Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
27 Nisan, 2019 13:25 tarihinde yayınlandı
0

GEREKEN YAPILDI, ÇÖPLER TEMİZLENDİ

Karabük Orman İşletme Müdürlüğü 23 Nisan tarihli gazetemizde  manşetten verdiğimiz haberden sonra molaz ve çöplerle dolu ormanlık alanı temizletti. Orman İşletme Müdürü Rıfat Ataş, vatandaşları duyarlı olmaya davet ederken “Biz gerekeni yapıyoruz. Ama vatandaşlarımızı da duyarlı olmaya çağırıyoruz. Ormanlar hepimizin” dedi

Gazetemizin 23 Nisan tarihli gazetesinde yer alan “Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünün Dikkatine” başlıklı haberimizden sonra harekete geçen Orman İşletme Müdürlüğü, haberimizde yer alan inşaat molazları ve çöplerle dolu ormanlık alanı temizletti.

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü bu konuda sessizliğini korurken, Karabük Orman İşletme Müdürlüğü tüm alanı tertemiz yaptı. Karabük Orman İşletme Müdürü Rıfat Ataş, “Biz ormanlarımızın korunması, temizliği açısından ekiplerimizle gereken tüm çalışmayı yapıyoruz. Ama vatandaşlarımız piknik yapılan alanları bile kirletiyorlar. Ormanlarımızda sürekli çöp topluyoruz. Vatandaşlarımızı duyarlı olmaya çağırıyoruz. Ormanlar hepimizin. Havaların ısınmasıyla birlikte ormanlık alanlarımız piknikçiler tarafından kullanılmaya başlayacak. Lütfen çöplerimizi toplayalım. Çocuklarımıza temiz bir doğa bırakalım” dedi

Çevre Şehircilik İl Müdürlüğü ile Belediyenin de üstüne düşeni yapması gerektiğini belirten Ataş, bu konuda gereken tedbirleri almalarını istedi.

Haberimiz sonrası gerekli duyarlılığı göstererek alanı temizleten Orman İşletme Müdürlüğüne de hassasiyetinden ötürü Karabük Postası Gazetesi olarak teşekkür ediyoruz.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin