Gürcistan yoğun kar yağışı nedeniyle Artvin’de uzun tır kuyrukları oluştu - Karabük Haber Postası
gurcistan yogun kar yagisi nedeniyle artvinde uzun tir kuyruklari olustu rS2STlGs
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
28 Şubat, 2025 12:07 tarihinde yayınlandı
0
0

Gürcistan yoğun kar yağışı nedeniyle Artvin’de uzun tır kuyrukları oluştu

Gürcistan’daki ağır kar yağışı, Sarp Hudut Kapısı’nda tır geçişlerini durma noktasına getirerek Artvin’in 3 ilçesinde kilometrelerce uzunlukta tır kuyruğu oluşturdu.

Türkiye’nin Gürcistan üzerinden Kafkas ülkelerine açılan Artvin’in Kemalpaşa ilçesinde bulunan Sarp Hudut Kapısı’ndan geçerek ihracat yüklerini teslim edecekleri adreslere götürmek için yola çıkan tırlar Artvin’de bir sefer daha uzun kuyruklara maruz kaldı. Gürcistan tarafındaki kar yağışının tesiriyle tır geçişlerinde büyük aksamalar yaşanıyor. Gürcistan’da yollarda 1 metreyi bulan kar kalınlığı, tırların ilerlemesini engellerken, geçişler adeta durma noktasına geldi. Sarp Hudut Kapısı’nda bekleyen tırlar, Kemalpaşa, Hopa ve Arhavi ilçelerinde kilometrelerce uzayan kuyruklar oluşturdu.

Karadeniz Kıyı Yolu üzerinde sağlı sollu yol kenarına park eden tırlar, trafiğin de aksamasına sebep oldu.

Tır şoförleri, geçiş için günlerce beklemek zorunda kaldıklarını belirterek yaşadıkları problemlerin işlerini aksattığını ve geçişlerdeki gecikmelerin çözülmesi için yetkililerden yardım talep ettiklerini söz etti. Bekleme müddetlerinin 5 ile 7 gün ortasında değiştiğini belirten şoförler, bu süreçte büyük zorluklarla karşılaştıklarını vurguladı.

Gürcistan tarafındaki kar yağışı nedeniyle sonda tır geçişlerinin neredeyse büsbütün durduğunu söyleyen tır şoförü Yiğit Ayaydın, “5 yıldır tır sürücülüğü yapıyorum. Şu an Arhavi-Hopa ortasında yol kenarına tırımızı park ettik, 4 gündür sıra bekliyoruz. Kapının kapalı olduğunu söylüyorlar. Ne vakit açılacağı belirli değil. 5-6 gündür bekleyen arkadaşlarımız var. Sarp Hudut Kapısı’nda daima mağdur oluyoruz. Yazın sistem güncellemesi nedeniyle, kışın ise kar nedeniyle dert yaşıyoruz” dedi.

Hataylı tır sürücüsü Mehmet Balçık ise 4 gündür sıra beklediğini belirterek “Kar nedeniyle yolların kapalı olduğundan ötürü bekliyoruz. Tahminen 1 metreyi bulduğunu söylüyorlar. Beklemekteyiz. Yarın ne olacağı belirli değil” halinde konuştu.

Öte yandan Gürcistan tarafından Sarp Hudut Kapısı’nı geçip Türkiye’ye dönmek isteyen tır şoförlerinin de günlerdir beklediği öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay