Gümüşhane Eğitim Bir-Sen Şubesi eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti kınadı
Gümüşhane’de Eğitim Bir-Sen Şubesi tarafından İstanbul Eyüpsultan’da özel bir lisenin müdürü olan İbrahim Oktugan’ın yabancı uyruklu bir öğrenci tarafından silahlı saldırı sonucu öldürülmesi protesto edildi.
Eğitim Bir-Sen tarafından 81 ilde eş zamanlı olarak gerçekleştirilen basın açıklaması Gümüşhane’de 15 Temmuz Zafer Meydanı’nda gerçekleştirildi. Basın açıklamasına Gümüşhane Memur-Sen ve Eğitim Bir-Sen İl Başkanı Ergin Aslan, öğretmenler ve eğitim camiası çalışanları katıldı. Eğitim Bir-Sen İl Başkanı Ergin Aslan eğitim çalışanlarına yönelik artan şiddet olaylarını protesto ettiklerini belirterek, şiddeti önleyecek ve faillerini cezalandıracak yasal düzenleme talep ettiklerini dile getirdi.
‘Eğitim çalışanlarına yönelik şiddeti protesto ediyoruz’
Kalabalık adına basın açıklamasını okuyan Başkan Aslan, “Eğitim çalışanlarına yönelik, giderek artan şiddet olaylarını, protesto etmek amacı ve şiddeti önleyecek, failleri cezalandıracak, mağdurlara hukuki koruma sağlayacak, yasal bir düzenlemenin yapılması talebiyle, bir araya gelmiş bulunmaktayız. Son olarak İstanbul Eyüpsultan’da eski bir öğrenci, değerli okul müdürümüz, İbrahim Oktugan’a silahla saldırıda bulunmuş, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırılan okul müdürümüz maalesef kurtarılamayarak vefat etmiştir. Meslektaşımıza Allah’tan rahmet, ailesine ve bütün eğitim camiasına başsağlığı diliyoruz” dedi.
Son günlerde, emeklilik sisteminin değişeceği ile ilgili haberler arttı.
Prim gün sayısının ve ödenen prim miktarının esas alınacağı ve buna göre bir düzenleme yapılacağı konuşuluyor. Emeklilik sistemi zaten bu esas üzerine inşa edilmişti. Sistemin bir matematiği vardı. Hakkaniyetli ve adaletli bir denge kurulmuştu. SGK uzmanları kılı kırk yararak, bu sistemi titizlikle koruyordu.
Sosyal Güvenlik Sistemi son 15 -20 yılda; matematiğe, akla, mantığa, adalete, hakkaniyete uymayan bir biçimde yerle yeksan edildi. Ne ödenen primin rakamsal değerinin, nede prim gün sayısının bir önemi kaldı. 3600 gün tabandan prim ödeyenle, 9000 gün tavandan prim ödeyenlerin emekli maaşları neredeyse eşitlendi. Yüksek gün sayısı ve yüksek prim miktarı ile emekli olan bir vatandaş; emekli olduğu dönemde, haklı olarak asgari ücretin, yada en düşük emekli maaşının üç dört katı maaş alırken, bugün bu makas kapandı.
Sistemdeki bozulmanın nedenlerini şöyle sıralayabiliriz;
En düşük emekli maaşına ve asgari ücrete yapılan zam aynı yüzde ile diğer emeklilerin maaşlarına yansıtılmadı.
2008 yılında aylık bağlama oranı reform adı altında yüzde 70 lerden yüzde 30 lara düşürüldü.
İşçi Emeklisi ile Emekli Sandığı emeklileri arasında ayrım yapıldı. Aynı marketten, aynı kasaptan, aynı pazardan alış veriş yapan insanlara aynı zam uygulanmadı birine %12 verilirken, diğerine %18 verildi.
Zamlar TÜİK in malûm enflasyon hesabı baz alınarak yapıldı.
EYT ile sisteme 4 milyon daha emekli dahil edildi.
EMEKLİLİK SİSTEMİNİ ÖZÜNE DÖNDÜRECEK BİR İYİLEŞTİRMENİN GERİYE DÖNÜK OLARAK UYGULANMASI MÜMKÜN GÖRÜNMÜYOR.
Emeklilerin bayram ikramiyelerine yapılacak olan bin yada 2 bin liralık bir artışın bile ince ince hesabı yapılıyor. Prim gün sayısı ve primin rakamsal büyüklüğü üzerinden maaşların geriye dönük olarak yeniden düzenlenmesi bütçeye büyük bir yük getirecektir. Bu yük göze alınamadığı için sistemin ayarları bozulmuştu. 2008 yılında aylık bağlama oranı düşürülmeseydi, emekliler şu anda mevcut maaşlarının 2-3 katı maaş alacaklardı. Ekonominin bugün geldiği noktada maaşların ödenmesi imkansız hale gelecekti. Bunu öngördükleri için taa 18 yıl önce aylık bağlama oranını düşürdüler.
2018 yılında 1.000 TL olan bayram ikramiyesi o dönemki net asgari ücretin yüzde 62,36’sına denk geliyordu. Bugün 28.075 TL olan asgari ücrete göre ikramiyenin 17.500 TL olması gerekiyor. Şimdi 5 bin mi olsun 6 bin mi olsun hesabı yapılıyor.
Bu tür iyileştirme söylentileri tepkiler karşısında kamuoyunun gazını almaya yöneliktir.
Hic umutlanmaya gerek yok. Emekli aylığı hesaplama sistemindeki olası değişiklikler sadece yeni emekli olacakları kapsayacaktır. Mevcut emekliler için ciddi bir "intibak düzenlemesi" gerekiyor. Kısa vadede böyle bir maliyeti ekonomi yönetiminin üstlenmeyeceği gerçeği ortada.
2026 Temmuz ayında da ilave bir artış sinyali bulunmuyor ve benzer bir uygulama ile milyonlarca emekli enflasyona ezdirilmeye devam edilecek. Seçim öncesi belki, bir parmak bal misali bir ilave zam olabilir. Daha önce örneklerini gördüğümüz gibi, o'da seçim sonrası zamlarla geri alınır.
Sayıları 17 milyona dayanan bu sessiz çoğunluğu ne yazık ki çok daha zor günler bekliyor.