Reklam
Reklam

Hamsi atıklarıyla gül yetiştirildi: Hamsi gülü

Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
27 Kasım, 2024 16:30 tarihinde yayınlandı
0

Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü, geliştirdiği proje ile hamsi atıklarını kullanarak topraksız tarımda gül yetiştirdi.

’Kesme Süs Bitkileri Yetiştiriciliğinde Hamsi Atık Hidrolizatlarının Biyoaktivatör Olarak Kullanılması’ isimli TÜBİTAK projesi yapan Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü, balık atıklarını tarımsal üretimde kullanmak amacıyla 2 yıl önce çalışmalara başladı. Projede balık atıkları işletmelerden temin edildi. Daha sonra kimyasal süreçlerle bu balık atıkları aminoasitlere dönüştürüldü. Dönüştürülen bu aminoasitler kullanılarak gül yetiştirildi.

“Bitki besleme ürünü olarak değerlendirerek katma değer sağlamış olduk”

Proje hakkında bilgi veren Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Tütüncü, “Projemiz, TÜBİTAK destekli bir projedir. Hamsi atıklarından günümüzde biyoaktivatör veya biyostimülant olarak tabir edilen ürün geliştirdik ve bu ürünü şu an kesme çiçek olarak kullanılan ve topraksız tarımda Hindistan cevizi torfunda yetiştirilen güllere uygulayarak büyüme parametreleri üzerine etkisini belirliyoruz. Projenin 3. yılındayız. Her yıl düzenli olarak güller hasat edilmekte ve geliştirilen ürünün etkisi incelenmektedir. Aslında balıklar bitkilerde gübre olarak, bitkileri beslemek için eski tarihlerden itibaren kullanılıyor. Ancak biz günümüzde hem yöresel hem lokal bir ürün olan hamsi atıklarını işledik. Bunları da yeni teknolojilerle birleştirerek bitkilerin gübrelemede destek olması amacıyla bir ürün geliştirdik. Türkiye’de avcılıkla balık üretimi en fazla hamsi balığında olmaktadır. Biz de Karadeniz Bölgesi’nde olduğumuz için bu balık atıklarının yeteri kadar bertaraf edilemediğin gördük. Aslında balık atıkları balık unu, balık yağı gibi farklı ürünlere işleniyor, biz bu ürünlerin yanı sıra bitki besleme ürünü olarak değerlendirerek katma değer sağlamış olduk. Bunu ilk olarak güllerde denedik. Farklı bitki türlerinde de deneyerek bitkilerin nasıl geliştiğini gözlemliyoruz. Test ve analizler sonrasında yakın zamanda ticari ürüne dönüştürmeyi hedefliyoruz. Projenin ilk çıkış noktası aslında hamsi atıklarının yeteri kadar bertaraf edilemediğini ve bu atıkların çevreye olumsuz etkisini gördük. Bu amaçla Ordu Üniversitesi’nden Doç. Dr. Koray Korkmaz ile birlikte balık atıklarını nasıl tarımsal üretimde kullanabiliriz diye yola çıktık. Balık atıklarını ticari işletmelerden temin ederek laboratuvarda farklı işlemlerle aminoasitlere dönüştürüyoruz. Deneme seramızda şu an güllere uyguluyoruz” dedi.

Hamsinin işlenmesi sırasında yüzde 55 ile 60 arasında atık meydana geliyor

Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü’nden alınan bilgiye göre, Türkiye’de avcılık ile balık üretiminin yüzde 60-70’ini hamsi oluşturuyor. Hamsi işlenmesi sırasında yüzde 55-60 oranında atık meydana geliyor. Bu atıkların kötü yönetimi su, toprak ve atmosferin kirlenmesine yol açarak insan sağlığı üzerinde ciddi problemlere sebep oluyor. Proje kapsamında hamsi atıklarından elde edilen biyogübreler dünyada ticareti en çok yapılan süs bitkisi olan gülde biyogübre olarak kullanımı araştırıldı. Biyogübreler topraksız tarımda yetiştirilen ve kesme çiçek olarak kullanılan güllerde uygulandı. Hamsi atıklarından elde edilen biyogübreler şu an başta gül olmak üzere, domates ve çim yetiştiriciliğinde uygulanmakta bitki gelişimini ve verimi arttırdığı yapılan analizlerle tespit edildi. Testlerin bitmesinden sonra biyogübrenin ticarileşmesi ve tarımsal üretimde kullanılması bekleniyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin

Dehlizli kaleye yoğun ilgi: Ünye Kalesi 1 yılda 750 bin ziyaretçiyi ağırladı

dehlizli kaleye yogun ilgi unye kalesi 1 yilda 750 bin ziyaretciyi agirladi aJ6dmlkr
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
22 Haziran, 2026 12:37 tarihinde yayınlandı
0 0

Yaklaşık 2 bin 500 yıllık geçmişiyle Karadeniz Bölgesi’nin en önemli tarihi yapılarından biri olan Ünye Kalesi, yeniden ziyarete açıldığı 3 Haziran 2025 tarihinden bu yana yoğun ilgi görüyor. Geçmişten günümüze birçok medeniyete ev sahipliği yapan tarihi kale, bir yılda 750 bin ziyaretçiyi ağırlayarak bölge turizminin gözde destinasyonları arasında yerini aldı.

Pontus, Roma, Bizans, Danişmentler, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin izlerini taşıyan kale, doğal yapısı, tarihi dokusu ve kaya içerisine oyulmuş dehliziyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin farklı şehirlerinden ve yurt dışından gelen ziyaretçiler, tarihi yapının sunduğu eşsiz atmosferi yakından görme fırsatı buluyor. Gerçekleştirilen restorasyon ve çevre düzenleme çalışmalarıyla modern turizm anlayışına uygun hale getirilen kalede, geçmişte sığınak ve su temin amacıyla kullanıldığı değerlendirilen dehlize raylı sistemle inilmesi ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği bölümlerin başında geliyor. Dünyada benzeri bulunmayan bu sistem, kalenin öne çıkan özellikleri arasında gösteriliyor.

Tarihi mirası ve eşsiz manzarasıyla ziyaretçilerine farklı bir deneyim sunan Ünye Kalesi, ilçe ekonomisine ve turizmine de önemli katkı sağlıyor. Her geçen gün daha fazla ziyaretçiyi ağırlayan kale, Ünye’nin kültür turizmi alanındaki marka değerini güçlendirmeye devam ediyor.

Kale ziyaretçileri ise tarihi atmosferden ve yapılan düzenlemelerden duydukları memnuniyeti dile getirerek, bölgenin önemli miraslarından biri olan Ünye Kalesi’nin görülmeye değer bir destinasyon olduğunu ifade etti.

Bizi sosyal medyadan takip edin