Reklam
Reklam

FENOFEM Sanal Sanayi Fuarı KBÜ’de Açıldı

Karabük Postası Avatarı
Karabük Postası tarafından
01 Nisan, 2022 13:45 tarihinde yayınlandı
0

(Haber Merkezi) Karabük Üniversitesi’nde, Karabük Demir ve Çelik Fabrikalarının (KARDEMİR) temelinin atılışı ve Karabük’ün kuruluşunun 85. yıl dönümü etkinlikleri kapsamında  düzenlenen 2. Uluslararası “3 Nisan FENOFEM Sanal Sanayi Fuarı” açıldı.

KBÜ Mühendislik Fakültesi Hamit Çepni Konferans Salonunda düzenlenen açılış törenine Vali Fuat Gürel, Cumhuriyet Başsavcısı Koray Kesgin, Karabük Üniversitesi Rektörü Prof Dr Refik Polat, Karabük Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Mehmet Mescier, Kardemir Genel Müdür Yardımcısı İnsan Kaynakları ve İdari İşler Müdürü Uğur Altundağ, kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.

Saygı duruşu ve İstiklal Marşımızın okunması ile başlayan FENOFEM-22 Sanayi Sanal Fuarı tanıtım filmleri gösterimi ile devam etti.

3 Nisan’ın Sanayi Günü ilan edilmesi ile ilgili çalışmalarının devam ettiğini ifade eden Vali Fuat Gürel, “Demir Çelik fabrikalarının temellerinin atılması ve Karabükümüzün kuruluş yıldönümünü tebrik ediyorum. 3 Nisan 1937 Türkiye Cumhuriyetinin Sanayi hamlesinin başlangıcı olarak sayılabilecek ülkemizin en önemli atılımlarının olduğu bir tarih. 3 Nisan aslında “Sanayi Günü” ilan edilmeli bizlerde o düşüncedeyiz inşallah girişimlerimiz bu anlamda devam edecek, ancak şehrimizin bu konuya destekleri önemli, 3 Nisanın Sanayi Günü olarak ilan edilmesi de şehrimiz adına bir gurur vesilesi olacaktır, inşallah bunu başarırız.

3 Nisan itibariyle ülkemizin en genç illerinden birinin ortaya çıkması 1995 yılında da ülkemizin 78.vilayeti olarak ilan edilmesi ile geçmişe baktığımızda çok büyük yolların kat edildiğini görebiliyoruz. Kardemir hem ilimize hem bölgemize hem de ülkemize ayrıca ülkemizin sanayi alt yapısını geliştiren çok büyük sanayi işletmesi, aynı zamanda ülkemizin sanayi alt yapısının oluşturulmasında yeni sanayi işletmelerinin ortaya çıkmasına sebep olmuştur.

İlimizde mevcut iki tane Organize Sanayi Bölgesi var, birisi dolmuş durumda artık yeni yerimiz kalmadı, devam eden yatırımlarımız var, ikincisi de inşallah yetiştirebilirsek  bu sene temellerini atacağımız Eskipazar Organize Sanayi Bölgemiz var, inşallah onu da Karabük’ümüze kazandırmış olacağız. Karabük iline genel baktığımızda bir taraftan sanayisi diğer taraftan turizmi ve ayrıca eğitim alt yapısı oldukça güçlü. Bunların yanında Ülkemizin ve dünyanın en önemli üniversitelerinden birini bu şehir barındırıyor, 2007 yılında kurulan 14-15 yıllık genç bir üniversite olmasına rağmen 50 bine yakın öğrenci misafir ediyoruz, 50 Bin oldukça güçlü bir rakam 50 bin öğrencinin burada öğrenim görmesi ile ilgili olarak güçlü bir alt yapımız mevcut ülkemizin en fazla uluslararası öğrenci barındıran üniversitesi bu da oldukça önemli. Dünyanın bir çok ülkesinden öğrenciler burada eğitim görerek ülkeler arası kültür bütünlüğünü sağlayan olgu, üniversitemize bu duruma getiren Rektörlerimize, milletvekillerimize, ilimiz hayırsever işadamlarına ve Kardemir yöneticilerine teşekkür ediyorum.

3 Nisan hazırlıklarını yaparken Valiliğimiz, Belediyemiz, Üniversitemiz, Kardemir, Ticaret ve Sanayi Odamız, resmi kurumlarımız, Milli Eğitim Müdürlüğü, Gençlik Spor Müdürlüğümüz ve diğer kurumlarımızla birlikte onların fikir, düşünce ve görüşleri doğrultusunda bu etkinlikler planlandı. Bu sene Ramazan Ayına denk gelmesi sebebiyle etkinliklerimizi Ramazan Ayı öncesine aldık, Salı günü itibariyle T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğünün bir ekibini ağırladık, çok güzel bir etkinlikti, bu akşam yine T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel sanatlar Genel Müdürlüğüne bağlı Konya Türk Tasavvuf Musikisi Topluluğunu ağırlayacağız. Bugün hem sempozyum hem de sanal fuarın açılışı ülkemiz açısından bir değerdir, bundan sonraki süreçte fuarlar sanal ortamlarda, devasa binalara gerek kalmadan, kendi işyerlerimizde bu etkinliklere katılmış olacaklar, geçen senede gerçekleştirdik alanında örnek fuar olmasını diliyorum.

Ben Fuarın ve Sempozyumun hayırlı olmasını diliyorum, emeği geçen arkadaşlarımıza başta Rektörümüz, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız, Kardemir Yöneticilerimiz olmak üzere emeği geçen bütün arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum. İnşallah bu etkinlikler bir sonuç ortaya çıkaracak şehrimize ve ülkemize faydalı olur hepinize sevgi saygılar sunuyorum.”diye konuştu.

Karabük Üniversitesi’nin 12 bin uluslararası öğrenciye ev sahipliği yaptığını aktaran Polat, “Bu öğrenciler ülkelerinin elçileri olarak görev yapıyor. Bizi en yakın takip eden İstanbul Üniversitesi 10 bini bulmadı. Geldiğimiz nokta çok önemli” ifadelerini kullandı.
3 Nisan’ın sanayi günü olarak ilan edilmesi için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığına isteklerini ilettiklerini belirten Karabük TSO Başkanı Mehmet Mescier, “Umuyoruz ki önümüzdeki yıl 3 Nisan gününü Karabük’ün kuruluşuyla birlikte sanayi günü olarak da kutlamış olacağız” şeklinde konuştu. Mescier, uluslararası 3 Nisan FENOFEM Sanal Sanayi Fuarının kentin ekonomisinin dayandığı metal alanında dijital bir açılım olmadığını, kent itibarı konusunda yapılmış iletişim çalışması olarak önem taşıdığını ifade etti.

Protokol konuşmalarının ardından Atatürk Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Metalurji ve Malzeme Mühendisliği Bölüm Öğretim Görevlisi Prof Dr Burak Dikici tarafından “Metalik biyomalzemelerde yeni trend uygulamalar ve gelecek beklentileri” konulu sunum gerçekleştirildi.

FENOFEM-2022 Sanayi Sanal Fuarı açılış programı; Dış Ticaret Elçileri Uyum Projesine katılan öğrencilere katılım belgesinin Vali Fuat gürel ve protokol üyeleri tarafından verilmesinin ardından sempozyuma katkı ve destek veren Kardemir AŞ, Mescier Demir Çelik ve Globalpiyasa AŞ’ye teşekkür belgelerinin Vali Fuat Gürel tarafından takdim edilmesi ile sona erdi.

Bizi sosyal medyadan takip edin
g 2
İlyas Erbay Avatarı
İlyas Erbay
18 Haziran, 2026 14:16 tarihinde yayınlandı
Yapay Zeka
Yazıyı sesli dinle
0 0

BIRAKIN MUHALEFİ DİZAYN ETMEYİ, İŞİNİZE BAKIN, ÜLKENİN DEVASA SORUNLARI ÇÖZÜM BEKLİYOR.

Ülkenin onca, sorunu varken, yapay gündemlerin peşinden sürükleniyoruz. Ülkeyi yönetenler sorunların çözümü yolunda gayret göstermek yerine, süni gündemlerle dikkatleri başka yöne çekmenin derdinde. Ülkenin kronikleşmiş devasa sorunlarının konuşulması istenmiyor.

Kamuoyu araştırmalarına göre Türkiye’nin en önemli sorunu ekonomi ve hayat pahalılığı olarak öne çıkıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerinde hayat pahalılığı ilk sırada yer alırken, Asal Araştırma gibi bağımsız anket şirketlerinin çalışmalarında da toplumun büyük bir çoğunluğu ekonomiyi en büyük problem olarak görüyor.

Vatandaşlar ve konunun uzmanları tarafından öne çıkarılan sorunlar sırasıyla, şu başlıklar altında toplanıyor;
* Ekonomik Sıkıntılar Hayat Pahalılığı ve Enflasyon nedeniyle temel gıda ve ihtiyaç maddelerine ulaşımın giderek zorlaşması.
* Yoksulluk: Gelir adaletsizliğinin artması ve alım gücünün ciddi şekilde düşmesi.
* İşsizlik: Özellikle genç nüfus arasında istihdam olanaklarının yetersiz kalması.
* Adalet ve Hukuk: Hukuk sistemine ve yargı bağımsızlığına olan güvenin azalması.
* Eğitim Sistemi: Ezbere dayalı yapı ve fırsat eşitliğinin sağlanamaması.
* Sığınmacı ve Göçmenler: Demografik yapı ve kaynakların paylaşımı üzerindeki toplumsal endişeler.
* Doğal Afetler: Başta deprem olmak üzere afetlere karşı şehirlerin hazırlıksız olması.

Hayat pahalılığı ve yüksek enflasyonun kalıcı çözümü; sıkı para politikaları, yapısal reformlar, hukuki güvenliğin tesisi, kamu tasarrufu ve vergi adaleti sacayaklarının eşzamanlı olarak hayata geçirilmesinden geçiyor.

Ekonomi ve hayat pahalılığı krizinin çözümü için izlenmesi gereken temel yol haritası şudur;

1. Para ve Maliye Politikalarının Sıkılaştırılması. Faiz ve Enflasyon Dengesi: Fiyat istikrarını sağlamak için merkez bankalarının reel faiz politikalarıyla enflasyon canavarını dizginlemesi hedeflenir. M × V = P × Q denklemindeki para arzının kontrol altına alınması kritik öneme sahiptir.
Kamu Disiplini: Bütçe açıklarını kapatmak adına kamuda tasarruf tedbirleri sıkılaştırılmalı, lüks tüketim ve verimsiz harcamalar kısılarak denk bütçe hedefine yaklaşılmalıdır.

2. Yapısal Reformlar ve Üretim EkonomisiTarım ve Gıda Arzı: Gıda enflasyonunu düşürmek için tarımda girdi maliyetleri (gübre, mazot, elektrik) düşürülmeli ve planlı üretim modeline geçilmelidir. Katma Değerli Üretim: İthalata olan bağımlılığı azaltmak, yerli üretimi ve teknoloji odaklı sanayiyi teşvik etmek döviz kurundaki oynaklığı azaltarak maliyet enflasyonunu hafifletir.

3. Hukuki Güvenlik ve Kurumsal BağımsızlıkYatırımcı Güveni: Bağımsız kurumların (Merkez Bankası, TÜİK, Rekabet Kurumu) siyasi müdahalelerden uzak çalışması ve hukukun üstünlüğü ilkesinin tam anlamıyla işlemesi, doğrudan yabancı yatırımları (FDI) Türkiye’ye çekmek için elzemdir.Liyakat: Kurumlarda liyakat esasına dönülmesi, alınan ekonomik kararların piyasadaki güvenilirliğini ve öngörülebilirliğini artırır.

4. Gelir Dağılımı ve Vergi Adaleti Vergi Yükünün Dengelenmesi: Dolaylı vergilerdeki (ÖTV, KDV) yüksek pay azaltılarak; doğrudan vergilendirmeye (kazanç üzerinden alınan gelir ve kurumlar vergisi) ağırlık verilmelidir. Alım Gücünün Korunması: Dar ve sabit gelirli vatandaşların hayat pahalılığı altında ezilmemesi için enflasyonla mücadele edilirken, gelir artırıcı sosyal desteklerin ve maaş güncellemelerinin gerçek enflasyon verilerine göre yapılması sağlanmalıdır.

Halkın ekonomi yönetimine duyduğu güven çok düşük seviyede.
Türkiye’de ekonomi yönetimine olan güvenin düşük kalmasının temel nedenleri, uzun süredir aşılamayan yüksek enflasyon, piyasa beklentileriyle uyuşmayan resmi hedefler ve halkın günlük yaşamına yansımayan refah artışıdır. Kamuoyu araştırmaları ve iş dünyası anketleri, ekonomi politikalarının öngörülebilirliği ve etkinliği konusunda ciddi bir inanç eksikliği yaşandığını ortaya koymaktadır.

Ekonomi başta olmak üzere, ülkenin temel sorunlarının çözümü yolunda çok acil radikal adımların atılması gerekiyor.
Bırakın muhalefi dizayn etmeyi. İşinize, bakın işinize!

İlyas Erbay

Yorum Yaz

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.