FRANSA’DA PROTESTOLAR BÜYÜYOR: ON BİNLERCE KİŞİ SOKAKTA

Fransa'da öğretmenlerin başlattığı ve öğrencilerin de katıldığı personel ve kaynak yetersizliği protestoları ülke genelinde büyüyerek yüzlerce lisede eğitimi aksattı. Binlerce kişinin gözaltına alındığı eylemlere sendikalar ve siyasi partiler de destek veriyor.

FRANSA’DA PROTESTOLAR BÜYÜYOR: ON BİNLERCE KİŞİ SOKAKTA
Reklam verBu alanda reklamınızı yayınlayın
Haberi dinle
0:00/7:21

Fransa’da öğretmenlerin personel ve kaynak yetersizliğine karşı başlattığı eylemler, öğrencilerin de katılmasıyla ülke genelinde geniş çaplı protestolara dönüştü. Yüzlerce lisede eğitim aksarken, binlerce kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

Fransa’da eğitim sistemindeki personel ve kaynak yetersizliğine karşı başlayan protestolar, üç haftadan kısa sürede ülke genelinde etkili olan toplumsal bir harekete dönüştü.

Öğretmenlerin başlattığı eylemlere öğrencilerin de katılmasıyla büyüyen protestolarda; öğretmen ve eğitim personeli eksikliği, kalabalık sınıflar, derslerin iptal edilmesi ve okullara yeterli kaynak aktarılmaması gibi sorunlar öne çıkıyor.

Fransız medya kuruluşu RTE, bugün yapılması beklenen gösterilere katılımın 20 bin ila 40 bin kişi arasında olabileceğini aktardı.

PROTESTOLAR NASIL BAŞLADI?

Eylemlerin ilk kıvılcımı, 17 Eylül’de öğretmenlerin gerçekleştirdiği grevle ortaya çıktı. Öğretmenler, okullardaki personel ve kaynak yetersizliğine tepki gösterirken, 21 Eylül’de Paris bölgesindeki Créteil kentinde bulunan Saint-Exupéry Lisesi öğrencileri de eylemlere katıldı.

Öğrenciler özellikle öğretmen eksikliği nedeniyle derslerin iptal edilmesi, sınıfların aşırı kalabalık olması ve eğitim koşullarındaki yetersizliklere tepki gösterdi.

Başlangıçta sınırlı sayıda okulda görülen eylemler, öğrencilerin benzer sorunları ülke genelindeki okullarda yaşadıklarını dile getirmesiyle kısa sürede farklı kentlere yayıldı.

Paris bölgesindeki okul girişlerini engelleme eylemleri; Lille, Marsilya, Lyon, Toulouse, Bordeaux, Strasbourg, Rennes, Montpellier, Nice, Nantes ve Grenoble gibi kentlerde düzenlenen gösterilerle ülke geneline yayıldı.

ÖĞRENCİLERİN TALEPLERİ NELER?

Protestolarda öğrencilerin taleplerinin başında daha fazla öğretmen ve eğitim personeli istihdam edilmesi geliyor.

Öğrenciler ayrıca sınıfların kalabalık olmamasını, öğretmen eksikliği nedeniyle derslerin iptal edilmemesini ve okullara daha fazla kaynak ayrılmasını talep ediyor.

Fransa’daki liselerde öğrenci sayısının son yıllarda önemli ölçüde arttığı belirtiliyor. CNN International'ın aktardığı verilere göre, ortaöğretimde 2008 yılına kıyasla yaklaşık 250 bin daha fazla öğrenci bulunmasına rağmen kamu sektöründeki öğretmen sayısında artış yaşanmadı.

Kamu liselerindeki sınıfların yaklaşık yüzde 70’inde 30’dan fazla öğrenci bulunuyor.

YÜZLERCE LİSEDE EĞİTİM AKSADI

Protestoların büyüklüğü konusunda farklı tarihlerde farklı rakamlar açıklanırken, hükümet verilerine göre 5 binden fazla kişi gözaltına alındı. Gözaltına alınanların önemli bölümünün reşit olmayanlardan oluştuğu bildirildi.

6 Ekim’de ülke genelinde yeni eylemler düzenlenmesi beklenirken, Paris bölgesinde on binlerce öğrencinin sokağa çıkabileceği öngörülüyor.

CNN International'a göre son haftalarda 500’den fazla lisede hasar meydana geldi. Çok sayıda okulda ise eğitim faaliyetleri tamamen veya kısmen durdu.

Öğrenci örgütlerinin daha geniş katılım çağrısı yaptığı gösteriler nedeniyle okul girişleri ve eylemlerin düzenlendiği bölgelerde güvenlik önlemleri artırıldı.

SENDİKALAR VE SİYASİ PARTİLER DE DESTEK VERİYOR

Lise öğrencilerinin öncülüğündeki protestolara öğretmen sendikaları, üniversite öğrencileri ve bazı siyasi partiler de destek verdi.

Union Syndicale Lycéenne başta olmak üzere lise öğrenci örgütleri eylemlerin örgütlenmesinde rol alırken, UNEF, Union Étudiante ve FAGE gibi üniversite öğrenci kuruluşları da destek açıklamalarında bulundu.

CGT, FSU, FO, CFDT, UNSA ve SUD/Solidaires gibi öğretmen sendikaları da eğitim sistemindeki sorunlara dikkat çekerek protestolara destek verdi.

HÜKÜMET İLE SOL PARTİLER ARASINDA TARTIŞMA

Protestoların büyümesi Fransa’daki siyasi tartışmayı da beraberinde getirdi.

Jean-Luc Mélenchon liderliğindeki Boyun Eğmeyen Fransa (LFI), öğrencilerin taleplerine destek veren siyasi aktörlerden biri oldu. Mélenchon, hükümetin protestolara müdahalesini eleştirirken eylemlerin ülke genelinde büyümesi yönünde çağrılarda bulundu.

Hükümet ise LFI’yi gençlerin tepkisini siyasi amaçlarla kullanmakla suçladı.

Le Monde’un 6 Ekim tarihli analizinde, Başbakan Sébastien Lecornu’nun protestoların başlamasından yaklaşık 10 gün sonra yaptığı ilk doğrudan siyasi açıklamada öğrencilerden ziyade Mélenchon’u hedef aldığı aktarıldı.

Hükümetin ilerleyen günlerde protestolarda yaşanan şiddet olaylarını ve aşırı sol gruplarla bağlantı iddialarını gündeme getirdiği belirtildi.

Öte yandan Le Monde, protestolarla bağlantılı olaylar kapsamında yaklaşık 10 polis şiddeti soruşturmasının da yürütüldüğünü bildirdi.

HÜKÜMETİN BÜTÇE SINAVI

Protestolar, hükümetin ekonomik açıdan zorlandığı bir dönemde büyüdü.

Başbakan Lecornu hükümeti, 2027 bütçesini hazırlarken kamu açığını azaltmaya çalışıyor. Fransa’nın mali durumu üzerindeki baskı, eğitim harcamalarında kapsamlı artışlar yapılmasını da zorlaştırıyor.

CNN International'ın aktardığına göre yaşanan siyasi ve ekonomik belirsizlik sırasında Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi kısa süreliğine yüzde 5’in üzerine çıktı.

Le Monde ise hükümetin protestoların ilk günlerinde hareketin büyüklüğünü yeterince ciddiye almadığı yönündeki değerlendirmelere yer verdi.

Hükümetin eğitim alanında bazı düzenlemelerden geri adım atmasına rağmen protestoların sona ermediği belirtiliyor.

MACRON PROTESTOLARIN NERESİNDE?

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron doğrudan protestoların hedefinde yer almıyor. Ancak eylemlerin büyümesi, hükümetin eğitim politikalarının ve gençlerle ilişkilerinin yeniden tartışılmasına neden oldu.

Macron’un üçüncü kez cumhurbaşkanı adayı olamaması nedeniyle 2027 seçimleri Fransa açısından yeni bir siyasi dönemin başlangıcı olarak görülüyor.

Le Monde’a göre Macron protestolar sırasında kamuoyu önünde belirgin biçimde öne çıkmazken, başbakanla temasını sürdürdü.

Macron, 30 Eylül’de İspanya’dan yaptığı açıklamada siyasi liderlere şiddeti meşrulaştırmama çağrısında bulundu.

SİYASİ KAMPLAŞMA DERİNLEŞİYOR

Protestoların büyümesi Fransa’daki siyasi kamplaşmayı da yeniden gündeme taşıdı.

Hükümet bir yandan Mélenchon ve radikal solun protestolara verdiği desteği tartışırken, sağ ve aşırı sağ partiler ise olayları kamu düzeni üzerinden eleştiriyor.

Aşırı sağ Ulusal Birlik (RN), protestolar sırasında yaşanan olayları hükümete yönelik eleştirilerinde kullanırken, sol partiler öğrencilerin eğitim koşulları ve gelecek kaygılarını öne çıkarıyor.

Tarihçi Stéphane Sirot ise gençlerin tepkisinin yalnızca eğitim sistemindeki sorunlarla sınırlı olmadığını belirtiyor. İklim değişikliği, ekonomik durgunluk, yapay zekânın çalışma hayatına etkileri ve savaşlar gibi gelişmelerin de gençlerin geleceğe yönelik kaygılarını artırdığı ifade ediliyor.

Fransa’da eğitim sistemi üzerinden başlayan protestoların önümüzdeki günlerde nasıl şekilleneceği ve eylemlerin daha geniş bir toplumsal harekete dönüşüp dönüşmeyeceği yakından takip ediliyor.

Reklam verBu alanda reklamınızı yayınlayın
Yorumlar
Paylaş

İlgili Haberler

Yorumlar

Yorumlar editör onayından sonra yayımlanır. Kaba ve kişisel saldırı içeren yorumlar yayımlanmaz.

Henüz yorum yok.

İlk yorumu sen yaz, tartışmayı başlat.