Reklam
Reklam

Gümüşhane’de Mart kapıdan baktırıyor

gumushanede mart kapidan baktiriyor ZYDzMh9k jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
23 Mart, 2024 16:36 tarihinde yayınlandı
0

Gümüşhane’de gece yarısı etkili olan kar yağışının ardından kent merkezi beyaz örtüyle kaplandı.

Dün gece saatlerinde kent merkezinde etkili olan ve gece boyu süren kar yağışı nedeniyle şehir beyaza büründü. Yalancı bahara aldanıp çiçek açan ağaçların üzerine düşen kar nedeniyle kartpostallık görüntüler ortaya çıkarken, Mart ayında yağan karın şaşkınlığını yaşayan esnaflar ise iş yerlerinin önünü temizledi.

Son 24 saatte metrekareye 17,6 kilogram yağışın düştüğü Gümüşhane kent merkezinde kar kalınlığı 5 santimetreye, yüksek kesimlerde de 10 santimetreye kadar ulaşırken, gece en düşük sıcaklık eksi 0,6 derece olarak ölçüldü.

Öte yandan, Karayolu yol ağında bulunan Gümüşhane-Trabzon arasındaki Zigana Dağı, Gümüşhane-Şiran arasındaki Tersun Dağı, Gümüşhane-Bayburt arasındaki Vauk Dağı, Gümüşhane-Kelkit arasındaki Pekün Dağı, Gümüşhane-Yağmurdere arasındaki Kostan Dağı, Gümüşhane-Köse arasındaki Köse Dağı geçitlerinde de kar yağışı nedeniyle ekiplerin 24 saat esasıyla çalışmalarını sürdürdüğü, zaman zaman ulaşımda güçlükler yaşandığı, bu yolları kullanacak sürücülerin çekme halatı ve zincirsiz yola çıkmamaları gerektiği bildirildi. Etkisini gösteren kar yağışı nedeniyle kent genelinde kapalı köy yolu olmadığı da öğrenildi.

“İnşallah daha fazla yağar”

“Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır” sözünün gerçekleştiğini söyleyen esnaf Cengiz Doludizgin, “Eskilerimizin de dediği gibi, ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır’ sözü şu anda gerçekleşti. Karın yağması Gümüşhane için verimli olacaktır, ekinlere, ağaçlara, doğaya ve su kaynaklarının çoğalmasına vesile olacak inşallah. Hiç şaşırmadık biz bunu hep bekliyoruz, kışın yağmadığı zaman Mart ve Nisan aylarında mutlaka yağıyor. İnşallah biraz daha fazla yağar” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin

KBÜ KAPGEM’den afet yönetimine yerli model: MEYAM

s 4
Haber Merkezi Avatarı
Haber Merkezi tarafından
18 Haziran, 2026 13:14 tarihinde yayınlandı
0 0

Karabük Üniversitesi KAPGEM tarafından hazırlanan 16’ncı politika raporunda, afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştiren MEYAM modeli tanıtıldı. Model, risklerin azaltılması, müdahale süreçlerinin güçlendirilmesi ve güvenli bilgi akışının sağlanmasına yönelik çözüm önerileri sunuyor.

Karabük Üniversitesi (KBÜ) Kamu Politikaları Araştırma ve Geliştirme Merkezi (KAPGEM), afet ve acil durum yönetiminde merkezi koordinasyon ile yerel kapasiteyi bütünleştirmeyi hedefleyen MEYAM modelini tanıttı. KAPGEM’in 16’ncı politika raporunda ortaya konulan “Merkez-Yerel Afet ve Acil Durumlarla Mücadele Modeli (MEYAM)”, düzenlenen tanıtım toplantısıyla kamuoyuna sunuldu.

Şehit Fırat Yılmaz Çakıroğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen toplantıda, afet süreçlerinde yerel verilerin merkezi yönetim mekanizmalarıyla entegre edilmesini hedefleyen modelin etkin kriz yönetimi, hızlı müdahale ve kurumlar arası koordinasyona sağlayacağı katkılar paylaşıldı.

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık: “Türkiye için uygulanabilir modeller üretiyoruz”

Toplantının açılışında konuşan Karabük Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Kırışık, KAPGEM’in kamu politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir modeller üretilmesi amacıyla faaliyet gösterdiğini söyledi. Türkiye’de kamu politikaları alanında kurulan ilk merkez olma özelliğini taşıyan KAPGEM’in; hükümete, bakanlıklara, kamu kurumlarına, yerel yönetimlere ve özel sektöre yönelik bilimsel temelli politika önerileri hazırladığını belirten Kırışık, farklı ülkelerdeki uygulamaların incelenerek Türkiye’nin ihtiyaçlarına uygun modeller geliştirildiğini ifade etti. Kırışık, merkezin uluslararası deneyimleri analiz ederek Türkiye’ye özgü ve sürdürülebilir çözüm önerileri ortaya koyduğunu kaydetti.

Türkiye’nin Afet Tecrübesi MEYAM’a Yön Verdi

Rektör Prof. Dr. Fatih Kırışık, MEYAM modelinin çıkış noktasının 6 Şubat 2023 depremlerinin ortaya koyduğu tecrübeler ve ihtiyaçlar olduğunu belirterek, büyük ölçekli afetlerde merkezi koordinasyonun yanı sıra yerel kapasitenin de güçlü olmasının önemine dikkat çekti. Kırışık, “Her bir yerleşim biriminin kendi içerisinde, kendi ölçeğine göre afet ve acil durumları karşılayabilecek bir sistem geliştirmemiz gerekiyor” dedi.

Rektör Kırışık, sosyal medyanın güçlenmesiyle birlikte yanlış bilgi ve psikolojik savaşın afet yönetiminde ayrı bir risk oluşturduğunu belirterek, doğrulanmış bilgi akışının ve güvenli iletişim mekanizmalarının önemine dikkat çekti.

EM-DAT Verileri Afetlerin Kapsamını Ortaya Koyuyor

Yerel Yönetim Politikaları Masası Başkanı Prof. Dr. Kemal Yaman, Dünya Sağlık Örgütü ile çeşitli akademik kuruluşların katkılarıyla oluşturulan EM-DAT Uluslararası Afet Veri Tabanı’nın, afetlerin tanımlanması ve izlenmesinde önemli bir kaynak olduğunu belirtti. Afetlere ilişkin verilerin uzun yıllardır sistematik olarak kayıt altına alındığını ifade eden Yaman, bu tür veri tabanlarının politika geliştirme süreçlerine önemli katkılar sunduğunu söyledi.

Afetlerin yalnızca fiziksel yıkımla sınırlı olmadığını ifade eden Yaman, ekonomik, sosyal ve psikolojik etkilerin de dikkate alınması gerektiğini belirtti. Afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların buzdağının görünen kısmı olduğunu söyleyen Yaman, travmalar, zorunlu göçler ve psikolojik sorunlar gibi etkilerin ise çok daha derin sonuçlar doğurduğunu kaydetti. Sunumunda ayrıca afet türleri ve dünyadaki önemli örnekler hakkında bilgi veren Yaman, afet yönetimine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

MEYAM Modeli Tanıtıldı

Toplantıda Arş. Gör. Muhammed Kasım Kavak, modelin çıkış noktasının büyük afet ve acil durumlarda merkezi yönetimin koordinasyon gücü ile yereldeki saha bilgisinin daha hızlı, düzenli ve güvenli şekilde nasıl bir araya getirilebileceği sorusuna dayandığını belirtti.

Çok Paydaşlı Yönetişim Yaklaşımı

MEYAM’ın yalnızca teknik bir yazılım ya da veri tabanı olmadığını vurgulayan Kavak, “Bu model; merkezi kurumları, yerel yönetimleri, valilikleri, kaymakamlıkları, muhtarlıkları, sivil toplum kuruluşlarını, gönüllüleri ve vatandaşları aynı afet yönetimi anlayışı içerisinde buluşturan bir yönetişim modelidir.” dedi. Kavak, model kapsamında mahalle ölçeğinde üretilen nüfus, yapı stoku, toplanma alanları, sığınak kapasitesi ve yerel risklere ilişkin verilerin ortak bir sistemde toplanarak merkezi koordinasyonun kullanımına sunulmasının öngörüldüğünü söyledi.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin