Fırtına az kalsın faciaya yol açacaktı, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı - Karabük Haber Postası
firtina az kalsin faciaya yol acacakti o anlar guvenlik kamerasina yansidi qtTdKN2a jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
14 Mayıs, 2024 12:24 tarihinde yayınlandı
0
0

Fırtına az kalsın faciaya yol açacaktı, o anlar güvenlik kamerasına yansıdı

Trabzon’da geçtiğimiz hafta sonu etkili olan fırtına şehrin farklı yerlerinde maddi zararlara neden olurken, Kanuni Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki Numune Kampüsü çatısından kopan malzemelerin karayoluna düşmesi sonucu az kalsın facia yaşanıyordu.

Fırtına nedeniyle hastanenin çatısından kopan demir kalas park halindeki otomobilin ön camına ok gibi saplanırken, sac levhada arka kısmında bulunan otomobilin üzerine çarparak kara yoluna düştü. O sırada olaydan saniyeler önce kaldırımda yürüyen genç bir kız olası faciadan kıl payı kurtulurken, o ana şahit olan çevre sakinleri de büyük bir korku yaşadı.

Numune Kampüsü yakınlarında lokanta işleten Hüseyin Bayram, büyük bir demir borunun aracına ok gibi saplandığını belirterek “Namaz kılıyordum. O ara fırtına devam ediyordu. Numune Hastanesinin çatısı kopma vaziyetindeydi bir gürültüyle oradan büyük bir demir boru arabama isabet etti, yandaki komşunun da arabasına vurdu. Büyük bir afat büyük bir tehlike atlattık. Allah’tan kimseye bir zarar gelmedi, mala geldi çok korktuk. O sırada kaldırımdan bir kız çocuğu geçiyordu kalas uçmadan birkaç saniye öncede bir araba geçti. Biraz daha gecikseydi arabaya da vuracaktı. Biz apartman mı yıkılıyor dedik. Arabamızı yaptırdık ilgili yerlere müracaat ettik inşallah masraflarımızı karşılarlar” dedi.

Öte yandan fırtınadan dolayı kopan çatının yapımına başlanırken, olayla ilgili inceleme sürüyor.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…