Reklam
Reklam
Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
23 Nisan, 2019 13:16 tarihinde yayınlandı
0

GAZETEYİ OKURLA BULUŞTURAN EMEKÇİ

İzin kullanmadan 26 yıldır çalışıyor. Karabük basınını okuruyla buluşturan Şahin Çınar, işini severek yapıyor. Dün ve bugünü kendi penceresinden özetleyen Çınar “Mesleğe başladığımda Karabük’te basının yeri daha başkaydı. Bugün ise sosyal medya, internet siteleri, basının kendini yenileyememesi yazılı basının okur oranını azalttı” dedi

Karabük basınını yıllardır okuruyla buluşturan, kendi deyimiyle “26 yıldır izin kullanmadan dağıtıma devam” diyen Gazete Dağıtıcısı Şahin Çınar, sabah erken saatlerde çantasına koyduğu yüzlerce gazeteyi ilerlemiş yaşına rağmen şevkle dağıtıyor.

31 yaşında mesleğe başladığını belirten Çınar ” Mesleğe başlayalı  26 yıl oldu. Akşam gazeteleri alırım katlarım, sabah 06.45’te kalkar, 07.15’te yollara düşerim. İlk durak Savcılık ve valilik. Daha sonra sırasıyla kurumlar ve listeye göre aboneler. İşimi severek yapıyorum. Kimi zaman gittiğimde yerde bir çay içimlik soluklanıp sohbet ederim. İlk başladığım yıllarda 1500 adet gazete dağıtıyordum, şimdi azaldı. Kar kış demeden, izin kullanmadan 26 yılı geride bıraktım. Her gün farklı bir adres farklı bir yaşama tanıklık ediyorsunuz. Ama şu var ki, eskiden insanlar daha umut doluydu. Daha güleç.Şimdi ise insanlar karamsar, şikayetçi ve mutsuz. Ağırlaşan yaşam şartları dengeleri değiştirdi. Bunu yazılı basın açısından özetlersek, eskiden Karabük’te yazalı basının yeri çok ayrıydı. İnsanlar daha çok okuyor, yerel gelişmelerden haberdar olmak istiyordu. Ama teknoloji ile birlikte sosyal medya, internet siteleri, yazılı basının maddi imkansızlıklar nedeni ile kendini geliştirememesi, yazılı basının geri palanda kalmasına neden oldu.İnternet gazetenin yerini tutmuyor. Gazetenin daha farklı bir sıcaklığı var. Tabii o eski okurlar, duyarlı insanlarda kalmadı.” dedi

YÜREĞİM DAYANDIĞI KADAR YOLA DEVAM

Artık 60’a merdiven dayadım diyen Çınar “Yüreğimin dayandığı yere kadar yola devam. İki yıl önce emekli oldum ama hala mesleğe devam ediyorum. Artık bu meslekleri yapmak isteyen yok. Bizden sonra kim yapar bilinmez ama artık benim içinde günler sayılı. Yaşım 58 oldu, bizler bu mesleklerin son emekçileriyiz.” dedi

Mesleğini yaparken hiç olumsuz bir şeyle karşılaşmadığını belirten Çınar “her gün yeni bir yüz, yeni bir arkadaş ediniyorsunuz. Farklı hayat hikayelerini dinliyorsunuz. Her insanda ayrı bir hikaye , güne çıkmamış yaşamlar gizli. Ama yinede her acı hikayenin ardında umut var. Bende bu umutla her gün 07.15’te yollara düşüyorum. İyi haberler vermek, gazeteci arkadaşlarımın haberlerini okurlarla buluşturmak için. İnşallah ülkemiz için, Karabük için her şey daha güzel olur. Bizim bıraktığımız bu meslekleri yarınlara taşıyacak emekçiler yetişir” dedi

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin