Reklam
Reklam
firtina dindi balik tezgahlari senlendi F3JwPYdi
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Ekim, 2024 00:52 tarihinde yayınlandı
0

Fırtına dindi, balık tezgahları şenlendi

Samsun’da 3 gündür olumsuz hava şartları nedeniyle boş kalan balıkçı tezgahları, bugün balık çeşitleri ile şenlendi. Vatandaşlar, günlerdir hasret kaldıkları balık tezgahları önünde yoğunluk oluşturdu.

Hava sıcaklıklarının 15 derece kadar düştüğü Samsun’da denizde yaşanan fırtına dolayısıyla gırgırlar mavi sulara açılmakta zorlandı. Az sayıda teknenin ava çıkması nedeniyle 3 gündür boş kalan balık tezgahları, bugün yeniden şenlendi. Balığın bollaşması fiyatların yarı yarıya düşmesine neden olurken, vatandaşlar da balıklara yoğun ilgi gösterdi.

“Balık bollaşınca vatandaşın ilgisi arttı”

Vatandaşların günlerdir balığın yolunu gözlediğini ifade eden balık satıcısı Onurcan Köse, “3 günden beri havalar bozuktu. Gırgırlar ve balıkçı tekneleri limanda yatıyordu. Çok az sayıda kayık denize açıldığından balık da az çıkıyordu. Balığın az olması da fiyatları olumsuz etkiliyordu. Bu süreçte mezgidin kilosunu 200 liraya satıyorduk, bugün 100 TL’ye düştü. İstavrit 200 TL’den 150 TL’ye, barbun 200 TL’den 100 TL’ye düştü ve palamudun tanesi de 150 TL’den 140’a düştü. Palamutlar hem taze de ham de çok büyük. Bir tanesi 1,5 kilo geliyor. Somonun kilosu da 150 TL’den satılırken çipura ve levrek de 300 TL’den alıcı buluyor. Karadeniz’deki fırtına nedeniyle 3 gündür tezgahlara yeteri kadar balık gelmiyor, vatandaşlar balığa ulaşamıyordu. Bugün de bolca balık gelince vatandaşlar ilgi gösterdi ve bir yoğunluk oluştu” dedi.

Balık almak için sırada bekleyen vatandaşlar ise önceki güne göre fiyatı yarı yarıya düşen balıkların yaşanan bolluğa göre daha da ucuz olması gerektiğini ifade ettiler.

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin