Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
20 Eylül, 2024 00:37 tarihinde yayınlandı
0

Fındık işçilerini taşıyan minibüs uçuruma yuvarlandı: 3’ü ağır 22 kişi yaralandı

Düzce’nin Cumayeri ilçesinde fındık işçilerini taşıyan minibüs, iddiaya göre freninin boşalması sonucu yaklaşık 50 metreden uçuruma yuvarlandı. Kazada çocukların da aralarında bulunduğu 3’ü ağır 22 kişi yaralandı. İşçilerin, Sakarya’nın Kocaali ilçesindeki bahçede fındık topladıkları, evlerine dönüş yolunda kazanın meydana geldiği öğrenildi.

Kaza, Harmantepe köyü ile Dokuzdeğirmen köyü arasında meydana geldi. S.A. idaresindeki 63 AEU 932 plakalı Ford marka minibüs, iddiaya göre freninin boşalması sonucu yaklaşık 50 metreden uçuruma yuvarlandı. 112 Acil Çağrı Merkezine yapılan ihbar üzerine adrese çok sayıda itfaiye, sağlık, AFAD, UMKE ve jandarma ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen ekipler, yaralıları kurtarmak için çalışma başlattı. Minibüsün düştüğü alana inen ekipler, yaraları sedye ile ambulansa taşıdı. Kazada aralarında çocukların da bulunduğu 3’ü ağır 22 kişi yaralandı.
İşçilerin, Sakarya’nın Kocaali ilçesindeki bahçede fındık topladıkları, evlerine dönüş yolunda kazanın meydana geldiği bildirildi.
Olay yerine gelen Cumayeri Belediye Başkanı Mustafa Koloğlu, “İşçiler, Kocaali’de fındık toplama işlerini tamamlamışlar. Evlerine dönerken, şoförün dediğine göre, frenin boşalması sebebiyle minibüs yaklaşık 50 metreden uçmuş. Çok şükür can kaybı yok. İnşallah can kaybı olmaz. Fındık dalları aracı tutmuş. Yaralıların tamamı olay yerinden çıkartıldı. 3 ağır yaralımız var. Onları hastaneye gönderdik” dedi.
(HFV-

Bizi sosyal medyadan takip edin
barude filistinin dunu bugunu ve yarini anlatildi YbJlKGrF
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
15 Mayıs, 2026 00:07 tarihinde yayınlandı
0
0

BARÜ’de Filistin’in dünü, bugünü ve yarını anlatıldı

Bartın Üniversitesinde (BARÜ) Filistin’in geçmişten günümüze tarihi süreci anlatılırken bölgede yaşanan insanlık dramına dikkat çekildi.

Bartın Üniversitesi (BARÜ) Filistin’de yaşanan insanlık dramına dikkat çekmek ve toplumsal farkındalığı artırmak hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu doğrultuda Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Ölümcül ve Ölümsüz Kimliklerin Coğrafyası: Filistin’in Dünü, Bugünü ve Yarını” başlıklı bir program düzenlendi. Filistin meselesinin farklı boyutlarıyla ele alındığı etkinlikte konuşmacı olarak İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarih Bölümünden Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş yer aldı.

Rektör Akkaya, boykota devam edilmesinin önemini vurguladı

Programın açılışında konuşan BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, “Bugün burada ölümcül ve ölümsüz kimliklerin coğrafyasını konuşacağız. Aklımıza burada şair Mehmet Akif İnan geliyor. ‘Mescid-i Aksayı gördüm düşümde. Bir çocuk gibiydi ve ağlıyordu.’ Bu dizelerde ifade edilen Mescid-i Aksa’da 2,5 yıldır insanlığa sığmayan bir zulüm yaşatılıyor. Bu noktada bizler ne kadar somut adım atarsak o kadar kıymetlidir. Lütfen, her daim boykota devam edelim. Çocuklar öldü, kadınlar öldü, aileler dağıldı. Yaşanan acılarını unutmayalım, boykotu uygulayalım.” ifadelerini kullandı.

Filistin meselesini toplumsal hafıza, insan onuru, hukuk ve vicdan çerçevesinde değerlendiren Prof. Dr. Hasan Hüseyin Güneş, Filistin’de bir halkın kendi vatanında nasıl görünmez kılınmaya çalışıldığını ve buna rağmen kimliğini, hafızasını ve yaşama iradesini nasıl koruduğunu anlattı.

“Filistin’de kimlik, hafıza ve insanlık mücadelesi yaşanıyor”

Konuşmasında “ölümcül kimlik” ve “ölümsüz kimlik” kavramlarını değerlendiren Prof. Dr. Güneş, “Ölümcül kimlik, bir halkı insan olarak değil; tehdit, güvenlik sorunu ya da ortadan kaldırılması gereken bir engel olarak görmeye dayanıyor. Buna karşılık ölümsüz kimlik ise yıkılan evlere rağmen saklanan anahtarlarda, boşaltılan köylere rağmen yaşatılan hatıralarda, kaybedilen çocukların isimlerinde ve bir halkın sesini dünyaya duyurma kararlılığında varlığını sürdürüyor.” dedi.

Programda Gazze’de yaşanan insani dram detaylarıyla anlatıldı. Bombardımanlar, zorunlu göç, açlık, susuzluk, yıkılan hastaneler, okullar, ibadethaneler ve evlerin yalnızca savaşın bir sonucu olarak görülemeyeceği ifade edildi. Bir okulun yıkılmasının çocukların geleceğini, bir hastanenin vurulmasının yaralıların yaşama hakkını, bir evin yok edilmesinin ise aile hafızasını ve güven duygusunu ortadan kaldırdığı da vurgulandı.

İlgiyle takip edilen program, Filistin meselesinin insanlığın adalet, hukuk ve vicdan sınavı olduğuna dikkat çekilmesi ve bu konuda farkındalığı artırmaya yönelik çalışmaların sürdürülmesi gerektiği mesajıyla sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin