Denizlerde av yasağı 1 Eylül’de başlamasının ardından 15 Nisan’da sona erecek. Karadeniz’de yeni sezonda palamut avıyla başlayan ancak palamutta umduğunu bulamayan balıkçılar hamsi ile umutlanırken bugünlerde de hamsinin iyice azalmasıyla sezonu yavaş yavaş kapatmaya hazırlanıyor.
Doğu Karadeniz Balıkçı Kooperatifleri Birliği Başkanı Ahmet Mutlu, sezonun bitmesine bir buçuk aydan fazla kalmasına rağmen çoğu balıkçıların sezonu kapatmaya hazırlandığını zaten vatandaşın hamsiye de aşırı bir talebinin olmadığını belirtti.
Mutlu,“ “Bugünlerde balık haline hamsi 50-100 kasa kadar geliyor. Dolasıyla bu miktar ne piyasayı ne de esnafı memnun eder. Piyasada hamsiye aşırı bir talep yok. Küçük çapta da olsa istavrit yoğunluğu var. Sezonun kapanmasına biraz uzun süre var ancak balıkçılık açısından sezonun sonu geldi desek yeridir. Çünkü artık masrafları kurtarmıyor tat vermiyor. Bu şartlarda zaten mazot fiyatı yüksek, bunun yanı sıra bir teknede 30-35 kişi çalışanı düşünürken bunların bir kısmı maaşlı bir kısmı pay sistemiyle çalışıyor. Dolayısıyla bu saatten sonraki maliyetler balıkçılara yükten başka bir şey getirmez” dedi.
Bir sezon palamudun az olması bir sonraki sezon ise bol olacağı yönündeki söylentilere katılmadığını kaydeden Mutlu, “Deneme yanılma metoduyla tahmin edilebiliyor. Toriğin havyar tutması, havaların iyi gitmesi veya o balığın ortamına uygun olması üreme anlamında farklılıklar oluşturabilir. Onun için ben buna pek katılmıyorum. Bana göre bu iklimsel bir olay. Ortam oluşursa sonuçta iyi oluyor” diye konuştu.


Hamsiye talep azaldı
CHP’li eski İl Başkanlarından ortak açıklama
“Partimizi kayyumlar değil, üyelerimiz yönetir”
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Karabük teşkilatında geçmiş dönemlerde il başkanlığı görevini üstlenen Adnan Yüce, İsmail Yılmaz, Erdoğan Dinçel, Bayram Karadağ, Abdullah Çakır, Hasan Öztürk, Suat Atalay ve Zeki Karadayı, son günlerde kamuoyunda tartışılan “mutlak butlan” kararına ilişkin ortak bir açıklama yaptı.
Eski il başkanları, söz konusu girişimlerin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını savunarak, bunun CHP’nin kurumsal yapısına ve Türkiye demokrasisine zarar vereceğini ifade etti. Açıklamada, CHP’nin son seçimlerde Türkiye’nin birinci partisi konumuna yükseldiğine dikkat çekilerek, yaşanan sürecin partinin iktidar yürüyüşünü engellemeye yönelik bir hamle olduğu öne sürüldü.
Ortak açıklamada, demokratik siyasetin kişisel hesaplar üzerinden değil, parti tüzüğü, üyelerin iradesi ve hukukun temel ilkeleri doğrultusunda yürütülmesi gerektiği vurgulandı. Olağan süreçlerle alınmış kararların ve örgütlerin ortaya koyduğu ortak iradenin yok sayılmasına yönelik girişimlerin demokrasiye zarar verdiği belirtilerek, bu durumun kamuoyunda gereksiz tartışmalara yol açtığı kaydedildi.
Eski il başkanları, CHP’nin enerjisini geçmişe dönük hukuki tartışmalara harcamak yerine toplumun gerçek sorunlarına odaklanması gerektiğini ifade etti. Açıklamada, “Mutlak butlan” üzerinden yürütülen girişimlerin ülkeye, ekonomiye, partiye ve örgütlere zarar verdiği savunularak, tüm partililer birlik ve dayanışma içerisinde hareket etmeye çağrıldı.
Genel Başkanın liderliğinde sağduyunun hakim olması gerektiğinin vurgulandığı açıklamada, CHP’nin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ülkenin en köklü siyasi partilerinden biri olduğu hatırlatıldı.
Açıklamanın sonunda, Cumhuriyet Halk Partisi’nin ülkenin kurtarıcısı ve Cumhuriyet’in kurucusu büyük bir parti olduğu belirtilerek, “Partimizi kayyumlar değil, üyelerimiz, delegelerimiz ve onların seçtikleri yönetir” denildi.

