Geri dönüşüm atıkları Atık-Matiklerde mama ve kaleme dönüşüyor - Karabük Haber Postası
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
04 Ekim, 2023 12:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Geri dönüşüm atıkları Atık-Matiklerde mama ve kaleme dönüşüyor

Geri dönüştürülebilir ambalaj atıklarını milli ekonomiye kazandırmak, sokak hayvanlarının beslenmesini sağlamak, geri dönüşümün önemini ve çevre bilincini topluma aşılamak adına Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu’nun talimatlarıyla başlatılan projeler aralıksız sürüyor. Başkan Vidinliğilu, Atık-Matiklerin kurulumuyla hem doğayı koruduklarını hem de can dostları beslediklerini söyledi.

‘İklim Değişikliği ve Sıfır Atık’ projelerine önem veren Başkan Vidinlioğlu’nun talimatıyla getirilen ‘Atık-Matiklerin’ kurulumu, Kuzeykent Migros önü, Nasrullah Meydanı ve KastaMall Alışveriş Merkezi’ne yapıldı.

Akıllı geri dönüşüm otomatlarında incelemelerde bulunan Kastamonu Belediye Başkanı Op. Dr. Rahmi Galip Vidinlioğlu, ‘Atık-Matiklerin’ kurulumunda bizzat bulundu ve test etti.

Sokak hayvanlarına mama katkısı sağlayacak proje çerçevesinde Kuzeykent ve Nasrullah Meydanı’na kurulumu sağlanan ve güneş enerjisiyle çalışan ‘Atık-Matikler’ atılan her geri dönüşüm malzemesi için 30-40 gram mama verecek.

KastaMall Alışveriş Merkezi’ne kurulan ‘Atık-Matik’ ise atılan her geri dönüşüm malzemesi için kalem verecek. ‘Atık-Matikler’ yaklaşık 800 adet atık alabilecek. Atık-Matiklere plastik şişe, cam şişe ve metal kutu atılabilecek.

Proje dahilinde çocuklara geri dönüşümün önemini daha iyi anlatacaklarını düşündüğünü ifade eden Başkan Vidinlioğlu, Atık-Matiklerin sayısını önümüzdeki süreçte daha da arttıracaklarını iletti.

Başkan Vidinlioğlu, şunları kaydetti: “Kastamonu Belediye Başkanlığı olarak hem çevre duyarlılığı, hem sıfır atık, hem geri dönüşüm hem de sokak hayvanlarının beslenmesi ile ilgili duyarlı bir belediyeyiz. Bu anlamda da şehrimizin belli noktalarına geri dönüşüm makineleri yerleştirdik. Bu makinelere atılan pet, metal ve cam atıklar kedi ve köpek maması olarak geri dönüyor. Çevreyi korumak ve kirletmemek hem de geri dönüşüme katkı verme adına bu projemizi hayata geçirdik. Proje ile hem doğamızı koruyoruz hem de can dostlarımızı besliyoruz. Sıfır atığa verdiğimiz önemi bir kat daha arttırdık ve plastik şişe, cam şişe, metal kutu gibi geri dönüştürülebilir atıkları Kuzeykent Mahallesi, Nasrullah Meydanı ve KastaMall Alışveriş Merkezi’ne yerleştirdiğimiz atıkmatikler ile mamaya dönüştürüyoruz. Zaman içerisinde atıkmatikleri şehrimizin her köşesinde yaygınlaştıracağız. Bu sayede geri dönüştürülebilir ambalaj atıklarını toplayarak milli ekonomiye kazandırıyor, bir yandan da sokaklarda yaşayan dostlarımızı besliyoruz. Hemşerilerimi plastik şişe, cam şişe ve metal kutu gibi geri dönüştürülebilir atıkları atıkmatiklere atarak hem doğamızı korumaya hem de can dostlarımızı beslemeye davet ediyorum”

Bizi sosyal medyadan takip edin
xa2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
24 Mart, 2026 10:38 tarihinde yayınlandı
0
0

PARADOKSAL BİR ŞEKİLDE DERİN BİR İLETİŞİMSİZLİK YAŞIYORUZ

İletişim çağında, dijitalleşmenin sağladığı sınırsız imkânlara rağmen, paradoksal bir şekilde derin bir iletişimsizlik yaşıyoruz. Elektronik cihazlar uzakları yakınlaştırsa da, yüz yüze iletişimi azaltarak en yakınımızdakileri (aile, dostlar) bizden uzaklaştırıyor. Bilgi akışı çok hızlı olsa da, duygusal derinlik ve gerçek etkileşim azalıyor.

Bir bayramı daha geride bıraktık. Uzakta olan Arkadaşlarımızın, dostlarımızın, akrabalarımızın bayramlarını elimizdeki telefonlarla aramak yerine bilindik cümlelerle toplu mesajlar çekerek güya kutladık.
Bazılarımıza en yakın bildiklerimizden o mesajlar da gelmedi.

İletişimin en zor olduğu çocukluk ve gençlik yıllarımızda bugünkünden çok daha güçlü iletişim kuruyorduk. O yıllarda mektup ve bayram kartları vardı. PTT bunları bir haftada adresine ulaştırırdı. Saklardık koklardık onları, defalarca okurduk. Samimiyet, sıcaklık, içtenlik kokardı o kağıt parçaları.

İnsanı değerlerimizi o kadar hızlı yitirdik ki, ne eski dostluklar kaldı, ne samimiyet ne de vefa kaldı.

Oysaki, vefa, dostluğun ve insanlık onurunun en kıymetli hazinesi, sevgiyi kalıcı kılan sadık bir bağlılıktır. Sözünde durmayı, zor günde yanında olmayı ve iyilikleri unutmamayı ifade eden vefa, vefasızın meclisinde aranmayacak kadar ağır bir yüktür.

Bizim çocukluk ve gençlik yıllarımız; Komşuluk. Arkadaşlık, Dostluk. gibi kavramların gerçekten anlam bulduğu yıllardı. Sözün senet olduğu, insanların birbirine güven duyduğu yıllardı.

Kredi kartlarımız, internetimiz, cep telefonlarımız, bilgisayarlarımız, evlerimizde kombilerimiz yoktu. Televizyonla bile çok sonra tanıştık. Fakat çok mutluyduk.
Hayallerimiz vardı, yarınlardan umutluyduk.
Ülkemiz, ailemiz ve çocuklarımızın geleceği için kaygılarımız yoktu.,…

Şarkı sözleri bile bambaşkaydı;
“Nasılda koşuşurduk bahçelerde.
Şarkı söylerdik mehtaplı gecelerde.
Sen bana, ben sana komşu evlerde…
Kök sarmaşıklar gibi sarıldık o yaz…”

“Okul yolu sensiz ölüm kadar sessiz…
Eylül’de gel okul yoluna
Konuşmadan yürüyelim.
Gireyim koluna…
Görenler dönmüş, hemde mutlu desinler.
Ağaçlar sevinçten başımıza konfeti gibi yaprak dökecekler
Yaprak dökecekler…”
Ne güzel sözler değil mi?

Şimdi öyle mi?
“Tadı yok ne baharın ne yazın.
Kalmadı tesellisi ne şarkının ne sazın…”
Yaşam artık, Muzaffer İlkan’ın bu hicaz bestesindeki gibi…
Savaşlar, depremler, afetler, ruhunu yitirmiş beton şehirler. Tüm bunlara rağmen yaşama tutunmaya çalışan insanlar…

Ne oldu bize böyle? Artık anılar da teselli etmiyor…

İlyas Erbay