Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
22 Nisan, 2019 14:42 tarihinde yayınlandı
0

“GEREĞİNİ YAP!”

ÇEVRE MÜDÜRLÜĞÜNÜN DİKKATİNE

Burası Karabük’ün çöplüğü değil, burası çöplerle molozlarla ile doldurulmuş ormanlık alan. Her zaman olduğu gibi çevreyi kirletmekte doğayı yok etmede üstümüze yok. İnşaat molozlarının hafriyat kamyonları ile ormanlık alana döküldüğünü iddia eden görgü tanıkları, bunun yıllardır böyle olduğunu belirttiler

Her geçen gün ormanlarımız insanlar tarafından göz göre kirletiliyor. Başta piknik alanları olmak üzere, ormanlık alanlarda en bakir bölgeler bile insanlar tarafından acımasızca kirletilirken, yaptırımlar insanları yıldırmıyor.

Karabük’te de vatandaşların yararlanması için açılan bir çok mesire alanı çöplüğü andırırken, bunları yapanların ise insanlar olması düşündürüyor.

Böyle bir kirli görüntü de geçtiğimiz günlerde objektiflerimize yansırken, Kardemir karşısında bulunan Çelik İş Sendikası Hatıra Ormanı alanından başlayarak Öğlebeli’nin üst kısmına doğru ormanlık alanlara kadar devam eden güzergah adeta Karabük’ün çöplüğüne dönmüş durumda. Ormanlık alana dökülen çöp ve inşaat molozları  “bu kadarı da olmaz” dedirtirken, bazı görgü tanıkları inşaat molozlarının hafriyat kamyonları ile ormanlık alana döküldüğünü, bunun yıllarca böyle olduğunu belirttiler.

Ormanlık alanları kirletenlerle ilgili ciddi yaptırımlar bulunurken, Karabük İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünün gerekeni yapmasını bekliyoruz.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin