Fındık işçilerini taşıyan minibüs uçuruma yuvarlandı: 3’ü ağır 22 yaralı - Karabük Haber Postası
findik iscilerini tasiyan minibus ucuruma yuvarlandi 3u agir 22 yarali CZ1h6FDz jpg
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Eylül, 2024 00:45 tarihinde yayınlandı
0
0

Fındık işçilerini taşıyan minibüs uçuruma yuvarlandı: 3’ü ağır 22 yaralı

Düzce’nin Cumayeri ilçesinde fındık işçilerini taşıyan minibüs, iddiaya göre freninin boşalması sonucu yaklaşık 50 metreden uçuruma yuvarlandı. Kazada çocukların da aralarında bulunduğu 3’ü ağır 22 kişi yaralandı.

Kaza, Harmantepe köyü ile Dokuzdeğirmen köyü arasındaki yolda meydana geldi. S.A. idaresindeki 63 AEU 932 plakalı Ford marka minibüs, iddiaya göre freninin boşalması sonucu yaklaşık 50 metreden uçuruma yuvarlandı. Kazada aralarında çocukların da bulunduğu 3’ü ağır 22 kişi yaralandı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, sağlık, AFAD, UMKE ve jandarma ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, yaralıları kurtarmak için çalışma başlattı. Minibüsün düştüğü alana inen ekipler, yaralıları sedye ile ambulansa taşıdı.

Olay yerine gelen Cumayeri Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu, “İşçiler, Kocaali’de fındık toplama işlerini tamamlamışlar. Evlerine dönerken şoförün dediğine göre frenin boşalması sebebiyle minibüs yaklaşık 50 metreden uçmuş. Çok şükür can kaybı yok. İnşallah can kaybı olmaz. Fındık dalları aracı tutmuş. Yaralıların tamamı olay yerinden çıkartıldı. 3 ağır yaralımız var. Onları hastaneye gönderdik” dedi.

İşçilerin Sakarya’nın Kocaali ilçesindeki bahçede fındık topladıkları, evlerine dönüş yolunda kazanın meydana geldiği öğrenildi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
8fa904a0 0c3b 4268 af5e a3a5ea46ac51
İsmail AKCA Avatarı
İsmail AKCA
10 Nisan, 2026 09:53 tarihinde yayınlandı
0
0

Zemin mi çöküyor, yoksa akıl mı..?

Karabük’te yaşananlar artık bir “zemin sorunu” değil.

Bu, açık ve net bir yönetim zaafıdır.

Yeşil Mahalle Taşkent Caddesi’nde başlayan süreç aslında hepimizin bildiği o klasik hikâyenin yeni bir versiyonu: Önce bir inşaat başlar, sonra çatlaklar oluşur, ardından “inceleme başlatıldı” açıklamaları gelir…

Ve en sonunda iş ciddiye bindiğinde tahliyeler başlar.

Nitekim öyle de oldu.

Karabük Valisi Oktay Çağatay’ın ikamet ettiği Valilik Konutu boşaltılıyor. Bu, sıradan bir gelişme değildir.

Bu, “tehlike artık görmezden gelinemiyor” demektir.

Şimdi soralım:
Devletin en üst yerel yöneticisinin kaldığı bina bile risk altındaysa, bu şehirde kim güvende?

Asıl mesele şu: Bu noktaya nasıl gelindi?
Heyelan riski taşıdığı bilinen bir bölgede nasıl olur da yeni bir konut projesine onay verilir?
Zemin etütleri gerçekten yapıldı mı, yoksa prosedür tamamlamak için mi hazırlandı?
Ve en kritik soru: Bu izinleri verenler bugün neredeler?

Üstelik tehlike tek bir binayla sınırlı değil.

Aynı bölgede Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü bulunuyor.

Hemen üst kesimlerde KYK Yurtları var.

Yani risk, sadece bir yapıyı değil; birden fazla kamu kurumunu ve koskoca bir mahalleyi ilgilendiriyor.

Ama biz ne yapıyoruz?
Önce izin veriyoruz.
Sonra çatlakları izliyoruz.
Ardından “önlem alıyoruz.”

Bu bir yönetim refleksi değil, bu gecikmiş paniktir.

Her şey olup bittikten sonra devreye giren denetim mekanizmasının kimseye faydası yok.

Denetim, felaket kapıya dayandığında değil; ilk kazma vurulmadan önce yapılır.

Bugün Valilik Konutu boşaltılıyor. Yarın ne olacak?
Bir okul mu? Bir yurt mu? Bir apartman mı?

Bu soruların cevabını kimse bilmek istemez.

Ama bu soruların sorulması bile aslında gerçeği ortaya koyuyor:
Ortada ciddi bir ihmal ihtimali var.

Bu şehir kaderine terk edilemez.
Bu sorular cevapsız bırakılamaz.
Ve en önemlisi, bu iş “oldu bitti”ye getirilemez.

Çünkü mesele sadece çatlayan toprak ya da asfalt değil…