Reklam
Reklam

Günler sonra enkazdan çıkarılan ve hayata tutunan depremzede, inanlara yardım için hemşire oldu

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Ekim, 2023 21:02 tarihinde yayınlandı
0

Van’ın Erciş ilçesinde yaşayan Ferhat Tokay, 2011 yılında meydana gelen Van depreminde 5 gün sonra enkazdan çıkarak hayata tutundu.

Ferhat Tokay, kendisi kurtaran akut çalışanları ve birçok tanıdığının sayesinde bıraktığı okula tekrardan başlayıp insanlara yardımcı olabilmek için sağlıkçı oldu. 2011 depremin üzerinden 12 yıl geçmesine rağmen hala o anlara unutamayan Tokay, “Deprem olduğunda 13 yaşındaydım. Şartlardan dolayı okulu bırakmış okumuyordum. Depremden sonra sağlığım yerine geldiğinde, beni kurtaran Akut ve AFAD çalışanlarından etkilenip onların ve yakınlarımın yardımıyla tekrardan okumaya başladım. Beni kurtaranlardan etkilendiğim için ben de hayat kurtarabilirim diyerek üniversiteyi bitirdim” dedi.

Yıllar sonra kendi memleketime hemşire olarak atanan Ferhat Tokay, “Erciş Devlet Hastanesinde hemşire olarak çalışıyorum. Ercişliyim 25 yaşındayım, 2011 Erciş depreminde 5 gün enkaz altında kaldım, enkaz altından akut tarafından kurtarıldım. Tedavi sonrasında Erciş’e döndüm, bahçeye kurduğumuz çadırda kalmaya devam ettik. Deprem olduğu sene şartlar biraz zordu okulu terk etmiştim tekrar böyle depremle alakalı bir röportaj vermek için İstanbul’a gittiğimde, Bursa’da tekrar okula başladım, bitirdim. Üniversiteyi Kastamonu’da okudum. Erciş Devlet Hastanesinde kendi memleketime hizmet etmek için atandım. Ben hastanede acil hemşiresiyim. Acilde triyaj bölümünde çalışıyorum. Ben Akut, AFAD bunların sayesinde kurtarıldım tekrar hayata tutunma şansı buldum. Sağlıkçı olmaya karar verirken aslında bu depremden kurtarılma anı bende çok etkili olmuştu. Bu yüzden ben de insanlara yardım edebilmek için sağlıkçı olmayı tercih ettim. Beni kurtaranların kimler olduğunu araştırıp buldum Muğla’ya gittim onları buldum onlara şahsen teşekkürlerimi iletmek için Muğla’ya gittim. Onlarla oturup sohbet etme şansımız oldu. Teşekkürlerimi de dile getirdim hatta buradan onlara tekrar teşekkür ediyorum Allah onlardan da razı olsun. Tüm deprem bölgesinde yardım eden gönüllü olsun görevli olsun herkese teşekkürlerimi sunuyorum” dedi. (İHA)

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.