Bartın’ın Kurucaşile ilçesinde esnaf, ev kadınları, muhtar, belediye başkanı ve siyasetçilerden oluşan bando takımı kuruldu. Bando takımı ilk gösterisini ise 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı nedeniyle Fener Alayı’nda gerçekleştirdi.
Bartın’ın 2 bin 100 nüfuslu Kurucaşile ilçesinde, aralarında manav, fırıncı, balıkçı, berber, tuhafiyeci, muhasebeci, oto yıkamacı, baklavacı, tekne yapım ustası, mobilyacı, ev kadını, belediye başkanı, belediye meclis üyeleri ve muhtarların olduğu bando takımı kuruldu. Kurucaşile’de 1 ay önce ‘Kurucaşile Halk Bandosu’ olarak kurulan 32 kişilik bando takımını, 2003 ve 2008 yılları arasında Kurucaşile Çok Programlı Lisesi’nde bando takımında yer alan arkadaş grubu oluşturuyor. Majörlüğünü Kurucaşile Belediye Başkanı Uğur Güneş’in öncülüğünde kurulan bando takımının çalışmaları, üyelerinin mezun olduğu okulun bahçesi ve spor salonunda gerçekleştiriliyor.
Yaşları 35 ile 40 arasında değişen 16’sı kadın, 16’sı erkek 32 kişinin yer aldığı bando takımının trampet, davul, zil ve borazanlarının ise büyük bir kısmı takım üyelerinin kendi aralarında topladıkları paralarla temin edildi.
Lisedeki öğretmenlerin de desteğiyle haftada 3 gün çalışma yapan bando takımı ilk sınavını ise 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı akşamı ilçede düzenlenen Fener Alayı’nda verdi. Hükümet konağı önünde kısa bir gösteri düzenleyen bando takımı, yüzlerce kişi eşliğinde yürüyüş gerçekleştirdi. Bando, meşale ve dev bayraklar eşliğinde gerçekleşen Fener Alayı, liman bölgesinde sona erdi.
Bartın’da binlerce kişi Fener Alayı’na katıldı
Bartın il merkezinde gerçekleşen Fener Alayı’na ise binlerce kişi katıldı. Bartın protokolünün de katıldığı yürüyüş, Bartın belediye binası önünde başladı. Cumhuriyet Meydanı’nda sona eren Fener Alayı’nda dev Türk bayrağı açılarak meşaleler yakıldı. Büyük coşkunun yaşandığı Fener Alayı’nda binlerce kişi, marşlar eşliğinde yaklaşık 1,5 kilometre yol yürüdü.
Hava fişek gösterileri aydınlanan meydandaki 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları, Hande Ünsal konseri ile sona erdi.


Halk bandosu ilk gösterisini Fener Alayı’nda sergiledi
Bakan Gürlek açıklamıştı: 20 yıllık faili meçhul olayı zanlıları adliyede
Adalet Bakanı Akın Gürlek’in, 2006 yılından bu yana faili meçhul kalan bir kadın cesedinin kimliğinin tespit edildiğini ve olayla ilgili 3 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildiğini açıklamasının ardından, Samsun’un Bafra ilçesinde 20 yıllık cinayet dosyası kapsamında gözaltına alınan şüpheliler adliyeye sevk edildi.
Samsun’un Bafra ilçesinde 14 Mart 2006 tarihinde Ozan Çayı’nda bulunan ve uzun yıllar kimliği tespit edilemeyen kadın cesedine ilişkin faili meçhul cinayet dosyasında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Bafra Cumhuriyet Başsavcılığı, 4 Mayıs 2026 tarihinde Samsun İl Jandarma Komutanlığı’na gönderdiği yazıda, JASAT personelinden özel bir ekip kurulmasını istedi. Yazıda, Ozan Çayı’nda bulunan cesedin 25 yaşlarında bir kadına ait olduğunun değerlendirildiği, ölümün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı meydana geldiği ve dosyada bugüne kadar herhangi bir gelişme kaydedilemediği belirtildi.
Yalova’da 2004 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı
Soruşturmanın yeniden derinleştirilmesiyle birlikte JASAT ekipleri, 2005-2006 yılları arasında kayıp ihbarı verilen kadınlara ilişkin daraltılmış çalışma yaptı. Yapılan analizlerde, cesedin Yalova’da 2004 yılında kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği değerlendirildi.
Bu kapsamda Gülcan Yazıcı’nın kızı Sultan Orta’dan DNA örneği alındı. Bafra Sulh Ceza Hakimliği’nin kararıyla buluntu cesetten elde edilen DNA profili ile kızından alınan biyolojik örnekler karşılaştırıldı. Adli Tıp Kurumu tarafından hazırlanan raporda, kimliği meçhul cesedin DNA profili ile SO kodlu kişinin DNA profili karşılaştırıldı. Raporda, kimliği meçhul şahsın yüzde 99,99 ihtimalle SO kodlu kişinin biyolojik annesi olabileceği tespit edildi. Böylece 2006 yılında Ozan Çayı’nda bulunan kadın cesedinin, kayıp olarak aranan Gülcan Yazıcı’ya ait olabileceği yönündeki değerlendirme DNA raporuyla güçlendi.
17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya gelmiş
Dosyada yer alan araştırma ve analiz tutanağına göre, Gülcan Yazıcı’nın 17 Kasım 2005’te kızının doğum günü için Bafra’ya geldiği, çocukları Sultan ve Selim’i ziyaret ettiği, bir süre sonra köyden ayrıldığı, kızına bir telefon numarası verdiği ve daha sonra kendisinden bir daha haber alınamadığı belirtildi.
JASAT ekiplerinin yaptığı çalışmada, Ozan Mahallesi ile Boğazkaya ve Darboğaz Mahallelerinin birbirine yakın olduğu, Gülcan Yazıcı’nın son görüldüğü yer ile cesedin bulunduğu bölge arasında bağlantı kurulduğu ifade edildi.
Soruşturma kapsamında, dosyada adı geçen N.Y., B.A. ve O.O. isimli şahısların “olası şüpheli” olarak değerlendirildiği, bu kişilerin ikametlerinde arama yapılması ve eş zamanlı olarak gözaltına alınmaları için işlem başlatıldığı öğrenildi.
Zanlılar Bafra Adliyesi’nde
Savcılığın talimatı doğrultusunda, şüphelilerin adreslerinde 2 Haziran günü saat 07.00 ile 12.00 arasında yapılan aramalar sonucunda 3 kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınan şahıslar, geniş güvenlik önlemleri altında Bafra Adliyesi’ne sevk edildi.
Yaklaşık 20 yıldır faili meçhul olarak kalan cinayet dosyasında, DNA raporları ve JASAT ekiplerinin yürüttüğü çalışmalarla önemli delillere ulaşıldığı belirtilirken, soruşturmanın çok yönlü olarak sürdürüldüğü öğrenildi.

