Karadeniz’de fındık üreticileri bugünlerde fındığını kurutmanın ve acil masrafları için bir an önce satmanın telaşını yaşıyor. Üreticiler, fındığını tüccara değil TMO ve FİSKOBİRLİK’e vermek istiyor ancak alım şartlarının ve fiyatların iyileştirilmesini talep ediyor.
Giresunlu fındık üreticileri topladıkları fındığı kurutabilmek için şehir içindeki yolları ve sahil boyundaki yaya kaldırımlarını adeta fındık harmanı haline getirdi. Ancak üreticiler çocuklarının okul masrafları gibi acil ihtiyaçlarından dolayı fındığı hemen kurutup satmayı düşünürken, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) alım kriterleri, FİSKOBİRLİK’in ise geçmiş yıllardaki güven kaybından dolayı serbest piyasaya fındık vermek zorunda kalıyor.
Giresunlu fındık üreticileri, topladıkları fındıkları kimi zaman yol kenarlarında, kimi zaman ise kaldırımlarda kurutmaya çalışıyor. Yüksek kesimlerdeki hava şartlarından dolayı sahile indirilen fındıklar yüzlerce metre fındık harmanı oluşturdu. Fındıkta hasat mevsiminin sona yaklaşması dolayısıyla bahçelerden topladıkları ürünlerini kurutma telaşı içeresine giren üreticiler her yıl olduğu gibi, bu yıl da Karadeniz Sahil Yolu kenarları ile yaya kaldırımlarını fındık harmanı haline getirdi.
Sahil kesiminde fındığı daha erken kurutma imkanı bulduklarını kaydeden Kemaliye köyünden Nuriye Şahin, “Harman için uygun yer bulamadığımız için kabuğundan soyulmuş fındıkları kurutmak için Karadeniz Sahil Yolu kenarlarını tercih ediyoruz. Beton veya asfalt zemine serilen fındık daha iyi kuruyor. Bu nedenle ürünlerimizi kurutabilmek için kara yolu kenarlarını ve kaldırımları tercih etmek zorunda kalıyoruz. Bahçelerimizden bin bir güçlükle topladığımız fındıklarımızı buralarda daha iyi ve daha hızlı kurutuyoruz” dedi.
Keşap’ın Karabulduk köyünden fındığını kurutmak için Giresun’a geldiğini ifade eden Kadir Uğur yaptığı açıklamada “Bilindiği gibi köylerde arazilerimiz harman için uygun olmadığından ve hava şartlarının daha çok yağışlı olması nedeniyle sahile getirdim. Kuruttuktan sonra da hemen satacağım. Geçen yıl TMO’ya fındığımı götürdüm. ’Maalesef seçilecek’ denildi, ’alım şartları’ dendi, yok nem fazla denildi ben de götürüp tüccara verdim. Karadeniz’de nem oranı her zaman yüksektir. Fındık, diğer hububat ürünleri gibi değerlendirilmemelidir. Bu sezon fındığı bekletmeden satacağım çünkü serbest piyasada fındığın yükselmesi için mahsulün rekoltesinin düşük olması gerekir ancak bu sene rekolte oldukça iyi o nedenle fiyatların bekledikçe yükseleceğini düşünmüyorum” diye konuştu.
Fındık üreticisi Yunus Akkılıç ise TMO ile birlikte Türkiye’de hatta dünyada en büyük üretici birliği olarak görülen FİSKOBİRLİK’in üreticiye bu süreçte gerek alım şartları gerek alım fiyatları konusunda daha fazla destek olmasını isteyerek fındık üreticilerin mağduriyetinin giderilmesi çağrısında bulunurken, Mehmet Ali Alaşavlar da “Fındığımı şuanda satmayı düşünmüyorum. Serbest piyasaya satsam ucuza gidecek, TMO’ya gitsem alım şartları deniliyor. 2.5 ton fındığım var ama TMO bunu sadece 400 kilosunu alıyor. Geri kalanı ise tüccara vermek zorunda kalıyorum. Ancak serbest piyasadaki fiyatlar maliyetlerin altındadır. Biz de çaresiz serbest piyasaya mahkumuz” dedi.
Öte yandan TMO Giresun kalite fındığı 132 liradan alırken, fındık tüccarı aynı fındığı serbest piyasada 128 liradan, FİSKOBİRLİK ise 126 liradan alış yapıyor.


Fındık üreticisinden TMO ve FİSKOBİRLİK’e “Bizi tüccara muhtaç etmeyin” çağrısı
“7 Kemerli Bir Zaman Geçidi” filmi üniversite öğrencileriyle buluştu
Taşköprü Belediyesi tarafından yapay zekayla hazırlanan “7 Kemerli Bir Zaman Geçidi Taşköprü” filmi, Kastamonu Üniversitesi’nde üniversite öğrencilerine izletildi.
Taşköprü Belediyesi tarafından yapay zeka teknolojisiyle hazırlatılan “7 Kemerli Bir Zaman Geçidi: Taşköprü” filmi, Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde üniversite öğrencilerle buluşturuldu. İletişim Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen programda, Taşköprü’nün binlerce yıllık tarihini anlatan yapay zeka filmi öğrencilere izletildi.
“Dünyada çok az örneği bulunan bir çalışmaya imza attık”
Programda konuşan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, “Türkiye’de bir ilk, dünyada ise çok az örneği bulunan çalışmaya imza attık ve tamamen yapay destekli 14 dakikalık kısa bir filmi hayata geçirdik. Bu filmle amacımız, Pompeipolis’in iki bin yıllık ihtişamını, yedi kemerli köprümüzün tarihe meydan okuyuşunu ve atalarımızın mirasını tüm dünyaya yeniden hatırlatmak ve kayıt altına almaktır” dedi.
“Karakter ve sahne dağılımında çok emek var”
Filmi izleyen Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Sadullah Menekşe ise, “Taşköprü yapay zeka filmini izledik, Taşköprü’yü tanıtan çok güzel bir çalışma olmuş. Yapımcılar yapay zeka ile çok büyük işler çıkarmışlar, gerçekten çok beğendim. Baktığımda sekiz saniyelik videolarla karakter ve sahne dağılımının tutarlılığını sağlamak çok büyük bir emek istiyor. Biz iletişim fakültesi öğrencileri olarak çok beğendik. Bizim işimiz de ileride kamera önünde veya arkasında bu filmleri çekmek olduğu için bizler adına çok güzel bir deneyim oldu” diye konuştu.
Film gösteriminin ardından filmin senaristliğini yapan Arkeolog Dr. Murat Karasalihoğlu, öğrencilerle bir söyleşi gerçekleştirerek merak edilenleri soru-cevap şeklinde yanıtladı. Etkinliğe, Taşköprü Belediyesi Kent Tarihi Müzesi Müdürü Lütfi Gültekin, Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi akademisyenleri ve çok sayıda öğrenci katıldı. Program, toplu fotoğraf çekimi ile sona erdi.

