Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
17 Mayıs, 2023 22:05 tarihinde yayınlandı
0

Güven’den Hemşireler Haftası Kutlama Mesajı

Türk Hemşireler Derneği Karabük İl Temsilcisi Dr. Öğretim Üyesi Durdane Yılmaz Güven, Hemşireler Haftası dolasıyla kutlama mesajı yayımladı.

Güven, mesajında son yıllarda küresel ve ulusal düzeyde yaşanılan afetlerde her şartta en önce ve kati sürdürülmesi gereken hizmetlerin başında sağlık hizmetleri geldiğini ve sağlık hizmetlerinin yüzde 80’nin uygulayıcısının da hemşireler olduğunu belirtti.

“Halkın hak ettiği sağlık bakımını alabilmesinin garantisi hemşirelerdir” diyen Güven, “Adil ve insan merkezli bakıma erişmenin ve sürdürmenin garantisi hemşirelerdir. Küresel sağlık sorunlarının üstesinden gelmede, küresel sağlığa erişme ve geliştirmede kilit sağlık çalışanları hemşirelerdir. Daha sağlıklı toplumlar, gelişen ekonomi ve güçlü uluslar için kilit sağlık çalışanları hemşirelerdir. Ancak halen hemşireler görünmez ve tükenmez bir kaynak olarak görülmeye devam etmektedir. Pandeminin etkilerinin devam ettiği, deprem felaketinin açtığı yaraların acısını ilk günkü gibi hissettiğimiz bu günlerde hemşireler, olumsuz çalışma şartları, aşırı iş yükü, ekonomik zorluklar, baskı, mobbing, şiddet gibi pek çok olumsuzlukla mücadele etmeye devam etmekte, tükenmekte, emekli olmakta, göç etmektedir. Peki neden? Çünkü hemşirelerin refahını sağlayamıyoruz, bireysel sağlıklarını koruyamıyoruz, meslekte tutamıyoruz, ülkede tutamıyoruz. Ülkemizde hemşirelik mesleği tehdit altındadır, dolayısıyla sağlık hizmetlerinin niteliği ve geleceği tehdit altındadır. Geleceğimiz tehdit altındadır” ifadelerini kullandı.

2023 yılında dünyadaki hemşire açığının 30 milyonu bulduğunu aktaran Güven, “Küresel bir kriz olarak da ifade edilen hemşire işgücündeki açık, hemşire göçünün söz konusu olduğu bizim gibi ülkelerde çok daha büyük bir sorundur. Ülke olarak hemşirelik mesleğine yatırım yapmamız, bir başka ifadeyle sağlık hizmetlerine yatırım yapmamız, geleceğimize yatırım yapmamız gerekmektedir. Çünkü sağlık ve sağlık hizmetleri bir maliyet olarak değil, bir yatırım olarak kabul edilmeli ve önemsenmelidir” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin