Zonguldak İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr. Ertuğrul Güner, sağanak yağış nedeniyle vatandaşları uyararak, sel ve su taşkınları gibi olağandışı durumlarda çevre sağlığı açısından salgın riskini azaltmak için içme ve kullanma sularına dikkat çekti.
İl Sağlık Müdürü Uzm. Dr Ertuğrul Güner, sel suları ve su taşkınlarının etkisi ile içme ve kullanma suyu şebekesi ile kanalizasyon sistemlerinde arızaların meydana gelebileceğini; yağmurlar nedeniyle de çevresel kirliliğin yüzeysel su kaynaklarına taşınabileceği tehlikesine dikkat çekti. Güner, yeterli koruma önlemi alınmayan kaynak, kaptaj ve keson kuyuların kirlenebileceği ihtimallerine dikkat çekerek, toplum sağlığının korunması, sel ve benzeri olağanüstü hallerde su kesintilerinin herhangi bir sağlık sorununa yol açmaması ve salgınların yaşanmaması için vatandaşlarca alınması gereken tedbirler ve dikkat edilmesi gereken hususların altını çizdi.
Güner, “Su kesintisi yaşanması veya temiz suya erişimin mümkün olmaması durumlarında, kesinti sonrasında şebeke suyu içme amaçlı olarak kullanılacak ise su berraklaşıncaya kadar 3-5 dakika akıtılmalı ve tercihen kaynatılıp soğutularak kullanılmalıdır. Temiz gıda ve su tüketilmesi ve kaynağı belli olmayan veya kirlendiğinde şüphelenilen suların kullanılmaması, içme suyunda bulanıklık veya koku gibi değişiklikler fark edildiğinde suyun kullanılmaması gerekmektedir ve ilgililere haber verilmelidir. Mahalle aralarında kontrolsüz çeşme, kuyu, tanker, bidon ve benzeri kaynaklardan içme suyu temin edilmemelidir. Evlerde ihtiyaç fazlası su depolanmaması, depolanan veya saklanan suların ağzı kapalı temiz kaplarda ve güneş görmeyen serin yerde muhafaza edilmesi, suların gelmesi durumunda bile öncelikle depolanmış suların tüketilmesi, geniş kapaklı musluklu bidonların tercih edilmesi gerekir ve temizliği sürekli kontrol edilmelidir. Bina ve konutlarda kullanılan su depolarından temizliği yapılmamış olanlar hemen, daha sonra da belirli periyotlarla (kesinti olduğu dönemlerde 3 ayda bir, diğer dönemlerde 6 ayda bir) temizlenmeli ve bakımları yapılarak dezenfeksiyonu sağlanmalıdır. Su kesintisi sonrasında ve salgın durumlarında çiğ tüketilen her türlü sebze ve meyve, yıkandıktan sonra yüzde 1’lik klor solüsyonundan bir litre suya 20-30 damla damlatılarak 30 dakika bekletilmelidir. yüzde 1’lik klor solüsyonu 1 bardak çamaşır suyunun üzerine 9 bardak normal su konularak kolayca hazırlanır. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta, kullanılan çamaşır suyu herhangi bir katkı maddesi içermemeli ve yüzde 10 aktif klor “sodyum hipoklorit” içermelidir.) Ambalajlı su (pet, bardak, cam şişe ve damacana) kullanılacaksa Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsatlı olmasına dikkat edilmelidir. Çiğ sebze ve meyveler bol su ile iyice yıkanarak tüketilmelidir.”


Güner’den içme suyu uyarısı
4 yaşındaki Sarp’ın öldüğü kazada üst mahkeme kararı bozdu, sanıklar yeniden hakim karşısına çıktı
Zonguldak’ta rampada park halindeki su dağıtım kamyonetinin kayarak 4 yaşındaki Sarp Eymen Darıcı’nın ölümüne ve annesinin yaralanmasına neden olduğu kazaya ilişkin dava üst mahkemeden döndü. Sanık sürücü ile firma sahibi, cezaların bozulması üzerine yeniden yargılanmaya başlandı.
Geçen yıl 2 Aralık tarihinde Ahmet Erdoğan Anaokulu önünde meydana gelen olayda Ömer S.’nin (21) park ettiği 67 DD 908 plakalı kamyonet, eğimli yolda kaydı. Araç, okuldan çıkan 4 yaşındaki Sarp Eymen ve annesi Ömürcan Darıcı’ya çarptı. Hastaneye kaldırılan küçük çocuk tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olayla ilgili davada tutuklu şoför Ömer S. hakkında ’bilinçli taksirle ölüme ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma’ suçundan 7 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası verildi. Su dağıtım şirketinin yetkilisi İsmail K. ise 60 bin 500 lira adli para cezası aldı. Ancak dosyanın taşındığı istinaf mahkemesi, şoföre verilen cezayı çok, firma sahibine verilen cezayı ise az bularak yerel mahkemenin kararını bozdu.
Sanıklar yeniden hakim karşısına çıktı
Bozma kararının ardından Zonguldak 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen yeni duruşmaya tutuklu sanık Ömer S., tutuksuz yargılanan İsmail K., acılı anne-baba ve taraf avukatları katıldı. Sanık Ömer S., duruşmada suçlamaları reddetti. Olay günü sabah saat 09.00’da mesaiye başladığını ve araçla ilgili gerekli olan tüm önlemleri aldığını savunan sanık, aracın kaymasının araçtaki mekanik sorunlardan kaynaklanmış olabileceğini iddia etti. Bilinçli taksir suçlamasının ne anlama geldiğini avukatından yeni öğrendiğini, olayda bilinçli bir taksiri bulunmadığını belirten sanık, tahliyesini talep etti.
Tutuksuz yargılanan şirket sahibi İsmail K. ise, önceki celselerdeki savunmalarının geçerli olduğunu vurgulayarak, yaşananların bir kaza olduğunu, herhangi bir suçlarının bulunmadığını ifade ederek, beraatını talep etti.
“Evladımı geriye getirebilecek hiçbir karar yok”
Duruşma esnasında elinde hayatını kaybeden oğlu Sarp Eymen’in çerçeveli bir fotoğrafını tutan baba İlker Darıcı, sanıkların tutumuna isyan etti. Şoförün mesleki yeterliliğinin bulunmadığını ve firma sahibinin kurslardan geçemeyen niteliksiz personeli bilerek çalıştırmaya devam ettiğini söyleyen Darıcı, “Oğlum 4 buçuk yaşındaydı. Bu dünyadaki yaşamına son veren 2 sanık da şu an burada. Sanıkların tek düşüncesi alacakları cezaları en aza indirmeye çalışmak. Oğlumu düşünen yok. Ben evladımı toprağa kendi ellerimle bıraktım. Evladımı geriye getirebilecek hiçbir karar yok. Ancak çocuklarımızın hayatının bu kadar değersiz olmadığını gösterecek adaletli karar verilmeli” dedi.
Avukatların talepleri reddedildi, duruşma ertelendi
Sanık avukatları, olay anına ait güvenlik kamerası görüntülerinin duruşma salonunda tekrar izlenmesini talep etti. Avukatlar, aracın hemen kaymadığını, bir süre bekledikten sonra hareket edip kendiliğinden durduğunu belirterek, bilirkişi raporlarının eksik olduğunu öne sürdü. Mahkeme heyeti ise, bu talebin dosyaya yeni bir boyut kazandırmayacağına hükmederek, talepleri reddetti.
Mütalaasını açıklayan savcılık makamı, Ömer S.’nin ’bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne ve birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma”, İsmail K.’nin ise ’taksirle ölüme ve yaralanmalara neden olmak’ suçlarından cezalandırılmalarını talep etti.
Mahkeme, şoför Ömer S.’nin tutukluluk halinin devamına hükmederek, avukatların esas hakkındaki mütalaaya karşı nihai savunmalarını hazırlayabilmeleri için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

