Hafızlık Yarışması Türkiye Finali Safranbolu'da yapıldı - Karabük Haber Postası
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Nisan, 2019 14:28 tarihinde yayınlandı
0
0

Hafızlık Yarışması Türkiye Finali Safranbolu’da yapıldı

Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Genç Muhafızlar Hafızlık Yarışması Türkiye Finali”  Safranbolu ilçesinde gerçekleştirildi.

Safranbolu Şehit Murat Akdemir Anadolu İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu’nda düzenlenen finale, Ankara, Aydın, Gaziantep, Kayseri, İstanbul, Düzce, Amasya, Isparta, Siirt, Erzurum, Bayburt, Adana, Bursa, Rize ve Manisa’dan 20 İmam Hatip ortaokul ve lise öğrencisi hafızlar katıldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programa Karabük Valisi Fuat Gürel, AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş, Safranbolu Kaymakamı Dr. Fatih Ürkmezer, Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, Diyanet İşleri Başkanlığı Mushafları İnceleme ve Kırat Kurulu Başkanı hafız Osman Şahin, Emniyet Müdürü Sırrı Tuğ, Safranbolu İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş ile çok sayıda daire müdürü, din görevlileri, öğrenciler ve veliler katıldı.

Programın açılışında konuşan Milli Eğitim Bakanlığı Din Öğretimi Genel Müdürü Nazif Yılmaz, İmam Hatip okullarının Türkiye’de özgün varlığı ile devam ederek birbirinden güzel çalışmalara imza attıklarını söyledi. Yılmaz, son zamanlarda İmam Hatip okullarında program çeşitliliğini ortaya koyduklarını belirterek, “Şu an hem dil öğreten, hem de hafızlık eğitimi verilen, hem de sanat eğitimi verilen okullarımız var. Musiki programı, hat, spor gibi değişik programların yanı sıra yabancı dilde İspanyolca, Almanca, İngilizce ve Rusça ile beraber seneye Çince hazırlık sınıfı açıyoruz. Gelecekte İslam dünyasında bizi daha güçlü bir şekilde irtibat kurabileceğimiz bütün alanlarda insan yetiştirme gayretindeyiz. Hafızlık yetiştiren okullarımız örgün eğitimle birlikte 132 okulumuz var ve bunun 33’ü proje okulları. Bu okullarımızda 5. Sınıfta okul merkezli kurs destekli, 6. Sınıfta ise kurs merkezli okul destekli hafız yetiştirme programları uygulanıyor. Bu çerçevede şuan 15 bin öğrencimiz bu programa tabi. 34 yıldır devam eden bu yarışmada minik hafızlarla onların hafız abileri ile aynı yarışma ortamında farklı kategoride yarışacaklar” dedi.

AK Parti Karabük Milletvekili Niyazi Güneş ise, “İmam Hatip okullarının sayıları bir ara azalmaya doğru gidiyordu ama o bir azalış değil, bize bir ikazdı. Biz o dersi çıkardık, ibreti aldık, hadiseleri iyi okumaya çalıştık ve bugün iki kategoride çocuklarımızı izleyeceğiz. Buna şükretmemiz gerekiyor” dedi.

Konuşmaların ardından yarışmaya katılan 20 hafız, Osman Şahin, Ahmet Karalı, Fatih Okumuş, İlyas Yılmaztürk ve Kerim Öztürk’ten oluşan seçici kurul önünde Kur’an-ı Kerim’den ezbere sureler okudu. Yarışmada, ortaokul kategorisinde Ankara Yenimahalle Şehit Ömer Halisdemir Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Mustafa Can Ağırbaş birinci, Düzce Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Ortaokulu’ndan Hamza Öztaş ikinci, İstanbul Zeytinburnu Seyit Nizam Şehit Semih Balaban İmam Hatip Ortaokulu’ndan Eyüp Ensar Terzioğlu üçüncü oldu.

Lise kategorisinde ise Tevfik İleri Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Muhammed Odacıoğlu birinciliği, Rize Kaptan Ahmet Erdoğan Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Hüseyin Uçar ikinciliği, Adana Anadolu İmam Hatip Lisesi’nden Mustafa Al Hüseyin üçüncülüğü elde etti. Dereceye giren hafızlara çeşitli ödüller verildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
okullardaki siddet derin bir toplumsal sorunun yansimasi 1TVMEDAR
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Nisan, 2026 00:22 tarihinde yayınlandı
0
0

“Okullardaki şiddet derin bir toplumsal sorunun yansıması”

Psikiyatri Uzmanı Dr. Cengiz Çelik, son dönemde okullarda art arda yaşanan silahlı saldırıların yalnızca bireysel şiddet olayları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu tür olayların daha derin bir toplumsal krize işaret ettiğini söyledi.

Bu tür olayların bireysel patolojilerin ötesinde ele alınması gerektiğini vurgulayan VM Medical Park Samsun Hastanesi Psikiyatri Kliniği’nden Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan bu olaylar, toplumsal yapıda biriken sorunların dışavurumu olarak değerlendirilmelidir” dedi.

“Görünmezlik ile görünür olma arzusu çatışıyor”

Saldırıların arka planında çoğu zaman yoğun bir değersizlik hissi ve dışlanmışlık algısının bulunduğunu ifade eden Uzm. Dr. Çelik, “Fail profillerinde sıkça, ‘görünmez olma hissi ile görünür olma arzusu’ arasında bir çatışma görülmektedir. Özellikle ergenlik ve genç yetişkinlik döneminde kimlik gelişiminin kırılgan yapısı, bu tür uç davranışlara zemin hazırlayabilir” diye konuştu.

“Sadece bireysel değil, toplumsal bir mesele”

Bu olayların yalnızca bireysel psikopatolojiyle açıklanamayacağını dile getiren Uzm. Dr. Çelik, sosyolojik faktörlerin de göz önünde bulundurulması gerektiğini belirtti. Uzm. Dr. Çelik, “Günümüzde artan yalnızlık, yoğun rekabet baskısı ve sosyal medya üzerinden sürekli karşılaştırılma hali gençler üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Okullar ise giderek sadece akademik başarıya odaklanan yapılar haline gelirken, duygusal ve sosyal gelişim çoğu zaman geri planda kalıyor” dedi.

“Şiddetin normalleşmesi risk oluşturuyor”

Medya ve dijital platformlarda şiddetin estetize edilmesinin önemli bir risk faktörü olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Çelik, “Kimlik arayışı içindeki gençler bu tür eylemleri bazen ‘iz bırakma’ ya da ‘mesaj verme’ aracı olarak algılayabiliyor” şeklinde konuştu.

“Aidiyet duygusu zayıflıyor”

Okulların güvenli ve kapsayıcı alanlar olması gerektiğini söyleyen Uzm. Dr. Çelik, “Akran zorbalığı, sosyal dışlanma ve zayıf öğretmen-öğrenci ilişkileri, gençlerin aidiyet duygusunu zedeliyor. Aidiyetin kaybolduğu ortamlarda ise öfke, yabancılaşma ve düşmanlık duyguları gelişebiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

“Çözüm için çok yönlü yaklaşım şart”

Sorunun çözümü için bütüncül bir yaklaşım gerektiğini belirten Uzm. Dr. Çelik, şu önerilerde bulundu:

“Okullarda psikososyal destek mekanizmaları güçlendirilmeli, psikolojik danışman sayısı ve etkinliği artırılmalıdır. Risk altındaki bireyleri erken tespit edecek sistemler kurulmalı, aileler çocukların duygusal ihtiyaçlarına daha fazla odaklanmalıdır. Medya ise şiddeti sansasyonel biçimde sunmak yerine bilinçlendirici bir dil benimsemelidir.”

“Toplumun aynasına bakmalıyız”

Bu tür olayların yalnızca bireysel suçlar olarak görülmemesi gerektiğini anlatan Uzm. Dr. Çelik, “Okullarda yaşanan silahlı saldırılar, aslında çok daha önce sessizce biriken kırılmaların yansımasıdır. Bu olaylar, toplum olarak görmemiz gereken gerçekleri ortaya koymaktadır” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin