Rize’de fırtınadan kaynaklı oluşan dalgalar vasıtası ile geldiği düşünülen deniz mühimmatı karaya vurdu.
Olay Çayeli ilçesine bağlı Büyüktaşhane Mahallesi’nde meydana geldi. 2 gündür etkili olan fırtınanın ardından sahilden geçen vatandaşlar kayalıkların içerisinde ne olduğunu anlayamadıkları bir cisim olduğunu fark ederek 112 Acil Çağrı merkezine ihbarda bulundu. Olay yerine sevk edilen polisler geniş çapta güvenlik önlemi alarak vatandaşların bölgeden uzak durmasını sağladı. Dalgaların getirdiği düşünülen ve ilk belirlemelere göre deniz mühimmatı olduğu anlaşılan cisim ekipler tarafından güvenlik altına alındı. Cismin ne olduğu ile ilgili kesin bilgi yapılacak olan uzman çalışmaları neticesinde belli olacak.
Mahallerinde bulunan ve hayatında ilk defa gördüğü cismin kendilerini tedirgin ettiğini dile getiren Bünyamin Bilgin “Mahallemizde böyle bir şey olması izi tedirgin etti. Geldik, baktık. Deniz mühimmatına benziyor. Büyük ihtimal geçen gün ki fırtınada dalgalarla kıyımıza ulaşmış. Polis ekipleri de bomba imha ekipleriyle birlikte burada. Büyük ihtimal bombayı buradan alıp imha edecekler. Bizde tedirginiz ve bekliyoruz. İlk defa böyle bir şey gördüm” dedi.


Fırtında dalgaların getirdiği deniz mühimmatı Rize’de karaya vurdu
Fabrikaların zehrini kustuğu Gerede Çayı ölüyor: Köylüler ayaklandı
Bolu’nun Gerede ilçesindeki Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’nden bırakılan atıklar nedeniyle yaklaşık 10 yıldır zehir akan Gerede Çayı’ndaki kirliliğe bölge halkı isyan etti. 288 kilometre boyunca 100’ü aşkın köyü etkileyen kirliliğin çözülmesini isteyen vatandaşlar, “Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor” dedi.
Gerede ilçesinde bulunan Deri ve Karma Organize Sanayi Bölgesi’ndeki fabrikaların evsel ve sanayi atıklarını arıtmadan Gerede Çayı’na deşarj etmesi, bölgede 10 yıldır süren bir çevre felaketine neden oluyor. Kimyasal atıklarını çaya boşaltan tesislere defalarca ceza kesilmesine rağmen kirliliğin ve kötü kokunun önüne geçilemedi. Bolu Çayı ile birleşerek Yenice Irmağı adıyla Karadeniz’e dökülen çay, Karabük’ün Eskipazar ilçesine kadar uzanan 288 kilometrelik hat boyunca 100’ü aşkın köyde kirlilik ve dayanılmaz kokuya yol açıyor. Yaşanan duruma dikkat çekmek ve yaşam alanlarına sahip çıkmak amacıyla toplanan bölge halkı fabrikalara tepki gösterdi.
“Çocukluğumuzda bu suyu içerdik, şimdi kurbağa bile yaşamıyor”
Çocukluğunda çayın temiz olduğunu ve bu suyu içtiklerini belirten Gerede ilçesi Örencik köyünden Nazif Aktaş (67), “Annem çamaşır yıkamaya gelirdi. Biz bu suyu içerdik, ekinlerimizi bu suyla sulardık. Şimdi balığı bırakın, kurbağa bile yaşamıyor. Hayvanlarımız ölüyor, tarım ölüyor, bizleri öldürüyor. Sabah ezanına kalkıyorum, kokudan duramıyorum. Köyde durma şansımız yok, bu koku bizi mahvediyor” ifadelerini kullandı.
“Çözüm bulunmazsa Ankara’ya yürüyüş yapacağız”
Geçmişte çayın etrafında piknik yapıldığını ve suyun tarımda kullanıldığını vurgulayan Meryem Dayı ise şunları söyledi: “Benim çocukluğumda bu çay berraktı. Babaannem bu çaydan su getirip tarhana çorbası pişirirdi. Çamaşırlarımızı burada yıkardık. Karabük’ten, çevre illerden herkes buraya pikniğe gelirdi, balık tutardı. Çocuklarımız burada yüzme öğrendi. Biz su motorlarıyla bahçelerimizi suluyorduk. Ama bu karma deri sanayileri çıkınca sağlığımızı tehdit etti. Kokudan, pislikten affedersin resmen zehir akıyor. Hayvancılık yapıyoruz, hayvanlarımız suyunu içemiyor, ölüp telef oluyorlar. Biz bu çayın temiz akmasını istiyoruz. Eğer sesimizi duymuyorlarsa biz Ankara’ya yürüyüş yapacağız. Para kazanmasınlar demiyoruz, kazansınlar ama pisliğini, zehrini, kimyasalını bize akıtmasınlar. Biz de insansak insanca yaşamak istiyoruz”.

