“Güçlü Kızlar Güçlü Türkiye” Projesi kapmasında kurulan kız futbol takımı ilk antrenmanını yaptı.
Vali Fuat Gürel, beraberinde protokol üyeleri ile birlikte Proje Destek Sistemi (PRODES) kapsamında hazırlanan ve İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğü tarafından sağlanan kaynak ile onaylanan “Güçlü Kızlar Güçlü Türkiye” Projesi kapmasında 5000 Evler Futbol Sahasında ilk antrenmanına çıkan kız futbol takımının antrenmanını ziyaret etti.
Kız futbol takımının antrenmanını bir süre izleyen Vali Gürel, “Sporun her çeşidi tüm bireyler tarafından yapılabilir ama sizler zor olan bir spor branşını futbolu seçmişsiniz. Futbol ile sınırlı kalmayın başka spor branşlarına da devam edin. Atatürk Ortaokulumuz başarılı okullarımızdan bir tanesi, her türlü etkinliği yapabilen ve projelendirebilen bir ekibi var, yöneticilerimizi ve öğretmenlerimizi tebrik ediyorum. Vali Yardımcımız Numan Tahir Şimşek başkanlığında, İl Yazı İşleri Müdürlüğümüz koordinasyonunda bir proje ekibimiz var, onlar ilimizdeki bütün projelere destek veriyorlar. ‘Güçlü Kızlar Güçlü Türkiye’ Projesinin alt yapısında onlarında büyük destekleri var. Hazırladığınız proje ile Sivil Toplumla İlişkiler Daire Başkanlığından bir miktar kaynak aldınız bu projeyi hazırlamanızdan dolayı emeği geçen herkesi tebrik ediyorum. Sizler inşallah ilimizdeki tüm kız çocuklarımıza örnek olacaksınız, sporun bir şekilde hayatımıza girmesi gerekiyor. Sporla uğraşmaya devam edin, sizlere spor hayatınızda ve hayatın diğer alanlarında başarılar diliyorum” diye konuştu.
İçişleri Bakanlığı Sivil Toplumla İlişkiler Genel Müdürlüğünden sağlanan kaynak ile alınan forma ve spor malzemelerini sporculara veren Vali Gürel ve protokol üyeleri daha sonra penaltı atışı gerçekleştirdi. Hatıra fotoğrafının çekilmesinin ardından Vali Fuat Gürel ile protokol üyelerinin futbol sahasından ayrılmaları ile bayan futbolcular hocaları nezaretinde antrenmanlarına devam etti.
Atatürk Ortaokulu Gençlik ve Spor Kulübü tarafından hazırlanan “Güçlü Kızlar Güçlü Türkiye” Projesi ile dezavantajlı bölgelerdeki kızların spora yönlendirilmesi ve eğitim hayatlarının takibi ile spor lisesine yönlendirilmesi amacıyla 10-18 yaş arasındaki genç kızların eğitim hayatlarına devamlılığını sağlamak, kadın-erkek ayrımcılığının önlenmesini sağlamak ve kadınların sosyal hayata daha çok katılmalarını sağlamak, 10 yaş üzerindeki kızlarımızı sosyal ve sportif faaliyetlere yönlendirmek amaçlanıyor.


“Güçlü kızlar” ilk antrenmanını yaptı
BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı
Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.
Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.
Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı
Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.
Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.
“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”
Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.
Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.
İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.


