut gelirdi göç ederdi bir dönüş yapardı. Şimdi sadece belli bölgelerde av veriyor. Geçen sene Ereğli, Zonguldak o bölgede av verdi. Bugün ağırlıklı olarak Doğu Karadeniz’de av veriyor. Yani balık ta bizi şaşırtıyor” diye konuştu.

Bu sezon palamudun hamsinin boşluğunu doldurduğunu belirten Mutlu, “Kaygımız hamsinin son yıllarda 1-1,5 ay gibi bir zamanda göçünü tamamlıyordu. İnşallah bu 2-3 ay sürer güzel bir av sezonu geçirmiş oluruz. İstavrit palamutla başlardık, şu anda palamut o boşluğu doldurmuş durumda. İnşallah havanın soğumasıyla hamsinin ortaya çıkışı bizi memnun edecek, balıkçımız memnun olacak, vatandaşımız memnun olacak” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
antik kazida 1500 yillik bicak seti bulundu ymHsf3zY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
17 Nisan, 2026 16:52 tarihinde yayınlandı
0
0

Antik kazıda 1500 yıllık bıçak seti bulundu

Karabük’ün Eskipazar ilçesinde bulunan ve “Karadeniz’in Zeugması” olarak adlandırılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmalarında, Geç Roma ve Erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen bıçak seti ortaya çıkarıldı.

Geç Kalkolitik, Roma ve Erken Bizans dönemlerinde yerleşim yeri olarak kullanılan Hadrianopolis Antik Kenti’nde Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın Geleceğe Miras Projesi çerçevesinde yürütülen kazı çalışmaları sırasında “Hamamlı Yapı Kompleksi” içerisinde yer alan mutfak bölümünde bulunan bıçak setinin, farklı boyutlarda ancak benzer tiplerde olduğu belirlendi. Dört parçadan oluşan bıçak setinin yanında ayrıca bir bileme taşının da bulunduğu tespit edildi.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ersin Çelikbaş ve ekibince yapılan incelemelerde, ilk çıkarıldığında oldukça parçalı ve düşük kondisyonda 250 parçadan oluşan bıçak seti, laboratuvar ortamında birleştirilerek özgün formlarına kavuşturuldu.

Ersin Çelikbaş, yaptığı açıklamada, bıçak setinin “Hamamlı Yapı Kompleksi” olarak adlandırılan yapının içerisindeki mutfak bölümünde ortaya çıktığını belirtti.

Bıçak setinin boyutlarının birbirinden farklı olduğunu ifade eden Çelikbaş, “Fakat tip olarak da birbirine çok yakın tiplerde olduğunu söyleyebiliriz. Bunlar dört tane ortaya çıktı ve yanlarında da bir bileme da taşı da mevcuttu. Bıçaklar ilk çıktığı zaman gerçekten kondisyonları çok düşüktü, çok parçalıydı. Yaklaşık 250 civarında parçadan oluşuyordu. Bu parçaları bu süreç içerisinde laboratuvarımızda birleştirdik ve bıçakları tekrar aynı formlarına kavuşmasını sağladık. Bıçaklar neden önemli? Şöyle; bu dördünün bizden aynı yerden çıkmış olması ’Hamamlı Yapı Kompleksi’nde yaşayan insanların acaba dedik, bir hayvancılık mesleğiyle mi uğraştığını bize işaret ediyor? Çünkü Hadrianopolis de gerçekten antik dönemde özellikle Geç Roma ve Erken Bizans dönemlerinde hayvancılık faaliyetlerinin yoğun bir şekilde yapıldığını zaten arkeolojik veriler bizlere sunmuştu” dedi.

“Bu bıçakların da ortaya çıkması, yine antik dönemde Hadrianopolis bölgesinde hayvancılıkla uğraşan ailelerin de burada yaşadığını bizlere göstermiş oldu” diyen Çelikbaş, “Bıçaklar dediğim gibi tipolojik açıdan gerçekten ender rastlanan örneklere sahip. Bunların set halinde çıkması da gerçekten çok önemli. Hem meteorolojik olarak hem de buradaki sosyal hayatla ilgili önemli veriler sunması açısından önemli arkeolojik veriler olduğunu söyleyebiliriz” ifadelerine yer verdi.

“Kösele taşı” bilinenden çok daha eski

Bıçakların yanında bileme taşının da ortaya çıktığını vurgulayan Çelikbaş, şunları kaydetti:

“Bileme taşı da bizim için önemli. Çünkü özellikle Türk-İslam döneminde, Osmanlı döneminde Eskipazar yöresinde ortaya çıkarılan bir taş ocağı var. Buna ’kösele taşı’ deniyor. Bu ’kösele taşı’ dediğim gibi Osmanlı döneminde özellikle bıçak ve kesici aletlerin bilenmesinde kullanılan bir taştır ve çok ünlü o dönemde. Şu anda günümüzde üreten ustalarımız yok o dönemde üreten veya da yakın zamana kadar bu işle meşgul olmuş insanları biz bölgede tanıyoruz. Bu kösele taşından yapılmış bileme taşının da bu kazı alanında ortaya çıkması, bıçaklarla birlikte ortaya çıkması kürsüde kösele taşının bilinenden çok daha eski dönemlere kadar insanlar tarafından kullanıldığını bize kanıtlamış oldu.”

Eskipazar’da hayvancılık faaliyetlerinin 1500 yıldır devam ettiğini aktaran Çelikbaş, “Bıçak setinin biz MS 5-6. yüzyıla ait olduğunu da stratigrafik açıdan tespit etmiş olduk. Dolayısıyla Hadrianopolis coğrafyasında ve günümüz Eskipazar’ında da devam eden hayvancılık faaliyetlerinin yaklaşık 1500 yıldır kesintisiz bir şekilde devam ettiğini de bizlere göstermiş oldu” değerlendirmesinde bulundu.

Bizi sosyal medyadan takip edin