Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
05 Temmuz, 2022 13:31 tarihinde yayınlandı
0

Genç İstihdamına 100 Bin TL Destek

KOSGEB’den genç istihdamına 100 bin lira faizsiz 2 yıl ödemesiz işletme sermayesi desteği veriliyor.

KOSGEB İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada, Mikro ve Küçük İşletmelere Hızlı Destek Programı dördüncü dönem başvurularının 10 Ağustos tarihine kadar alınacağı ifade edildi.

KOSGEB İl Müdürlüğünden konuya ilişkin yapılan açıklama şöyle:

“KOSGEB İl Müdürlüğünden yapılan açıklamada; “Mikro ve Küçük İsletmelere Hızlı Destek Programı kapsamında belirlenen alanlarda faaliyet gösteren mikro ve küçük işletmelere 12 ay boyunca istihdam taahhüdü vermeleri durumunda eleman başına 100 bin lira işletme sermayesi kullandırılacaktır.

Başvuru Kriterleri:

  1. Bileşende: 2019 yılında asgari 75 Bin TL net satış hasılatı olan hedef sektörlerde faaliyet gösteren işletmelere faizsiz geri ödemeli destek verilecektir.
  2. Bileşende: 2017 sonrası kurulan hedef sektörlerde faaliyet gösteren yenilikçi genç işletmelere faizsiz geri ödemeli destek verilecektir.

Destek kapsamında yeni istihdam edilecek personelde aranan şartlar:

Üniversite (2 yıllık ve üstü) yada mesleki ve/veya teknik lise mezunu olmalıdır.

Son 3 yıl (2022 Haziran-2019 Haziran) içinde toplam SGK 4A’lı prim günü sayısı 180’den fazla olmamalıdır.

1981 ve sonrası doğumlu olmalıdır. Son başvuru tarihi 10 Ağustos 2022

Desteğe ilişkin detaylı bilgiye www.kosgeb.gov.tr veya KOSGEB Karabük Müdürlüğünden ulaşabilirsiniz.”

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin