Karabük Haber Postası Karabük Haber Postası

Fikret Gökçe’yi okuyorum!

Manşet Yayın: 31.01.2024 12:54
Fikret Gökçe’yi okuyorum!

Sevgili dostum, Fikret Gökçe ile uzun yıllar öncesinden gelen bir dostluğumuz var. Ülkemizin güzide Atatürk’çü yazar ve şair, onurlu hukukçu Anayasa Mahkemesi emekli başkanı Yekta Güngör Özden’in ön sözünü yazdığı “Yerli ve Milli Bu Uçakları 100 Yıl Önce Biz Yapıyorduk” yapıtını imzalayarak gönderdi. Dünyada ilk uçuşu 1002 yılında Horosanlı Türk Farabi Cevheri, 1602’de IV. Murat döneminde HAZAR-I FEN AHMET ÇELEBİ, 1663’te Lagarı Hasan Çelebinin, 15 Ağustos 1925’te Atatürk tarafından Türk havacılığının ve sanayisinin başladığını açıklıyor. 12 bölümden oluşan yapıt, dünden bugüne ders alınacak bilgilerle dolu. Üretkenliği ile Kurtuluş Savaşımızın destansı tarihini ve Atatürk’ün açtığı ışıklı yolu gösteriyor.

 

Özenli bir seçim ile ülkemizin siyasal, ekonomik ve sosyal gerçeklerine, Atatürk değerlerine, cumhuriyet değerlerine dokunuyor. Zonguldak Çelikel Lisesinde havacılık kolu başkanı olarak başladığı aşkını 1. ve 2. Kıbrıs Barış Harekatında takım komutanı olarak gazi olarak noktalıyor. 1967 yılında Karabük Tekniker Okulu öğrenci derneği başkanı, 1978 yılı Türkiye’nin ilk zihinsel engelliler okulunun yapımında öncü, 1981 yılında okul öğretime açıldı, 1985 yılında Zihinsel Özürlüler Federasyonu, 1986’da Türkiye Sakatlar Konfederasyonu kuruculuğu, 2005 yılına dek genel sekreter ve genel başkanlık. Türkiye Muharip Gaziler Derneği genel sekreter ve genel başkan yardımcısı.

 

1962 yılında öğrenciyken Türkiye Karabük Demirçelik İşletmelerinde çalışma yaşamına başlayan Gökçe, aynı kurumda 33 yıl çalıştı, hatta neler fırınlar baş mühendisi olarak 1995 yılında emekli oldu. 1997 yılında üçlü kararname ile Başbakanlık Özürlüler İdaresi başkan yardımcılığına atandı. 1999 yılı Marmara depreminde ilk prefabrik yapıyı kurarak yardım ve koordinasyon merkezini faaliyete geçirdi. 2000 yılında VIII. 5 Yıllık Kalkınma Planı Sosyal Yardımlar ve Hizmetler Komisyon üyesi, 2001 yılı Türkiye Afete Hazırlık ve Deprem Eğitimi Derneği kurucusu. 2003 yılı Dünya Özürlüler Gününde 21 ilin temsilcileri ile toplanan TBMM Engelliler Parlamentosu başkanı.

 

Karabük’te bulunduğu dönemde cemiyetçilik ve sendikacılık çalışmalarını sürdürürken yerel basınla sıcak ilişki içinde olan Gökçe, siyasal ve sosyal konuları yorumlayarak yazıları ile katkıda bulunurdu.

 

Sözün özü; gelecek nesiller için önemli bir belge niteliğindeki bu kitapla, çağa tanıklık yapmakta. Kalemin susmasın sevgili dost.­

Görüş Bildir

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Gündem Yayın: 02.03.2024 04:48
İhlas Haber Ajansı
Tokat’ta film gibi olay: Kendi ölüm haberini okudu, yaşadığından şüphe etti

Tokat’taki bir otelde çıkan yangında panikleyen Umut Muzaffer Gezen, 3. kattan atlayarak ağır yaralanmıştı. Olay sonrası çıkan kendi ölüm haberlerini okuyan Gezen, o anları gülerek anlattı.

23 Şubat 2023 tarihinde GOP Bulvarı üzerinde bulunan bir otelde çıkan yangın paniğe neden oldu. Yangın sırasında otel odasında bulunan ve asker olduğu iddia edilen 20 yaşındaki Umut Muzaffer Gezen alevlerin arasından kaçmak için 3. kattan aşağı atladı. Olay sonrası ağır yaralanan genç, olay yerine çağrılan sağlık ekipleri tarafından hızla üniversite hastanesine kaldırıldı. Olay sonrası bazı haber sitelerinde gencin öldüğüne dair haberler yapıldı. Hastanede ilk müdahalesi yapılan Gezen, daha sonra bilinci açıldı. Sağlık durumu iyi olan Gezen’e hastane çalışanları hakkında çıkan haberleri okuttu. Kemal Sunal filmindeki gibi kendi ölüm haberini okuyan Gezen, kendinden de şüphe etti. Başından yaralanan, ayağında kırık olan ve belinden geçireceği ameliyat gününü bekleyen Gezen, kendi haberlerini gülerek okudu.

Umut Muzaffer Gezen, “Tokat’ta otel odasında çıkan yangında panikleyip 3. kattan atladım. Öldüm diye haberlere çıktım. Hayattayım. Şükür halime. Bundan daha ötesi olamaz. İlaçlarımı aldıktan sonra uyudum. Uyuduğumdan dolayı yangın çıkmış fark etmedim. Bir anda uyandım. Panikle camdan atladım. Atlamasaydım belki şu anda burada değildim. Hayatta değildim. Askerdim, er olarak geldim. Acemi birliğine geldim. Bir gün için konaklamak için oraya geldim ve yangın çıktı onda da. Askerlik de kaldı şimdi. Kendim hastanedeyim. Ameliyat olacağım. Belimde bir rahatsızlık var. Allah’a şükür ameliyat olduktan sonra iyi olacağım. Başka da bir şeyim yok. Başımda pek fazla bir şey yok. Şöyle söyleyeyim. Sol ayağımda bir kırık var. Başımda çok kılcal çatlaklar var. Bir de belden ameliyat olacağım o kadar. Olay olduğu gün öldü dediler. Sağ olsun ambulans ekipleri tarafından hastaneye buraya Tokat Gaziosmanpaşa’ya kaldırıldım. Buraya geldim. İlk şuurum yerinde değildi. Şimdi çok iyiyim. Her şeyim yerinde. Yemek yedim. Su içtim. Sonra dediler bir şeyler göstereceğiz. Dedim abi ne göstereceksiniz. Öldün, şu oldu, bu oldu. Kemal Sunal’ın filmi gibi. Ben iyiydim halbuki haberleri seyrediyorduk. Beraber hemşire abiler, arkadaşlarla burada. Yiyordum, içiyordum, iyiydim yani bir şeyim yoktu ama hani bu da bir olay oldu. Başımızdan geldi, geçti. Bir deneyim oldu benim için. Film gibi bir sahne oldu benim için. Kemal Sunal’ın sahnesi gerçek oldu. Gerçekten öldü diyor yani. Hani ben öldüm artık yokum. O hesap oldu. Kendimden şüphe ettim” dedi.

Anne Gözde Gezen ise “Ben hayatta kaldığına çok şükrediyorum. Çok şükür hayatta. Bunda da bir vardır hayır. Belki askeri birliğine teslim olsa da üstüne daha kötü bir şey gelecekti. Çok şükür hayatta iyi. Omuriliğinde bir sıkıntı var. Omuriliğinde bir kırık var. İnşallah buradan yürüyerek çıkacağız” diye konuştu.