Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Ekim, 2024 08:07 tarihinde yayınlandı
0

Hacıkerimoğlu: “Benim önceliğim Trabzonspor başkanlığı değil, kulübün camiaya iadesiydi”

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) eski yönetim kurulu üyesi ve adı Trabzonspor başkan adaylığı için geçen Mustafa Hacıkerimoğlu, önceliğinin Trabzonspor başkanlığı değil, kulübün camiaya iadesi olduğunu söyledi.

Mustafa Hacıkerimoğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Öncelikle, Trabzonspor başkanlığına beni layık görüp bu göreve aday olmam için telkinde bulunan büyüklerimize ve camianın her bir ferdine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Yıllardır üzerinde çalıştığımız, mevcut başkanımız da dahil olmak üzere, eski başkanlarımızın tamamını ziyaret ederek uzun uzun anlattığımız bir projemiz var. Ancak, demokrasinin devre dışı kaldığı, azınlığın bağımsızca karar verdiği, tek taraflı bilgilerle yetinmek zorunda kaldığımız ve büyük bilgi kirliliği yaşadığımız bir zaman dilimi içerisindeyiz. Camiamızın büyükleriyle istişare halindeyiz; fakat biz sadece Trabzonspor kongresini konuşmuyoruz, biz bir değişimi konuşuyoruz. Çoğunluğun iradesiyle hareket edilmesine inanan, uzmanların karar verdiği ve şeffaflığın uygulandığı bir zaman dilimini konuşuyoruz. Aynı zamanda, Trabzonspor yönetimi henüz kongre tarihini ilan etmemiştir” ifadelerini kullandı.

“Benim önceliğim Trabzonspor Başkanlığı değil, Kulübün camiaya iadesidir”

“Benim önceliğim Trabzonspor Başkanlığı değil, Kulübün camiaya iadesidir” diyen Hacıkerimoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: ” Bu konuda büyüklerimizle ve çoğunluğun görüşünü alarak bir uzlaşı sağlanması halinde, ben her zaman söylediğim gibi, bu büyük akrabanın emrindeyim. İstişarelerimiz sonuçlandığında neden “iade”yi konuştuğumuzu ve bunu nasıl hayata geçireceğimizi sizlerle paylaşacağım. Bu kulüp bize büyüklerimizden toprak gibi miras kalmıştır. Bu miras üzerinde haklarımız olduğu gibi sorumluluklarımız da vardır. Bu sebeple her birinizin duygu ve düşünceleri benim için çok önemlidir.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin