Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı’ projesinin yıllık toplantısı Bartın’da yapıldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Eylül, 2016 07:42 tarihinde yayınlandı
0
0

Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı’ projesinin yıllık toplantısı Bartın’da yapıldı

BARTIN 2016 yılı ‘Halk Elinde Anadolu Mandasının Islahı Ülkesel Projesi’ yürütme kurulu toplantısı Bartın’da gerçekleştirildi. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü koordinatörlüğünde yapılan toplantıya Bartın Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Abdulsetter Bayram, Proje Koordinatörü Önder Sözen, Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Teknik Personeli Veteriner Hekim Dr. Kürşat Alkoyak, proje liderleri Prof. Dr. İhsan Soysal, Veteriner Hekim Sezer Öz ve Ziraat Yüksek Mühendisi Ebru Ergüneş Berkün Bartın, İstanbul ve Düzce Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliği Başkan ve çalışanları ile il müdürlükleri çalışanları katıldı. Toplantıda konuşan Bartın Gıda Tarım ve Hayvancılık İl Müdürü Abdulsetter Bayram; halk elinde hayvan ıslah projelerinin çok önemli olduğunu ve bu projelerin uygulanmasında hassasiyet gösterilmesi gerektiğini belirtti. Projeler ile hayvanların halk elinde ve devletçe desteklenerek yürütüldüğünü ifade eden Bayram bunun için emek, zaman ve maddiyat harcandığını bunların heba olmaması için yetiştiricilerin titiz davranmalarını ve dikkatli olmasını istedi. Proje sonucunda halkın yüksek verimli ve iyi huylu mandalara sahip olacağını aktaran Bayram, yetiştirici birliklerinin bu tür projeleri hayata geçirmesiyle ülke mandacılığının gelişme gösterdiğini anlattı. Bayram, İlimizin manda varlığı 2013 yılında 1.700 civarında iken bu projelerin uygulanması ile günümüzde 3.200 civarına ulaştığı” dedi. Toplantı, daha sonra İstanbul, Düzce ve Bartın Damızlık Manda Yetiştiricileri Birliklerinin proje liderleri tarafından illerindeki manda durumları ve proje faaliyetleri hakkında bilgilendirme yapıldı. Toplantıda ayrıca 2015 yılı değerlendirilerek, sorunlar ve çözüm önerileri masaya yatırıldı.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dwdwdw 2
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
25 Mart, 2026 14:41 tarihinde yayınlandı
0
0

Tarihi Evlerde “Yangın Odaları” geleneği yaşıyor

Karabük’ün Safranbolu ilçesine bağlı Kıranköy Mahallesi’nde, Gayrimüslimlere ait bazı tarihi evlerde bulunan “yangın odaları”, 19. yüzyılda yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen mimari önlemleri gözler önüne seriyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür’ün “Safranbolulu Gayrimüslimlerin Mimari Eserlerine Ait Yeni Veriler” adlı makalesinde yer verdiği bilgilere göre, Kıranköy’de 1859 yılında meydana gelen büyük yangın, bölgedeki yapılaşma anlayışında önemli değişimlere yol açtı. Yangın sonrası inşa edilen veya onarılan evlerde, yangına karşı dayanıklı özel bölümler oluşturuldu.

Makaledeki bilgilere göre söz konusu yangın odaları genellikle kış aylarında aile bireyleri tarafından kullanılan ve çoğunlukla ara katlarda konumlandırılan mekanlar olarak dikkat çekiyor. Bu odalar tamamen kesme taş, moloz taş ve harç malzemeler kullanılarak inşa edildi. Ahşap mimarinin yaygın olduğu Safranbolu evlerinin aksine, yangın riskini azaltmak amacıyla taş malzeme tercih edildi.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı olarak tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Dr. Öğr. Üyesi Durmuş Gür, makalesinde 1859’daki büyük yangının, Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Yangın odalarının hem barınma hem de afet anında korunma amacıyla tasarlandığına dikkat çekiliyor.

Yangın odalarının kapıları da diğer odalardan farklı tasarlandı. Metal kapılara sahip olan bu bölümler, çoğunlukla kare ya da dikdörtgen planlı olup üzerleri tonoz örtü sistemiyle kapatıldı. Bu özellikler, yangının yayılmasını önlemeye ve aile bireylerine güvenli bir alan sağlamaya yönelik bilinçli bir mimari çözüm olarak değerlendiriliyor.

Özgün Örnek: Saffronia 1900 Konak

Kıranköy’de bu geleneğin özgün örneklerinden biri de günümüzde butik otel olarak hizmet veren Saffronia 1900 Konak’ta görülüyor. Yapının içerisinde bulunan yangın odası, taş duvar örgüsü, tonoz örtüsü ve kapı detayıyla geleneksel mimari özellikleri yansıtıyor.

Bu tür yapılar, yalnızca estetik veya turistik değer taşımıyor; aynı zamanda geçmişte yaşanan büyük felaketlerin ardından geliştirilen korunma yöntemlerini somut biçimde günümüze aktarıyor. Gür de makalesinde, 1859’daki yangının Kıranköy’de yaşayan Gayrimüslim toplumun konut mimarisinde güvenlik odaklı yeni uygulamalara yönelmesine neden olduğunu vurguluyor. Mübadele öncesinde alınan önlemlerin ardından günümüzde yaşanan yangınların tamamen talihsizlik ve hatalı uygulamalar olduğuna değinen Araştırmacı, modern dönemde yapılan uygulamalarda tarihi yapılardaki düzenlemelere çok daha fazla dikkat edilmesi gerektiğinin altını çiziyor.

Bugün ayakta kalmayı başaran tarihi evlerin ve içlerindeki özgün unsurların korunması, sadece mimari mirasın değil, toplumsal hafızanın da korunması anlamına geliyor. Yangın odaları, Safranbolu’nun afet tecrübesini ve bilinçli yapılaşma geleneğini temsil eden önemli unsurlar arasında yer alıyor.

Safranbolu’daki tarihi konakların aslına uygun şekilde restore edilmesi ve özgün detayların yaşatılması, geçmişten çıkarılan derslerin gelecek kuşaklara aktarılması açısından büyük önem taşıyor. Kıranköy’deki yangın odaları ise bu mirasın en çarpıcı örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin