Reklam
Reklam
678f77b652333
Mustafa Akgün Avatarı
Mustafa Akgün tarafından
21 Ocak, 2025 13:32 tarihinde yayınlandı
0

GSİM’de 2024 Yılı Çalışmaları Değerlendirildi

Karabük Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü, 2024 yılı boyunca gerçekleştirdiği çalışmaları ve elde ettiği başarıları değerlendirdi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven,  geçtiğimiz yıl boyunca önemli adımlar atarak gençlik ve spor alanlarında büyük ilerlemeler ve başarılara imza attıklarını ifade etti.

2024 yılında, Karabük’te 68 tesisin faaliyete geçmesi, 47 farklı spor branşında faaliyetler düzenlenmesi ve 27 bin 464 lisanslı sporcunun yer aldığı bir spor ekosistemi oluşturuldu. Bu süreçte, 7 farklı takım ulusal liglerde mücadele etti ve 2 bin 389 okul sporları lisanslı sporcusu başarılarıyla adından söz ettirdi.

Karabüklü 72 milli sporcu, ulusal ve uluslararası arenada elde ettikleri derecelerle Karabük’ün gurur kaynağı oldu. Ayrıca, 2024 yılı boyunca 19 ulusal ve uluslararası turnuva düzenlendi ve bu turnuvalara ev sahipliği yapıldı. Gençlik ve Spor Bakanlığı, gençlerin sosyal gelişimini destekleyen projelere de hız verdi. 23 bin 346 gençlik merkezi üyesi, atölye çalışmaları, gönüllülük projeleri ve liderlik eğitimleriyle geleceğe daha donanımlı hazırlanırken, 12 bin 177 öğrenciye barınma hizmeti sunuldu.

Hep birlikte, sporu ve gençliği daha ileriye taşımak için çalıştıklarını ifade eden Gençlik ve Spor İl Müdürü Coşkun Güven; “Amatör ve profesyonel sporcularımıza sağladığımız eğitim ve altyapı destekleri sayesinde, bölgesel ve ulusal müsabakalarda önemli başarılara imza attık. Gençlik merkezlerimizde düzenlediğimiz eğitim, kültürel ve sanatsal faaliyetlerle gençlerimizin sosyal ve kişisel gelişimine katkı sağladık. Atölye çalışmaları, gönüllülük projeleri ve liderlik eğitimleri ile gençlerimizi geleceğe hazırladık. Şehrimize kazandırdığımız yeni spor tesisleri ve modernize ettiğimiz mevcut alanlarla, sporu daha erişilebilir hale getirdik” dedi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin