Gümüşhane’nin saklı cenneti Santa Harabeleri’nde eşsiz doğa yürüyüşü - Karabük Haber Postası
gumushanenin sakli cenneti santa harabelerinde essiz doga yuruyusu qi2xnxbB
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
18 Haziran, 2025 12:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Gümüşhane’nin saklı cenneti Santa Harabeleri’nde eşsiz doğa yürüyüşü

Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dumanlı Köyü hudutları içerisinde yer alan ve adeta vaktin durduğu tarihi Santa Harabeleri, Gümüşhaneli dağcıların “Kayıp Santa Yolu” olarak isimlendirilen 14 kilometrelik tabiatın ve tarihin iç içe geçtiği parkurda eşsiz bir tabiat yürüyüşüne mesken sahipliği yaptı.

Binbir renkli çiçeklerin, kuş seslerinin ve mistik atmosferin iç içe geçtiği yürüyüşte Gümüşhane Dağcılık, Tabiat Sporları ve Gençlik Derneği (GÜDAK) üyesi 38 doğasever, tabiatın kalbinde tarihin izlerini sürdü, bölgenin hoşluklarına hayran kaldı.

Sis ve çise eşliğinde gerçekleşen yürüyüşte ormanların derinliklerinde, taş döşeli patikalarda ilerleyen sportmenler, adeta bir açık hava müzesini andıran çok sayıda tarihi yapı ve köprüyle karşılaştı, Santa Harabeleri’nin büyüleyici atmosferinde unutulmaz bir yürüyüş yaptı.

Rengarenk Çiçekler ve Tarihi Patikalar

Çevresindeki yemyeşil ormanları, huzur dolu yürüyüş yolları ve mistik yapısıyla ziyaretçilerine tabiatın kalbinde dingin anlar yaşatan Santa Harabelerinde geçmişin izlerini süren bir seyahat yapan 38 GÜDAK üyesi doğasever ormanların derinliklerinde taş döşeli patikalar, köprülerle tarihin bir ortaya geldiği bir tecrübe yaşadı.

Yemyeşil ormanların ortasında, taş döşeli tarihi patikaları takip eden doğaseverler, geçmişin izlerini günümüze taşıyan çok sayıda tarihi yapı ve köprüyle karşılaştı. Zifin çiçekleri, papatyalar ve orman çilekleriyle süslenen tabiat görünümü, yürüyüşe farklı bir renk kattı.

Araçla bölgeye ulaşan sportmenler İşhanlı Mahallesini aştıktan sonra tarihi patika yoldan yürüyüş devam etti. Orman içinden eşsiz görünümler ve kuş cıvıltıları eşliğinde tarihi köprüleri aşarak tarihi Ayene Yaylasından geri dönen sportmenler yeniden tarihi patika yolu takip ederek Terzili Mahallesine ulaşıp yürüyüşü sonlandırdı.

“Ben bu kadar çiçek çeşidi görmedim ömrümde”

Tarihi Taşköprü Yaylası ve Santa Harabelerinde bulunan öteki tarihi köprüleri de inceleyen atletlerden Zehra Aygün, “İlk kez bu parkura katıldım. Çok keyifli oldum zira tablo üzere çiçeklerin ortasında yürüdük bugün. Sis olmasaydı daha hoş olacaktı, daha çok görünüm görecektik. Ben bu kadar çiçek çeşidi görmedim ömrümde. Bu köprüye gelmek istememiştim lakin sahiden görülmeye paha bir köprüymüş. Bir daha gelmek isterim bu parkura” dedi.

Gümüşhane Üniversitesi akademisyenlerinden Aleyna Gün de “Çok hoş tarihi alanlarda, tarihi bir yolda yürüyüş yaptık. Çok hoştu. Zifin çiçeklerinin rengarenk yolumuzu süslemesiyle birlikte tıpkı vakitte bize yağmur da eşlik etti. Yağmurun çıkardığı toprak kokusu ile tabiatla bütünleştik. Çok hoş bir tecrübeydi. Doğayı seven, kültürü seven herkesin Gümüşhane’nin hoşluklarını deneyimlemesini isterim. Hepinizi Gümüşhane’ye bekleriz” sözlerini kullandı.

GÜDAK yöneticilerinden Samet Çelik ise “Bu hafta 14 kilometrelik Kayıp Santa yolunu yürüdük. Sahiden çok hoş görüntülere şahit olduk. Geçen seneye oranla bu sene sisliydi. Görüntü bakımından bakarsak sis aslında bizim için hoştu lakin kırağı, sis ve ahmak ıslatan yağmur dediğimiz bir yağmurla bir arada ıslanmış olduk. Arkadaşlarla bir arada yolda giderken yürüdüğümüz esnada dağ çileklerine, papatyalara denk geldik. Zifinler çok hoştu onlara denk gelmiştik. Yani bu hafta çok hoş bir rota yaptık. Her hafta yaptığımız yürüyüşlere bu haftada 38 sportmen ile 14 kilometrelik parkuru muvaffakiyet ile bitirdik” dedi.

Santa Harabeleri

“Vadideki cennet” ve “Doğa ve tarihin kucaklaştığı yer” olarak da isimlendirilen, yüzlerce yıllık taş binaları, kiliseleri, çeşmeleri ve eşsiz doğasıyla büyüleyici bir atmosfere sahip olan Santa Harabeleri, yüzlerce yıllık yapıtlarıyla ziyaretçilerine hem vakitte seyahat yaptırıyor hem de eşsiz görünümleriyle hayran bırakıyor. Kimi kaynaklara nazaran 17. yüzyılda kimi kaynaklara nazaran de daha eski tarihlerde kurulduğu bilinen ve 7 mahalleden oluşan Santa Harabeleri, her bir mahallesinde devrin özelliklerini yansıtan ve vakte meydan okurcasına dimdik ayakta duran tek ve iki katlı konutları, kiliseleri, okulları, şelaleleri ve çeşmeleriyle devrinin kendine mahsus sivil mimari özelliklerini sergiliyor. Doğu Karadeniz’in kıymetli kültürel miraslarından birisi ve geçmişin izleriyle dolu olan Santa Harabeleri, tarihi ihtişamı ve doğal güzellikleriyle ziyaretçilerine büyüleyici bir atmosfer ve enfes görüntüler sunuyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
ahsabin cazibesi belgesel filmi ilk kez izleyiciyle bulustu 3jYNRpOQ
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
30 Mart, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0
0

“Ahşabın Cazibesi” belgesel filmi, ilk kez izleyiciyle buluştu

Kastamonu Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü destekleriyle hazırlanan “Ahşabın Cazibesi” belgesel filminin ilk gösterimi izleyiciyle buluştu.

Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphane Sezai Karakoç Salonu’nda Kastamonu Üniversitesi’nin 20. kuruluş yılı etkinlikleri kapsamında gerçekleşen programa Kastamonu Valisi Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Atalan ve Prof. Dr. Ömer Küçük, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı, Kastamonu Belediye Başkan Vekili Hasan Fehmi Taş’ın yanı sıra çok sayıda akademisyen, öğrenci ve sanatsever katıldı.

Program öncesinde Vali Meftun Dallı, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Belediye Başkanı Hasan Baltacı ve katılımcılar, Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar Galerisi’nde belgeselin yapım aşamasını anlatan resim sergisini ziyaret etti. Serginin ardından sanatseverler, belgesel gösteriminin yapılacağı salona geçti.

Yapım ve yönetmenliğini Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersoy Soydan’ın üstlendiği belgeselin yardımcı yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun ve Araştırma Görevlisi Mehmet Oğuz Yıldırım yaptı. Görüntü yönetmenliğini Araştırma Görevlisi Salih Ertosun’un üstlendiği yapımın senaryosu Doç. Dr. Ersoy Soydan, Araştırma Görevlisi Abdullah Güray Basakcıoğlu, Araştırma Görevlisi Güzide Kayıtmazbatır ve Araştırma Görevlisi Mehmet Erol tarafından hazırlandı.

Yapımı iki yıl süren belgeselin seslendirmesini tiyatro sanatçısı ve yönetmen Rıza Sönmez gerçekleştirirken; Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi, Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi ile Orman Fakültesi öğretim üyelerinden oluşan geniş bir danışman kadrosu projeye katkı sundu.

İki yıl süren çekim sürecinde Kastamonu’nun kent merkezi, ilçeleri ve köyleri ziyaret edilerek tarihi konaklar, camiler, bağ evleri ve yayla yaşamı kayıt altına alındı. UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan Kasaba Köyü Mahmut Bey Camii başta olmak üzere aşı boyalı İnebolu evleri, Tosya gümeleleri ve geleneksel mimari örnekleri belgeselin ana temasını oluşturdu.

Belgesel; ahşabın sivil mimariden dini yapılara, günlük yaşamdan el sanatlarına kadar uzanan kullanım alanlarını ele alırken, aynı zamanda tarihi yapıların korunması, işlevlendirilmesi ve turizme kazandırılması gerekliliğine dikkat çekiyor.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasıyla başlayan programın açılışında konuşan belgeselin yönetmeni Doç. Dr. Ersoy Soydan, projenin yalnızca bir belgesel/film çalışması değil, aynı zamanda kültürel sorumluluk taşıyan bir belgeleme süreci olduğunu belirtti.

Doç. Dr. Soydan, ekip olarak Kastamonu’nun farklı noktalarında binlerce kilometre yol kat ederek çekimler yaptıklarını belirtti. “İçinde yaşadığımız ve doyduğumuz kente borcumuz olduğunu düşünüyoruz” diyen Soydan, Kastamonu’nun ahşap mimarisini, doğal zenginliklerini ve kültürel belleğini kayıt altına almayı hedeflediklerini söyledi. Soydan, projeyle hem kültürel miras bilincini artırmayı hem de kentin uluslararası tanıtımına katkı sunmayı amaçladıklarını ifade etti.

Şehir genelinde bin 433 adet tescilli sivil mimari örneği bulunduğunu ve bunların korunarak geleceğe taşınması gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Soydan, ahşap mimariyi ve tabiat varlıklarını belgeleme, bölgesel kalkınmaya katkı sağlama ve kültürel miras bilincini artırma amacıyla bu projeye başladıklarının altını çizdi.

Kastamonu’nun doğal ve kültürel mirasına dikkati çeken Soydan, “Bu değerlerin bir yandan korunması ve bir yandan da yeniden ahşap yapılan özendirilmesi ve Kastamonu’nun UNESCO Dünya Kültürel Miras Listesine alınmasının hedeflenmesi gerektiği için bu belgeselin ana fikrini oluşturuyor” dedi.

Program, açılış konuşmasının ardından gerçekleştirilen film gösterimi ve toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin