Reklam
Reklam
66f52966211c3 jpg
Aylin Sarıoğlu Avatarı
Aylin Sarıoğlu tarafından
26 Eylül, 2024 12:29 tarihinde yayınlandı
0

Grip Riskinden Aşıyla Korunmak Mümkün

Karabük’te soğuk havaların etkisiyle grip (influenza) vakalarının artış göstermesi bekleniyor. Uzmanlar, grip virüsünün solunum yolu sisteminde hızla yayılarak, ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceği konusunda uyarıyor. Özellikle bağışıklık sistemi zayıf olanlar, çocuklar ve yaşlılar, grip için yüksek risk grubu içerisinde yer alıyor.

Grip aşısı, Eylül ve Ekim Ayları’nda yapılması halinde, 6 – 8 ay boyunca etkili bir koruma sunabilir. Aşının, grip virüsüne karşı bağışıklık sistemini güçlendirerek, hastalığın ciddiyetini azaltacağı belirtiliyor. Kronik hastalıkları bulunan bireyler astım, KOAH, diyabet ve obezite gibi grip gelişimi açısından daha fazla risk taşıyor.

Uzmanlar, grip ve soğuk algınlığının farklı olduğunu vurguluyor. Gripte ateş, halsizlik ve genel yorgunluk gibi belirtiler daha şiddetli seyrederken, soğuk algınlığı genellikle daha hafif geçiyor. Grip, tüm solunum yollarını etkileyerek, özellikle kronik hastalıkları olanlar için tehlikeli hale gelebiliyor.

Bu nedenle, sağlık uzmanları, risk grubundaki bireyleri grip aşısı yaptırmaya teşvik ediyor. Grip mevsimi öncesinde alınacak önlemler, hem bireylerin hem de toplum sağlığının korunmasında büyük rol oynayacak. Aşı ile gripten korunmak, hastalığın yayılmasını önlemede en etkili yöntemlerden biri olarak öne çıkıyor.

 

Bizi sosyal medyadan takip edin
pandemi sonrasi gozden kacan hastalik uzun sureli kovid KcCApqHH
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
02 Haziran, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0 0

Pandemi sonrası gözden kaçan hastalık: Uzun süreli kovid

Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Şevket Özkaya, kovid-19 geçiren her 6 kişiden yaklaşık birinde görülen “uzun süreli kovid” tablosunun gözden kaçabildiğini belirterek, Türkiye’de yaklaşık 3 milyon kişinin bu durumdan etkilenmiş olabileceğini söyledi.

Uzun süreli kovidin mevcut tahminlerin çok daha fazla insanı etkilediğini ifade eden Prof. Dr. Özkaya, uzun süren halsizlik, yorgunluk, eklem ağrıları, gün içerisinde ani duygu durum değişiklikleri ve sık hastalanma gibi şikayetlerin özellikle pandemi sonrasında arttığına dikkat çekti. Geçen hafta yayımlanan bir araştırmanın sonuçlarını değerlendiren Özkaya, “COVID-19 ile enfekte olan her 6 kişiden yaklaşık biri uzun süreli COVID geliştiriyor ve bu kişilerin neredeyse yüzde 90’ı kronik sağlık sorunları yaşamaya devam ediyor. Araştırmacılar, enfeksiyon sonrasında ortaya çıkan ve önceden var olan rahatsızlıklarla açıklanamayan semptomları inceleyerek uzun süreli COVID vakalarını belirledi” dedi.

“Yaklaşık 3 milyon kişi etkilenmiş olabilir”**

Türkiye’de 17 milyondan fazla kişinin kovid 19 enfeksiyonu geçirdiğinin düşünüldüğünü belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu rakamlar göz önüne alındığında yaklaşık 3 milyon insanımızın uzun süreli COVID şikayetleriyle yaşamını sürdürdüğünü tahmin ediyoruz. Pandemi sona ermiş olsa da COVID-19 halen görülmeye devam ediyor ve buna bağlı uzun süreli kovid yükü de artıyor” diye konuştu.

Çalışmada uzun süreli COVID tanısı alan hastaların yaklaşık yüzde 90’ında sürekli klinik takip ve tedavi gerektiren en az bir kronik hastalık geliştiğinin ortaya konulduğunu ifade eden Özkaya, hastalarda solunum, sindirim sistemi ve sistemik belirtilerin yaygın olarak görüldüğünü kaydetti.

Tiroid ve metabolik sorunlar dikkat çekiyor

Araştırmanın, uzun süreli COVID’in belirtilerinin bölgelere göre farklılık gösterebildiğini de ortaya koyduğunu belirten Özkaya, bazı bölgelerde tiroid hastalıklarının daha sık görülürken, bazı bölgelerde ise prediyabet ve hiperglisemi gibi metabolik bozuklukların ön plana çıktığını söyledi. Uzun süreli COVID vakalarının tanı konulmasında güçlük yaşandığını vurgulayan Özkaya, “Bu hastalar daha iyi gözetim ve kişiye özel tedaviler gerektiriyor. Ancak ’Long COVID’ için özel bir tanı kodunun bulunmaması nedeniyle birçok hasta farklı branşlara başvurmasına rağmen gözden kaçabiliyor” şeklinde konuştu.

“Doktorlar uzun süreli kovid ihtimalini göz önünde bulundurmalı”

Kardiyologların otonom sinir sistemi bozuklukları, endokrinologların metabolik hastalıklar, nörologların açıklanamayan bilişsel sorunlar, göğüs hastalıkları uzmanlarının nefes darlığı ve derin nefes alma isteği, psikiyatristlerin duygu durum bozuklukları, aile hekimlerinin ise sık hastalanma şikayetleriyle gelen hastalarda uzun süreli kovid ihtimalini değerlendirmesi gerektiğini belirten Prof. Dr. Özkaya, “Bu hastalar, COVID-19 enfeksiyonu ile ilişkilendirilemeyen ancak aslında uzun süreli COVID tablosunun bir parçası olan vakalar olabilir” ifadelerini kullandı.

Uzun süreli kovid 19’un giderek daha önemli bir halk sağlığı sorunu haline geldiğini vurgulayan Özkaya şunları söyledi: “Bu durum daha iyi gözetim, koordineli bakım ve yeni tedavi yaklaşımlarını gerekli kılıyor. Ayrıca farklı kişilerin farklı semptomlar yaşadığı unutulmamalı, tedavi süreçleri kişiye özel planlanmalıdır.”

Bizi sosyal medyadan takip edin