blank
Berkay Doğan tarafından
01 Mayıs, 2025 13:21 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Hak-İş Emekçinin Sesini, 1 Mayıs Haftasında Karabük’ten Yükseltti

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü sebebiyle bugün Kardemir önünde işçiler ve çok sayıda sivil toplum kuruluşu temsilcileri bir araya geldi.

Karabük Milletvekili Ali Keskinkılıç, konuşmasına: "Karabük'ü emeğin başkenti yapan, alnının teriyle bileğinin gücüyle ekmeğini çıkaran kardeşlerim, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Bayramı kutlu olsun" sözleriyle başladı.

Ardından günün anlam önemini belirten konuşmasına, fabrikanın kuruluşundan itibaren emeği geçen; ancak bugün burada olamayanlara, başta Rahmetli Metin Türker’i yad ederek devam etti.

Keskinkılıç: “Karabük emeğin başkentidir, emekçinin şehridir. Hep de böyle kalacaktır. Tüm Türkiye’ye örnek olacak bir Türkiye toplu iş sözleşmesi yaptık. Bugün bunun mutluluğuyla bu bayramı kutluyoruz. Bugün burada olan emekçi kardeşlerimize huzur ve sağlık içinde kazasız belasız bir çalışma hayatı diliyorum. Bu şehre verdiğiniz emek için, mücadeleler için minnetlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.” dedi.

HAK İŞ Konfederasyona bağlı Özsağlık İş Sendikası Karabük Şube Başkanı Damla Yılmaz Ekemen, konuşmasında: “Bugün alın terimizin emeğimizin, birlik ve dayanışmamızın günüdür. Ülke genelinde bu hafta çeşitli illerde (Kocaeli, Van, Aydın, Konya, Gaziantep) basın toplantıları düzenleyerek, güçlü bir “birlik ve dayanışma ruhunun” hep birlikte yaşatılması amacıyla bir araya geldik. Van ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyelerinden hukuksuz ve haksız bir şekilde işten çıkarılan 360 gündür eylem çadırlarında ekmeği ve hakkı için direnen eylemci kardeşlerimizin yanı sıra diğer belediyelerde grev yapan kardeşlerimizin de yanında olduğumuzu belirtmek istiyoruz. Sendikadan dolayı işten çıkarılan emekçilerin de yanında olduğumuzu vurguluyoruz.

Terörden arındırılmış bir Türkiye’ye tam desteğiz. Tek bir ses, tek bir yürekle meydanlardayız. Bugün 81 ilde tüm emekçilerimizin ve emeklilerimizin gelirlerinin ülke enflasyonuna göre belirlenmesini, çalışamayana işsizlik sigortasının verimli bir modele dönüştürülmesini, vergilerin ise “az kazanandan az çok kazanandan çok” anlayışıyla alınmasını talep ediyoruz. Sendika haklarının işyerlerinde yaygınlaştırılmasını talep ediyoruz. Herkesin emeğinin karşılığını alacağı kayıt dışı ve güvensiz ortamlarda çalışılmamasını, yeşil işler çevre dostu iş politikaları geliştirilmesini talep ediyoruz. Ev işçileri ve tarım işçilerin hakları yanı sıra uzaktan ve kısmı çalışmaların haklarının düzenlenmesini kadınlar ve çocuklar için iş ortamlarının sağlıklı ve yasal olmasını talep ediyoruz. Mobbinge maruz bırakılan emekçilerin meslek kodlarının belirgin kılınmasını istiyoruz. İşyerlerinde psikososyal şiddet olmaması için sosyal adalet, birlik ve beraberlik dayanışma ruhunun gücüne güç kattığı güçlü Bir Türkiye istiyoruz” ifadelerinde bulundu.

Haber videosu için TIKLAYINIZ!

Bizi sosyal medyadan takip edin
blank
Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Ocak, 2026 20:45 tarihinde yayınlandı
Okuma Süresi: 2dk
Yorum: 0

Babaanne ve iki torununu öldüren sanığa 45 yıl 10 ay hapis

Zonguldak’ta bıçaklı kavgada babaanne ve iki torununu öldürmekten yargılanan sanık, 45 yıl 10 ay hapis cezasına çarptırıldı.
21 Temmuz 2025’te merkeze bağlı Köroğlu köyünde yaşanan olayda Halil Can Köroğlu, kardeşi Emirkan Köroğlu ve babaanneleri Nazmiye Köroğlu, düğün dönüşü Erdeniz K.’nın evinin önünde tartışma yaşadı. İddialara göre Erdeniz K. bıçakla iki kardeşe saldırırken, torunlarını korumak için araya giren babaanne Nazmiye Köroğlu da bıçak darbelerinin hedefi oldu. Yakınlarının aracıyla hastaneye kaldırılan 3 yaralı, hastanelerde yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı.
Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen karar duruşmasında tutuklu sanık Erdeniz K.’nın yanı sıra maktullerin yakınları ve taraf avukatları yer aldı. Olayda ölen Halil Can ve Emirkan Köroğlu’nun babaları İsmail Köroğlu, sanığın en ağır cezayı almasını istedi.
Karar öncesi söz verilen anne Fatma Köroğlu ise çocuklarında kusur aranmaya çalışıldığını ancak kusur olmadığını söyleyerek, "Çocuklarımın ellerinde hiçbir şey yoktu. Kendisi çocuklarımı tehdit edip ölüme çekti. Kalbinden vurdu. Hepsini yere serdi. Çocuklarıma pusu kurmuş. Benim çocuklarımı tahrik etti. Hakkımı helal etmiyorum. En ağır müebbet cezası almasını istiyorum. Adalete inanıyorum, adalet yerini bulacak" dedi.

"Evi basılan, küfür edilen benim, pişmanım"
Cumhuriyet savcısının mütalaasını açıklamasının ardından son sözü sorulan sanık Erdeniz K., "Bu olayın öncesi, geçmişi var. Planlayıp bir şey yapmadım. Yapılanları tasvip etmiyorum. Evi basılan, küfür edilen, tehdit edilen benim. Ben kimseyi tehdit, küfür etmedim. Hepsi güçlü çocuklar, benim onlarla mücadele etme şansım yok. Takmışlar kafayı bana. Ben evimi korudum. Onlara ‘Gidin’ diyordum, kimse gitmiyordu. Bile isteye kimseyi bıçaklamadım. Hayatım mahvoldu. Kesinlikle onlara kin gütmedim. Kendi ailemin namusunu, şerefini korudum. Çok üzgünüm. Pişmanım" dedi.
Sanığın avukatları ise olayın meşru müdafaa sınırları içerisinde ya da sınırı aşan eylem olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde savunma yaptı.

Maktul yakınlarından sanığa ve avukatlarına beddua
Duruşmada karar için ara verildiği sırada maktullerin annesi Fatma Köroğlu, sanığın avukatlarına beddua etmesi üzerine salondan çıkartıldı. Mahkeme heyeti, sanık Erdeniz K.’ye haksız tahrik altında kasten öldürme suçundan Nazmiye Köroğlu’na yönelik eyleminden 20 yıl, Halil Can Köroğlu’na yönelik eyleminden 12 yıl 6 ay ve Emirkan Köroğlu’na yönelik eyleminden 13 yıl 4 ay olmak üzere toplamda 45 yıl 10 ay hapis cezası verdi.
Duruşmanın ardından maktullerin yakınları, adliye önünde karara tepki gösterdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin