Firari şahıs sahte cumhuriyet savcısı kimlik kartıyla yakalandı - Karabük Haber Postası
Reklam Alanı — Gövde Üst Bu alana reklam ver
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
06 Ekim, 2023 04:00 tarihinde yayınlandı
0
0

Firari şahıs sahte cumhuriyet savcısı kimlik kartıyla yakalandı

Bolu’da uyuşturucu madde ticareti suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası bulunan şahıs, üzerinde sahte cumhuriyet savcısı kimlik kartıyla yakalandı.

Edinilen bilgiye göre, Bolu Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerinin yaptığı oerasyonda, ’uyuşturucu madde ticareti’ suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası bulunan E.H. yakalandı. Üzerinde sahte cumhuriyet savcısı kimlik kartı ele geçirilen E.H. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan şahıs, çıkarıldığı mahkemece “resmi belgede sahtecilik” ve “uyuşturucu madde ticareti” suçlarından tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
dqdqdqdqdqdqdq
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
26 Nisan, 2026 12:45 tarihinde yayınlandı
0
0

TÜRKİYE’NİN SÜPER GÜÇ OLMA POTANSİYELİ !

Belirli bir hedefe ulaşmak için sadece potansiyele sahip olmak yeterli değildir. Potansiyel, bir işin yapılabileceğine dair bir “ihtimal” veya “yetenek” barındırsa da, hedefe ulaşmak için eyleme dönüştürülmemiş potansiyel tek başına başarıyı getirmez.

Türkiye’nin süper güç olma potansiyeli, stratejik konumu, büyüyen savunma sanayisi ve demografik yapısı nedeniyle uluslararası ilişkiler uzmanları ve fütüristler tarafından sıkça tartışılan bir konu. Genel kanaat, Türkiye’nin şu an için “bölgesel bir güç” olduğu, ancak küresel bir “süper güç” olma yolunda hem önemli fırsatlara hem de aşması gereken ciddi engellere sahip olduğu yönündedir.

Türkiye, jeopolitik konumu, askeri kapasitesi ve diplomatik girişimleriyle Ortadoğu, Balkanlar, Kafkasya ve Doğu Akdeniz’de etkili bir bölgesel güç olarak kabul ediliyor. Son yıllarda küresel bir güç olma hedefiyle hareket eden Türkiye, savunma sanayii ve bölgesel çatışmalardaki arabuluculuk rolleriyle bu etkisini her geçen gün artırıyor.

Türkiye’nin küresel güç olma potansiyelini destekleyen temel unsurlar
* Asya, Avrupa ve Afrika’nın kesişim noktasında yer alması, Türkiye’yi küresel ticaret ve enerji hatları için vazgeçilmez bir merkez haline getirmektedir. Ortadoğu ve Balkanlar’daki meselelerde Türkiye’siz çözüm üretilmesinin zorluğu bu gücün bir göstergesidir.
* Türkiye, NATO içindeki en büyük ikinci askeri güce sahip. Özellikle İHA/SİHA teknolojilerindeki (Baykar, TUSAŞ vb.) atılımlar ve yerli savaş uçağı (KAAN) projeleri, askeri bağımsızlık ve teknolojik ihracat açısından kritik önem taşıyor.
* Dünya Bankası verilerine göre üst-orta gelirli bir ülke olan Türkiye’nin, önümüzdeki bir kaç yıl icerisinde yüksek gelirli ülkeler statüsüne geçmesi bekleniyor.
* Türkiye; hidroenerji, güneş ve rüzgar gibi yenilenebilir kaynaklar açısından dünyanın en şanslı bölgelerinden birinde yer alıyor. Bu açıdan enerji bağımsızlığı potansiyeline sahip bir ülke. Bu konuda önemli mesafe katledildi. Fakat daha katetmemiz gereken uzun bir yol var.

Bir ülkenin süper güç sayılabilmesi için ekonomik büyüklüğünün küresel rezerv para birimlerini ve piyasaları etkileyecek düzeyde olması gerekir. Şu anki GSYİH seviyesi, ABD (20 trilyon dolar üstü) veya Çin gibi devlerle kıyaslandığında henüz bu seviyede değildir.
* Türkiye, kişi başına düşen kullanılabilir su miktarı bakımından “su kıtlığı” yaşayan bir ülke konumundadır. Bu durum, uzun vadeli gıda güvenliği ve sürdürülebilir büyüme önünde bir risk oluşturmaktadır.
* Süper güç olma kriterleri arasında sadece askeri güç değil; eğitimli insan gücü, yüksek teknoloji üretimi ve inovasyon kapasitesi de belirleyicidir.

Özetle: Bazı analizler Türkiye’yi “yükselen bir orta güç” olarak tanımlarken, George Friedman gibi fütüristler Türkiye’nin 21. yüzyılın ortalarına doğru bölgesel etkisini artırarak bir “süper güç” adayı haline gelebileceğini öngörmektedir. Ancak bu, teknolojik atılımın ekonomik istikrarla birleşmesine bağlıdır.

Süper güç olmak için askeri açıdan çok güçlü olmak; nükleer kapasiteye dayalı bir caydırıcılık tabii ki olmazsa olmaz. Fakat, bu da tek başına yeterli değil. Ekonomik olarak da çok güçlü olmak gerekiyor. Gıda da ve teknolojide dışa bağımlılığın minimum seviyede olması gerekiyor. En önemlisi de eğitim.

Nükleere sahip olmadan, kırılgan bir ekonomiden ve gıdada dışa bağımlılıktan kurtulmadan bırakın süper güç olmayı, caydırıcı güç olmamız bile mümkün değil.

Türkiye’nin İran’daki savaştan çıkaracağı çok ders var. Savunma sanayii’ndeki üretim tesislerimizin yer altına alınması bunların başında geliyor. Savunma sanayii’nde iyi gidiyoruz. Fakat güçlendirmemiz gereken yanlarımız var. Ekonomi, üretim, eğitim ve bunlardan çok daha önemlisi toplumsal ahlak.