Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
25 Mart, 2017 14:40 tarihinde yayınlandı
0

“Güneş Enerji Sistemleri” Konulu Konferans Düzenlendi

 

Karabük Üniversitesi (KBÜ)’nde Mühendislik Fakültesi tarafından Demirdöküm Solar Proje Yöneticisi Engin Duras’ın konuşmacı olarak katıldığı “Güneş Enerji Sistemleri” konulu konferans düzenlendi.

Mühendislik ve Teknoloji Fakültesi öğrencilerinin mesleki gelişimine katkı sağlamak amacıyla gerçekleşen konferansın açılış konuşmasını Mühendislik Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mehmet Özkaymak yaptı.  Prof. Dr. Özkaymak, Demirdöküm Solar Proje Yöneticisi Engin Duras’a katılımlarından dolayı teşekkür ederek konuşmasında şu sözlere yer verdi:  “Sizlerin iyi bir mühendis olması için koşturmanız gerekiyor, zaman harcamanız gerekiyor, yorulmanız gerekiyor. Burada kaldığınız 4 veya 5 yıllık süre zarfında derslerinizi takip etmeniz, projelerinizi daha kaliteli üretmeniz, iyi yerlerde staj yapmanız ve konferans, seminer, fuarlara katılmanız lazım.”

Açılış konuşmasının ardından konferans, davetli konuşmacı Demirdöküm Solar Proje Yöneticisi Engin Duras’ın sunumu ile devam etti. Engin Duras sunumunda güneş enerji sistemleri hakkında geniş bilgilere yer verdi. Duras konuşmasında Avrupa ve Türkiye’deki güneş enerji sistemleri pazarından bahsederek bu pazarların satışı ile ilgili verileri paylaştı. Duras, Avrupa’da yıllık olarak güneş enerji sistemi satışının Almanya’da 840.000 metrekare kollektör, İtalya’da 210.000 metrekare kollektör, Avusturya’da 280.000 metrekare kollektör olduğunu belirterek Türkiye’de ise yıllık olarak 1.200.000 metrekare kollektör satıldığını aktardı.

Türkiye’de güneş enerji sistemleri pazarının Flant plate ve Vacuum Türk kollektörü olarak  iki tip ürün üzerinden devam ettiğini belirten Duras, bunların pazarda en çok satılan ürün olduğunu belirtti.

Türkiye’de açık sistem, kapalı sistem, termosifon sistem ve basınçlı sistem olmak üzere 4 tip güneş enerji sistemi olduğunu belirten Duras, bu sistemler hakkında da bilgiler aktardı. Avrupa’da satılan güneş enerji sisteminin termosifon sistemi olduğunu kaydeden Duras, bu sistemin sıcak suyu basınçlı olarak kullanıma sunan bir sistem olduğunu, sağlık ve hijyen sunduğunu söyledi.

Konuşmasında Duras, hibrit sistemine de değinerek hibrit sistemini, birden çok enerjiyi harcayarak ısı veya soğutma enerjisi üreten sistemlerin birbirine entegre edildiği ve birlikte çalıştığı en verimli sistemlerin tasarlandığı mekanizmalar olarak tanımladı.

“Güneş Enerji Sistemleri” konulu konferans soru – cevap bölümünün ardından Dekan Prof. Dr. Mehmet Özkaymak’ın davetli konuşmacı Demirdöküm Solar Proje Yöneticisi Engin Duras’a katılımından dolayı teşekkür belgesi takdimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
prof dr abdulkadir gunduz mantar tuketirken sagliginizdan olmayin i2J9qdNY
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
19 Mayıs, 2026 16:22 tarihinde yayınlandı
0
0

Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz: “Mantar tüketirken sağlığınızdan olmayın”

Karadeniz Teknik Üniversitesi (KTÜ) Farabi Hastanesi Acil Tıp Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bahar yağışlarıyla birlikte doğada mantar oluşumunun arttığını belirterek kontrolsüz yabani mantar tüketiminin ciddi zehirlenmelere yol açabileceği uyarısında bulundu.

Gündüz, Türkiye’nin iklim yapısı ve bitki örtüsü nedeniyle yabani mantarların yetişmesi açısından oldukça uygun bir ülke olduğunu ifade ederek yağışların arttığı ilkbahar ve sonbahar aylarında mantar zehirlenmesi vakalarında artış olduğuna dikkat çekti.

Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin tüketilen mantarın türüne göre değişebildiğini kaydeden Prof. Dr. Abdülkadir Gündüz, bazı türlerde şikâyetlerin ilk birkaç saat içinde ortaya çıktığını, bazı ölümcül türlerde ise belirtilerin 6 ila 24 saat sonra başlayabildiğini söyledi.

Zehirlenme durumlarında geç başlayan belirtilerin daha tehlikeli olabileceğini vurgulayan Gündüz, “Özellikle geç başlayan bulgular ciddi karaciğer hasarıyla ilişkili olabilir. Bazı hastalarda ise belirtiler geçici olarak düzelebilir ancak bu yalancı iyilik hali sonrasında ağır organ yetmezlikleri gelişebilir” dedi.

“Ölüm meleği mantarı”

Gündüz, ölümcül zehirlenmelere en sık “ölüm meleği mantarı” olarak bilinen ’Amanita phalloides’ türü mantarın neden olduğunu ve bu türün zehirsiz mantarlarla çok kolay karıştırılabildiğini belirterek doğadan bilinçsiz mantar toplama, halk arasındaki yanlış inanışlar ve mantarların görüntüsüne bakılarak ayırt edilmeye çalışılmasının riski artırdığını kaydetti.

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum”

“Ülkemizde mantar zehirlenmeleri sık karşılaştığımız bir durum. Özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha fazla görüyoruz. İlkbahar aylarında fazla görülmesinin en önemli nedeni, yağış ve nem oranının yükselmesidir. Bu ortam, mantar yetişmesi için uygun bir iklim oluşturuyor. Orman altlarında ve meralarda ciddi şekilde mantar yetişmesi oluyor. İnsanlarımız da kültürel olarak komşuları ve akrabalarıyla mantar toplama alışkanlığına sahip. Dolayısıyla ortak toplanan mantarlar nedeniyle, aile bireyleri ya da komşular arasında özellikle kümelenme şeklinde zehirlenmelerle karşılaşıyoruz. Mesela bir aileden 4-5 kişi aynı anda zehirlenmiş olabiliyor. Çünkü beraber mantar toplamışlar, eve getirmişler ve akşam pişirip yemişler. Bu durum toplu, aile içi kümelenme şeklinde zehirlenme olarak karşımıza çıkıyor. Bu tür zehirlenmeleri özellikle sonbahar ve ilkbaharda sık görüyoruz” dedi.

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor”

“Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor” diyen Gündüz, “Mantar zehirlenmelerinde belirtilerin başlaması, mantarın türüne göre değişebiliyor. Birkaç saat içinde belirti veren mantar türleri olduğu gibi, 6 saat ya da 24 saat sonra belirti veren türler de var. Erken belirti verenler genellikle daha az tehlikeli olsa da geç dönemde belirti veren mantar zehirlenmeleri daha tehlikeli olabiliyor. Bunlar karaciğer ve böbrek yetmezliği gibi çok ciddi sorunlarla karşımıza gelebiliyor. İlk dönemde zehirlenme belirtileri normale dönebiliyor, kişi kendini iyi hissedebiliyor; ancak sonrasında tekrar kötüleşme görülebiliyor. Özellikle zehirli türlerde bu durum daha sık yaşanıyor. Geç dönem belirti veren mantar zehirlenmelerinde daha dikkatli olmamız gerekiyor. Çünkü bunlar daha ölümcül sonuçlarla karşımıza çıkabiliyor. Ormanlık ve yeşillik alanların daha fazla olduğu bölgelerde risk artıyor. En çok Karadeniz Bölgesi’nde görülüyor. Karadeniz Bölgesi ilkbahar ve sonbaharda çok yağış alıyor. Yaylalar ve orman altları oldukça nemli oluyor. Bu nemli ve yağışlı ortam, mantarlar için çok uygun bir yetişme alanı oluşturuyor. Bölgemizde ciddi bir mantar çeşitliliği bulunuyor. Karadeniz Bölgesi’nde yüz yıllardır süregelen bir mantar toplama kültürü ve etkinliği var. Ancak mantarların toplanması uzmanlık gerektiriyor. Çünkü zehirli mantarı ayırt etmek bazen uzmanların bile zorlandığı bir durum olabiliyor. Bu nedenle doğadan topladığımız mantarları uzman kontrolünden geçirmeden tüketirsek ciddi zehirlenme riskiyle karşılaşabiliriz. Özellikle Amanita phalloides olarak bilinen “ölüm meleği” türü mantar, masum ve zehirsiz mantarlarla karışma riski çok yüksek olan bir türdür. Karadeniz Bölgesi’nde de bulunabilen bir mantardır. Bu nedenle çok dikkatli olmak gerekiyor. Uzman kontrolü olmadan doğadan toplanıp tüketilen mantarların tamamı zehirlenme riski taşır. Bu konuda çok dikkatli olmamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin