Reklam
Reklam
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
26 Mayıs, 2024 12:00 tarihinde yayınlandı
0

Fındığa ve çaya alternatif oldu: Kilosu bin 500 TL’den satılıyor

Trabzon’da fındığa ve çaya alternatif olarak son yıllarda üretimi giderek artan salebin kilosu bin 500 TL’den satılıyor. Sahil kesimlerden yüksek rakımlara kadar üretilebilen salep bölgenin yeni geçim kaynağı olma yolunda ilerliyor.

Doğu Karadeniz Bölgesi’nde geçimini fındık ve çaydan sağlayan üreticilerin alternatif ürünü salep oldu. Son yıllarda giderek artan salep üretimi Trabzon’da olumlu sonuç verdi. Sahil kesimlerinden yüksek rakımlı tepelere kadar üretilebilen salep, yüksek verimi ve fiyatıyla üreticinin ek gelir kaynağı olarak yüzünü güldürdü. Türkiye’de devlet tarafından verilen izin ile sertifikalı bir şekilde üretilebilen salep kentte 45 üreticiye ulaştı. Tıbbi ve aromatik bitkiler arasında yer alan salep üretiminin her geçen gün arttığı Trabzon’da özel bir firma tarafından Tarım ve Orman Bakanlığı’ndan sertifikalı 15 dönümlük çiftlikte salep üretimi yapılıyor.

Trabzon’da salep danışmanlığı yapan İlyas Altun, Gürcistan’dan başlayan salep hikayesinin Trabzon’a uzandığını söyledi. Altun, “Salep ekme işi Gürcistan’a dayanıyor. Orada önümüze geldi. Orada herşey serbest. İlk önce dağlardan söküm yaparak başladık. Ufak tefek üretime başladık derken hikayemiz başladı” dedi.

Salep üretimine başlamak için öncelikle toprak yapısının çok önemli olduğunu kaydeden Altun, “Biz önce buna ağırlık veriyoruz. Toprak ağırsa yumuşatmaya çalışıyoruz. İmkanı olan herkesin bunu 10 kilogramda olsa bunu başlamaları ve üretmelerini istiyoruz. Toprakta yaşayan ve kendini üreten bir ürün. Bizim bölgemiz bunu çok uygun. Trabzon’da 45 üreticimiz ile bunu bütün bölgelerde deniyoruz. Şuan sahil kesimlerimizde bile salep üretimi var. Salebe sadece bir çiçek olarak bakıyorlar. Ama altında kökünde altın yatıyor. Bugün bin 500 lira. Bir metrekare yere dikiyorsun 3-4 bin lira para alıyorsun. 100 metrekare bir bahçeniz olsa 20 dönüm fındıklığa bedel. 1 kişi çok rahat yapabilir. Bu kadar kazançlı bir iş” şeklinde konuştu.

Salep üretimini bütün üreticilerin öğrenmesi gerektiğinin altını çizen Altun, “Patates toprağı dediğimiz kumlu toprağı tercih ediyoruz. Kumlu yumuşak bir toprakta verim çok daha güzel oluyor. Tabi takviyelerini sağlayarak. Bir denemede olsa bunu yapsınlar. Biz hem de Moria gıda olarak her üreticiye verdiğimiz ürünü 10 yıllığına alım garantisi veriyoruz. Satacak sorunun yoksa dikecek toprağın varsa para kazanmak ve hamallık yapmak istemiyorsan salebi dikeceksiniz. Salebi herkes içiyor, dondurmanın olmazsa olmazı, kozmetik ve ilaç sanayinde kullanıyor. Kullanım alanları çok fazla. Geçen senenin rakamlarına göre 1 milyon ton biz Türkiye’ye bunu ithal ediyoruz. 2012’den bu yıla kadar ürettiğimiz 237 bin ton. 12 yılda ürettiğimiz ürün. Kimse bilmiyor. Salep ağaçta mı oluyor, toprağın üstünde mi altında mı oluyor kimse bilmiyor. Bunu öğrenmemiz lazım” diye konuştu.

“Bugün bin 500 liralık salep diktin, 4 bin 500 TL alacaksın bin 500’ünü tekrar dikeceksin”

Salep üretimini giderek arttıracaklarını vurgulayan Altun, “Salep üretimi rakım olarak değişiyor. Aşağı rakımlar daha erkenci oluyor. Yukarı rakımla arasında 1 ay oynuyor. Ege Bölgesi sıcak iklim olduğu için şuanda söküm yapmış. Bizde net ve rutubet olduğu, yüksek rakımlarda dikim yaptığımız için 1 ay geç oluyor. Bugün bin 500 liralık salep diktin, 4 bin 500 TL alacaksın bin 500’ünü tekrar dikeceksin. Seneye bir kez daha alacaksın. Yani bu kadar verimli ve karlı bir iş. 100 metrekare bir yer yaparsın 400 bin lira kazanırsın. 1 dönüm yaparsın 4 milyon kazanırsın. Şuan 15 dönüm bir arazide salep dikimi yaptık. Üretimimize giderek arttıracağız. Devletin desteğini bekliyoruz. Biz şuanda kimseden yardım almadan tamamen kendi emeğimiz ile yapıyoruz” ifadelerini kullandı.

“Salep nemi seven bir ürün”

Üreticilerin salebi topraktayken sattığını belirten Altun, “Ürününüzü topraktayken satıyorsunuz. Çünkü ürün kıtlığı var. Salep nemi seven bir ürün. Sulamasını, nemini eksik etmeyeceksiniz. Diktim kuru toprağa bıraktım değil. Eğer o hafta yağmur yağıyorsa gerek yok. Eğer kurak geçiyorsa 2-3 günde bir su vermek toprağı nemlendirmek zorundayız. 2 senedir bizim üreticilerimizin çoğu üretmek amaçlı ürünler aldı. Şuanda kimse satmadı. 100 kilogram alıp da işi başlayan kişinin bugün tarlasında 400 kilogram ürün var. Bu sene o 400 kilosunu sökecek. Bunu 3’e katlarsak 1 tonun üzerinde alacak. Tekrar 400 kilosunu dikecek. Bugün 1 ton 1.5 milyon lira” dedi.

“İmkanım varsa ben bugün dövize, dolara para yatırmam ben salebe yatırırım”

“Karadeniz Bölgesi’nde Samsun’dan sonra Trabzon’un ikinci sırada olduğunu söyleyebiliriz” diyen Altun, “Küçük çapta da olsa insanlar deniyor. Ürün pahalı olduğundan dolayı alım biraz zor oluyor. Herkes o parayı verip de dikemiyor. O kadar para veremiyorsan bu ürünü 5-10 kilogram alıp bir köşede kendin çoğaltarak bahçe yapacağım diyebilirler. İmkanım varsa ben bugün dövize, dolara para yatırmam ben salebe yatırırım. Çünkü para orada toprağın altında. 12 ayını orada geçiriyor. Hiç sökmesen o salep 24 ay o toprakta duruyor. Tekrar çoğalarak ürüyor. Söküyorsun salebini topluyorsun anacı ilk diktiğin fideyi tekrar toprağa dikiyorsun seneye tekrar ürün alıyorsun. Ne fındığa benzer ne çaya benzer yani hamallık işi yok. Salep yapan insan hamallık yapmaz” şeklinde konuştu.

Bizi sosyal medyadan takip edin
cografi isaretli yemeklerin tarifleri yapay zeka destegiyle dijitale tasindi wS5BmA5x
Ihlas Haber Ajansı Avatarı
Ihlas Haber Ajansı tarafından
24 Mayıs, 2026 20:52 tarihinde yayınlandı
0 0

Coğrafi işaretli yemeklerin tarifleri yapay zeka desteğiyle dijitale taşındı

Kastamonu Üniversitesi’nde hayata geçirilen proje ile coğrafi işaretli ve unutulmaya yüz tutmuş yemekler, yapay zeka destekli kurulan internet sitesinde bir araya getirildi. Sitede coğrafi işaretli yemeklerin orijinal tarifleri ve yapay zeka desteğiyle hazırlanan tarifleri vatandaşların hizmetine sunuluyor.

Kastamonu Üniversitesi Turizm Fakültesi’nde yürütülen projeyle, Türkiye’nin tescilli lezzetleri ve unutulmaya yüz tutmuş geleneksel mutfak kültürü dijital çağın imkanlarıyla bir araya getirildi. TÜBİTAK 2209 öğrenci projesi kapsamında hayata geçirilen proje kapsamında, yapay zeka entegre edilerek kuruşan “Miras Sofrası” isimli internet sitesinde, Türkiye’deki illerin coğrafi işaretli yemeklerinin orijinal tarifleri ve reçeteleri vatandaşların hizmetine sunuldu. Sağlık problemleri ya da beslenme tercihleri farklı olan vatandaşlar ise siteye entegre eden yapay zeka sayesinde coğrafi işaretli yemeklerin alternatif tariflerini öğrenebilecek.

Her ilin coğrafi işaretli yemeği belirlendi

Projeyle ilgili bilgi veren Turizm Fakültesi Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölüm Başkanı Doç. Dr. Serkan Çalışkan, “Kastamonu Üniversitesi olarak UNDES projeleri kapsamında gastronomiyle alakalı birkaç projemiz var. Bunlardan bir tanesi Kültürel Miras projemiz. Kültürel Miras projesi kapsamında her ilin coğrafi işaretli bir yemeğini belirledik ve bunlara ilişkin bir internet sitesi oluşturduk. Kastamonu gastronomik olarak çok köklü bir mirasa ve geçmişe sahip. Bu kapsamda da köyleri dolaşıp, kırsal alanları dolaşıp bu mirası ortaya çıkarmayı planlıyoruz. Bu kapsamda anneannelerden, babaannelerden bu mirasa ilişkin notlar alıp daha sonrasında da bu yemekleri literatüre kazandırmayı, bu yemekleri yapmayı planlıyoruz” dedi.

Kültürel Miras projesinin ilk aşamasında web sitesinde her ilin bir yemeğine yer verdiklerini dile getiren Doç. Dr. Serkan Çalışkan, “Bu yemeklerin sayısını ilerleyen safhalarda çoğaltacağız. Bu yemeklerin videolarını çekeceğiz. Bu yemekleri tattıracağız. İlerleyen aşamalarda internet sitesini daha geniş kapsamlı bir hale getirmeyi planlıyoruz” şeklinde konuştu.

“Bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık”

Yaklaşık bir yıllık süreçte tamamlanan projenin detaylarını paylaşan Araştırma Görevlisi Ahmet Tuğrul Karamustafa da, “Multidisipliner bir çalışma ele alarak aslında unutulmuş ve yüz tutulmuş yiyeceklerin ulaşamadığımız reçetelerine rahat bir şekilde ulaşmamız açısından, aynı zamanda günümüzde artık dijital çağda yapay zeka ile entegre ederek bunu insanlara farklı şekilde sunmayı planladık. Bu projemizdeki amaç yiyeceklerin hem normal kendi reçetelerini koymak hem de yemek farklı alerjisi olan insanlar için yapay zeka yemeklerin farklı formatta hazırlanmasına katkı sağlamaktır. Kastamonu banduması dediğimizde hindi etini kullanıyoruz. Bunun orijinal reçetesinde böyle var. Bunun hem hikayesini biz oraya yazıyoruz, yapay zekayı biz içine entegre ettiğimizde hindi eti ya da normal et yiyemeyen insanlar da yapay zekasında alternatif tarifleri öğrenebiliyor. Uygulamayla ilgili geri dönüşlerimizi de yavaş yavaş almaya başladık” diye konuştu.

“Kendi ülkemden baz alarak başlamak istedim”

Projeyi geliştiren öğrencilerden Gastronomi ve Mutfak Sanatları Bölümü öğrencisi Vesile İlhan da, Türkiye’nin lezzet mirasını temel alarak bu çalışmaya başladığını belirterek, “81 ildeki yemekleri araştırdım. Bunları nasıl değiştirebiliriz diye düşündüm. Daha sonra da arkadaşımla otururken böyle bir proje geliştirmek istedik ve bunu nasıl ortak yapabiliriz diye düşündük. Arkadaşım sitenin yazılım kısmıyla ilgilendi. Ben de tariflerin araştırılması ve bunları nasıl geliştirebileceğimiz üzerine çalıştım. Daha sonra yapay zekayı devreye soktuk. Bu üçünü birleştirip 3-4 aylık bir çalışma gerçekleştirdik. Sonucundan da memnun kaldığımız sitemiz ortaya çıktı” ifadelerini kullandı.

Bizi sosyal medyadan takip edin